Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1083 K.2025/3700
8. Hukuk Dairesi 2023/1083 E. , 2025/3700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1024 E., 2022/2303 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
davalı ... vekili, davalı ... vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/118 E., 2019/388 K.
Taraflar arasında İlk Derece (İstanbul Anadolu 1. Kadastro) Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davası sonucunda verilen hükme karşı, asıl dosyada davacılar vekili, birleşen dosyada davacılar vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl dosyada davacılar vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından ve duruşmalı istemli olarak birleşen dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, .......................... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7504 ada 1 parsel sayılı 92,84 m², 7505 ada 1 parsel sayılı 1898,15 m², 7480 ada 17 parsel sayılı 162,18 m², 7480 ada 18 parsel sayılı 158,35 m², 7480 ada 19 parsel sayılı 154,73 m², 7480 ada 20 parsel sayılı 151,08 m², 7480 ada 21 parsel sayılı 125,05 m², 7480 ada 23 parsel sayılı 120,94 m², 7480 ada 24 parsel sayılı 159,66 m², 7480 ada 25 parsel sayılı 159,69 m², 7480 ada 26 parsel sayılı 259,55 m² ve 7480 ada 27 parsel sayılı 43,29 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2010 yılından itibaren ... ve ... kullanımında olduğu" ; 7485 ada 11 parsel sayılı 16,39 m², 7480 ada 9 parsel sayılı 35,71 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından itibaren ... kullanımında olduğu" ; 7484 ada 16 parsel sayılı 159,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1998 yılından itibaren ...’in kullanımında olduğu" ; 7480 ada 6 parsel sayılı 65,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2001 yılından beri ...’in kullanımında olduğu" ; 7480 ada 13 nolu parsel sayılı 132,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 yılından itibaren ...’un kullanımında olduğu"; 7480 ada 11 parsel sayılı 86,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2000 yılından itibaren ...’in kullanımında olduğu" ; 7480 ada 12 parsel sayılı 119,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1989 yılından ...’nin kullanımında olduğu" ; 7480 ada 14 parsel sayılı 148,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1994 yılından itibaren ...’in kullanımında olduğu" ; 7480 ada 16 parsel sayılı 169,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1996 yılından itibaren ...’ın kullanımında olduğu" ; 7480 ada 15 parsel sayılı 156,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2002 yılından itibaren Suriye Yılmaz’ın kullanımında olduğu" ; 7486 ada 22 parsel sayılı 168,69 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve arsa ve binanın 2004 yılından beri ...'un kullanımında olduğu" belirtilerek, arsa niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Asıl dosyada davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde;..........................Mahallesi 276 parsel sayılı taşınmazın 1967 yılında yapılan tapulama ile vekil edenleri olan davacıların murisi .................adına iskanen tespit ve tescil gördüğünü, aynı yerde kain 1156 parsel sayılı taşınmazın ise 1959 yılında yapılan tapulama ile oluştuğunu, parsellerin kısmen mükkerrer olduğunu ve daha önceki tapulama çalışmaları ile tespit edilen 1156 parsele üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle 276 nolu parsel sayılı taşınmazın 7.025,51 m²lik bölümünün tapu kaydının iptal edildiğini, bu kısımda daha sonra kullanım kadastrosu yapıldığını, bu çalışmalar sırasında davacılar yerine, harici satış sözleşmelerine dayanan bir takım kişilerin kullanımlarının dikkate alındığını, esasen taşınmazda vekil edenlerinden başka kişilerin zilyetliklerinin bulunmadığını ileri sürerek, 7480 ada 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 ,17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 parsel, 7504 ada 1, 7505 ada 1, 7485 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tamamını 7483 ada 14 7483 ada 15, 7484 ada 15 7484 ada 16 parsel sayılı taşınmazların ise mükerrerlik nedeniyle iptal edilen alan içerisinde kalan kısımlarının kullanıcı tespitlerinin iptali ile taşınmazların 1942 yılından beri tapu maliki sıfatıyla davacıların kullanımında olduğu dikkate alınarak, tek bir parsel olarak, davacıların miras payları oranında kullanıcı olarak