Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7830 K.2025/3699
8. Hukuk Dairesi 2022/7830 E. , 2025/3699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/609 E., 2022/683 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/26 E., 2017/20 K.
Taraflar arasında Urla Kadastro Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddine karar verilmiş olup, bu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında,................. Mahallesi çalışma alanında bulunan 889, 890, 891, 892, 893, 972, 973, 978, 984, 985, 1008, 1009, 1010, 1036, 1037, 1038, 1039, 1041 parsel sayılı sırasıyla 308,00 m², 322,00 m², 945,00 m² , 790,00 m², 753,00 m², 1.259,00 m², 2.087,00 m², 341,00 m², 45,00 m², 80,00 m², 1.509,00 m², 1.254,00 m², 2.392,00 m², 467,00 m², 1.269,00 m², 1.443,00 m², 2.952,00 m², 2.075,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve ... Mirasçıları ...ve arkadaşları tarafından, kadastro tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümü arttırılması davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu 972, 973 ve 978 parsel sayılı taşınmazların Mart 1288 yoklama 218 sıra nolu tapu kaydı kapsamında ve kıyı kenar hattı dışında kaldığı, dava konusu 984, 985, 1008, 1009, 1010, 1036, 1037, 1038, 1039 ve 1041 parsel sayılı taşınmazların da Mart 1288 yoklama 335 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, dava konusu taşınmazların tamamının kadastro tespitinin yapıldığı yıl itibarı ile 20 yılı aşkın bir süredir aralıksız olarak bilirkişilerin raporları ekindeki krokilerde adları geçen şahıslar yada mirasçıları tarafından kullanıldıkları, ayrıca ............................’ın hisselerinin kalmadığına dair beyanda bulundukları ..." gerekçesiyle davanın reddine ve her bir taşınmazın ayrı ayrı zilyetleri adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.