Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5012 K.2025/3723
8. Hukuk Dairesi 2023/5012 E. , 2025/3723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/19 E., 2023/1 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili, davalılardan Hazine vekili, davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 1, 2, 3, 4, 10, 11, 25, 26, 27, 29 ila 36, 38, 69 ila 74, 76 ila 86 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı bulunan 35 adet taşınmaz, kadastro mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilmek suretiyle malik ve nitelik haneleri boş bırakılarak tespit edilmişlerdir.
Davacı ... İdaresi, dava dilekçesine ekli krokide (A) harfi ile gösterilen alanın orman vasfında olduğunu, buna rağmen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 sayılı Kanun’la Değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu çalışmalarında 105 ada 1 no.lu orman parselinin sınırları dışında gösterildiğini belirterek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle kısmi ilan süresinde dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 125 ada 70, 72, 73, 74, 76, 77, 78 ve 79 sayılı parsellerin kadastro tespit tutanaklarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine, geriye kalan dava konusu parsellerin ise davalılar adına tapuya tescillerine dair verilen kararın, davacı ... İdaresi ile davalılardan ..., ..., ..., ............-..., ..., ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire’nin 28.02.2022 tarihli, 2021/8922 Esas ve 2022/1693 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Eldeki davada, 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereğince resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu, yasal hasım konumunda olan Hazine ve ...ile çekişmeli taşınmazların tespit tutanaklarının edinme sebebinde zilyet olarak adı geçen kişilerin/ölü iseler mirasçılarının davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılarak taraf teşkili sağlanıp, tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerektiği” hususlarına yer verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 125 ada 70, 72, 73, 74, 76, 77, 78, 79 parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline, diğer dava konusu taşınmazların ise tutanakların edinme sütununda yazılı şahıslar adına fındık bahçesi vasfıyla tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili, davalılardan Hazine vekili ile davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Orman İdaresi tarafından kısmi ilan süresinde açılan orman kadastrosuna itiraz davasıdır.
1. Davalılardan ...’nın 125 ada 76 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan ...’nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalılardan ...’nın 125 ada 77 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan ...’nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davalılardan ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu 125 da 70 parsel sayılı taşınmaz, 29.5.1978 tarihli ve 64 sayılı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tespit edilerek daha önce davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılmıştır. 29.05.1978 tarih ve 64 sayılı tapu kaydının geldisi Ekim 1958 tarihli ve 103 sayılı tapu kaydı olup, bu kaydın iktisap bölümünde “Asliye Hukuk Mahkemesinin 5.3.1958 tarihli ve 598/98 sayılı kesinleşmiş kararı gereğince talep veçhile tescili yapılmıştır” açıklaması bulunmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydına değer verilmemiş ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki, tapu kaydının dayanağı olan Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ya da mahkemenin gerekçeli kararı getirtilmemiş, bahsi geçen kararda Orman İdaresi’nin taraf olup olmadığı, Orman İdaresi davada taraf ise, işbu ilamın dava konusu parsel açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususları araştırılmamıştır. Bu haliyle İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığından 125 ada 70 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4. a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin ve davalılardan Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b) Davacı ... İdaresi tarafından 26.02.2009 tarihinde kısmi ilan süresinde açılan eldeki orman kadastrosuna itiraz davasında, dava dilekçesinin ekinde kroki sunulmak suretiyle, krokide (A) ile belirtilen kısmın dava konusu olduğu açıklanmış ve bu kısım içinde kalan taşınmazların orman olarak tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosya içerisinde örneğine rastlanılamayan Tokat Kadastro Müdürlüğünün 28.4.2009 tarihli ve 551 sayılı yazısına göre dava konusu taşınmazların 125 ada 1, 2, 3, 4, 10, 11, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 38, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun anlaşıldığı belirtilmiş ise de, dosya arasında bulunan 5.5.2015 havale tarihli, fen bilirkişisi ............... tarafından düzenlenen raporun incelenmesinden 125 ada 28, 75 ve 117 parsel sayılı taşınmazların da davacı ... İdaresinin dava dosyası ekinde sunduğu krokide (A) ile gösterilen ve davaya konu edilen alan içinde kaldığı ancak sözkonusu taşınmazlarla ilgili olarak eldeki davada herhangi bir hüküm tesis edilmediği anlaşılmaktadır. UYAP sistemi üzerinden yapılan parsel sorgulama işlemlerinde, 125 ada 28 parsel sayılı taşınmaz davalı olarak, 125 ada 75 ve 117 parsel sayılı taşınmazlar ise kesinleşmiş olarak görünmektedir.
Hal böyle olunca, davacı ... İdaresi tarafından dava konusu edilen alan içerisinde bulunan 125 ada 28, 75 ve 117 parsel sayılı taşınmazların eldeki davada ya da başka dava dosyalarında davalı olup olmadığı hususu ayrıntılı olarak araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususların gözardı edilmesi de doğru olmamıştır.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ...’nın temyiz itirazlarının reddi ile 125 ada 76 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ...’nın temyiz itirazlarının reddi ile 125 ada 77 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
(3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ...’ın temyiz itirazlarının kabulüyle 125 ada 70 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA,
(4.a) bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi ve davalılardan Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyize konu 125 ada 1, 2, 3, 4, 10, 11, 12, 26, 27, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 38, 69, 71, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,
(4.b) bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi ile davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 125 Ada 28,75 ve 117 Parseller yönünden BOZULMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... ve ...'a ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.