tespitlerine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2016/104 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; .................... Mahallesi 7485 ada 11, 12, 7480 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 7505 ada 1 ve 7504 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 10 yılı aşkın bir süredir kullanımlarında olmasına rağmen, kullanım kadastrosunda 7480 ada 22 parsel sayılı taşınmazın ... adına, diğer parsellerin ise davalılar adına tespit edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kullanıcı tespitlerinin iptali ile davacılar adına kullanıcı tespiti yapılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı ile dosya arasına alınan İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/42 Esas 2017/216 Karar sayılı dosyasında, davacılar ... ve ...' un vekilleri vasıtasıyla, ....................... Mahallesi 1156 parsel sayılı taşınamzda kalan ve içerisinde bir adet gecekondu bulunan taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunu ve davacıların bu taşınmazda 1995'ten beri zilyet olduklarını ileri sürerek, taşınmazın 1/2 payla davacıların kullanımında olduğunun tashihine karar verilmesi istemiyle dava açtıkları anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Asıl davada davacıların 276 no.lu parsel için emlak vergi kayıtları bulunduğu, 7480 ada 17-27 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında davalı olduğundan bu parsellerin kullanıcı tespitlerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30. maddesi uyarınca mahkeme tarafından resen yapılması gerektiği, 21 ,22 ,23 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki taşınmazların boş arsa niteliğinde olup, sınırları belli olmayan ve üzerinde fiili kullanım bulunmayan taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların Mazlum sokağa cepheli oldukları için adlarına tespit yapılan ... ve ...'in sundukları sözleşmede tarif edilen taşınmaza uymadığı ve bu davalıların fiili kullanımı bulunmadığı gibi emlak vergi kayıtlarının da olmadığı, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların ... tarafından kullanıldığı, 23 parsel sayılı taşınmazın fiilen .........................tarafından kullanıldığın, diğer taşınmazlarda başka bir kimsenin fiili kullanımı ve vergi kaydı olmadığından, 276 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinin zilyet olduklarının kabul edildiği, asıl davada davacıların 21 ,22 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ................... Kaymakamlığı tarafından tecavüzün meni kararı verilmiş olması nedeni ile ... adına kullanıcı tespiti yapılamayacağını ileri sürmüş iseler de 3091 sayılı Kanun uyarınca................Kaymakamlığı tarafından 01.04.2009 tarihli 2009/8 sayı karar ile... hakkında Men kararı verildiği, bu kararın infazına ilişkin 02.04.2009 tarihli infaz zaptının da düzenlendiği ancak binanın yıkılmadığı ...tarafından taşınmazın ...'a 2005 yılında satıldığı ve satış tarihinden itibaren bu yerin ... tarafından kullanıldığı, 21 ve 22 parseller bakımından davacıların davasının yerinde bulunmadığı, 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden .....................'e yönelikde herhangi bir men kararı bulunmadığından ...'in kullanıcı olarak belirlendiği, 7504 ada 1 parsel ile 7505 ada 1 parsel sayılı taşınmazların zeminde 276 m² parsel ile birlikte bir bütün halinde arsa olarak bulunduğu, davalılar ... ve ... tarafından sunulan satış sözleşmelerinin, dava konusu bu taşınmazlara uymadığı gibi fiilen zeminde davalılara bu taşınmazları kullanımlarına ilişkin de herhangi bir emare bulunmadığı, taşınmazların tapulu 276 no.lu parsel ile bir bütün olması, zeminde sınır bulunmaması, dava konusu taşınmazların tapulu kısımdan ayrı olarak kullanımları ile ilgili zeminde herhangi bir ayırt edici özellik olmaması nedeniyle bu taşınmazların da kullanıcı tespitlerinin iptali ile 276 parsel sayılı taşınmaz malikleri olan asıl davada davacılar adına tespit ve tesciline karar vermek gerektiği, diğer taşınmazlarda adlarına tespit yapılan davalıların taşınmazları çeşitli tarihlerde satın alarak emlak vergisine kayıt ettirip , vergisini ödediklerinden bunlarla ilgili davacıların iddiası yerinde bulunmadığı ,davalı ... bakımından ise bu kişi adına emlak vergi kaydı bulunmamakla beraber ...'in kullanıcı olarak tesbit edildiği taşınmaz ile ilgili eski kullancıların devam eden vergi kaydı olup, taşınmazın 35,74 m²lik kısmı 276 no.lu parselle çakışmakta olup bu kısım zeminde ayrı bir şekilde davacılar kullanımında olmadığından 7484 ada 16 no.lu parselle ilgili davanın reddedildiği ,birleşen davada dava konusu edilen İstanbul, .................Mahallesi 7485 ada 12 no.lu parsel sayılı taşınmazın esasen dava edilmediği, davacılar tarafından parsel numarasının hatalı olarak dava dilekçesine yazıldığı belirtildiğinden, bu taşınmazın tutanağının karar kesinleştikten sonra olağan yollardan kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/104 Esas sayılı dosyanın davacısı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, diğer davacılar bakımından reddine, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan 2015/42 Esas sayılı davanın reddine, çekişmeli 7504 ada 1, 7505 ada 1, 7480 ada 17, 18, 19, 20, 24 ,25, 26 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kullanıcı tespitlerinin iptaline, 7504 ada 1 ve 7505 ada 1 parsellerin kadastro tutanağının beyanlar hanesine ayrı ayrı "Taşınmaz 1967 yılından beri ..., ..., ..., ... kullanımındadır." açıklamasının yazılmasına, 7480 ada 17, 18, 19, 20 parsel sayılı taşınmazların birleştirilerek 626,34 m² yüzölçümü ile 7480 adada yeni bir parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz 1967 yılından beri ..., ..., ..., ... 'ın kullanımındadır. " açıklamasının yazılmasına, çekişmeli 7480 ada 24,25,26 parsel sayılı taşınmazların birleştirilerek 578,9 m² yüzölçümü ile 7480 adada yeni bir parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine " 6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz 1967 yılından beri ..., ..., ..., ... 'ın kullanımındadır. " açıklamasının yazılmasına, çekişmeli 7480 ada 27, 9, 16, 15, 14, 13, 12, 11 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ile ..................Mahallesi 7485 ada 11 parseller ile 7484 ada 16 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, çekişmeli 7480 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin iptali ile tutanağın beyanlar hanesine " taşınmaz 2002 yılından beri .................. oğlu ...'in fiili kullanımındadır. " açıklamasının yazılmasına, çekişmeli 7480 ada 21 no.lu parselin aynı yer 7480 ada 22 no.lu parsel ile birleştirilmesine, 22 nolu parselin 293,74 m² olarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine " taşınmaz ve üzerindeki bina 2005 yılından beri Hasan oğlu ...'un fiili kullanımındadır." açıklamasının yazılmasına karar verilmiş; hükmün, asıl dosyada davacılar vekili, birleşen dosyada davacılar vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunın esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, asıl dosyada davacılar vekili, birleşen dosyada davacılar vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asıl dosyada davacılar vekilinin, dava konusu 7480 ada 21, 22 ,23, 7485 ada 11 parsel ve birleşen dosyada davacılar vekilinin, dava konusu 7504 ada 1, 7505 ada 1, 7485 ada 11, 7480 ada 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26 parsel ve davalı ... ile ... vekilinin, dava konusu 7504 ada 1, 7505 ada 1, 7480 ada 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26 parsel sayılı taşınmazlara, birleşen dosyada davacılar vekilinin ve davalı ... ile ... vekilinin dava konusu 7480 ada 22 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, anılan taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl dosyada davacılar vekilinin, dava konusu 7480 ada 27 ve 7484 ada 16 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, 6831 Orman Kanunu'nun 11. maddesinin 4. fıkrasında, "(Değişik dördüncü fıkra: 26/2/2014-6527/1 md.) Kadastrosu yapılıp kesinleşen Devlete ait ormanlar orman vasfı ile, 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler ise kaydında belirtme yapılarak hâlihazır vasfı ile; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle, en geç üç ay içinde hiçbir harç ve bedel alınmaksızın Hazine adına tapu kütüklerine kaydedilir." hükmüne; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesinde ise, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun'la değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanun'larla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan her iki Yasa maddesi birlikte değerlendirildiğinde; orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, hali hazır vasfı ile Hazinenin mülkiyetinde olacağı, ancak fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği anlaşılmaktadır.
Kullanım kadastrosunun yapılmasının amacı, fiili kullanıma göre kadastro parseli oluşturulması ve taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanan kişilerdir. Kadastro komisyonlarının, 6831 sayılı Kanun' un 2B maddesi uyarınca orman dışına çıkartılan alanlarda kadastro parselleri oluştururken fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsel oluşturması gerekir.
Somut olaya gelince; dosya kapsamına göre, dava konusu 7480 ada 27 ve 7484 ada 16 parsel sayılı taşınmazların, öncesinde 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda asıl davanın davacılarının murisi ...adına iskanen tespit ve tescil edilmiş olan 276 parsel sayılı taşınmaz içerisinde iken, bu taşınmazın 1156 parsel sayılı taşınmazla mükerrer olması nedeniyle iptal edilen alan içerisinde kalan yerler oldukları ve bu taşınmazlara ilişkin emlak vergilerinin davacılar tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen ve hükme esas alınan 11.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 7484 ada 16 parsel sayılı taşınmazın keşif esnasında boş arsa vasfında olduğu, adına kullanıcı şerhi verilen ...'in dayandığı 01.05.2014 tarihli zilyetlik devir sözleşmesine içeriğine göre, bu senetle ...................Sokak olarak belirtilen yerde 200,00 m2 alanın .................... tarafından...................'e satıldığının, ancak 10.02.1998 tarihli adi satış senedi incelendiğinde ise aynı yerin ...............tarafından ...............'den satın alındığının, ancak davalı ... adına kullanıcı şerhi verilen 7484 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ...Sokakta bulunmadığının belirtilmiş olması ve ... tarafından taşınmaza ilişkin emlak vergi beyannamesi ya da kullanımı kanıtlayacak herhangi başka bir delilin sunulmamış olması karşısında, taşınmazın tespit tarihi itibariyle fiilen ...'in kullanımında olduğundan bahsedilemez.
Yine aynı bilirkişi raporunda, çekişmeli 7480 ada 27 parsel sayılı taşınmazda da keşif esnasında her hangi bir fiili kullanımın olmadığı belirtilmiş olup, davalı ... ile ... tarafından ibraz edilen satış sözleşmelerinin bu taşınmaza uymadığının belirlenmiş olması ve adlarına kullanıcı şerhi verilen davalı ... ile ... tarafından fiili kullanıma ilişkin başkaca bir delil ibraz edilmediğinin anlaşılması karşısında, bu taşınmazın da, tespit tarihi itibariyle fiilen davalı ... ile ...'in kullanımında olduğundan bahsedilemez.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazların, öncesinde 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda asıl davanın davacılarının murisi ...adına iskanen tespit ve tescil edilmiş olan 276 parsel sayılı taşınmaz içerisinde iken, bu taşınmazın 1156 parsel sayılı taşınmazla mükerrer olması nedeniyle iptal edilen alan içerisinde kalan yerler olduklarının ve bu taşınmazlara ilişkin emlak vergilerinin davacılar tarafından ödendiğinin dosya kapsamıyla sübut bulmuş olması karşısında, çekişmeli 7484 ada 16 ve 7480 ada 27 parsel sayılı taşınmazlar yönünden asıl davanın davacılarının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirmesi sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, çekişmeli 7504 ada 1, 7505 ada 1, 7480 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 7485 ada 11 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl dosyada davacılar vekilinin çekişmeli 7484 ada 16 ve 7480 ada 27 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.