Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5051 K.2025/3474

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5051 📋 K. 2025/3474 📅 06.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/5051 E.  ,  2025/3474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2582 E., 2023/1670 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/613 E., 2021/319 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydına düzeltim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi nitelikten ret edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili özetle; İstanbul ili ... köyü ... mevkinde kain 1125 parsel sayılı 423.300 m² yüzölçümlü taşınmazın Kadastro Kanunu 22/a uygulaması sonucunda yüzölçümünün azaldığını, komşu 1122 parsel sayılı taşınmazın ise yüzölçümünün arttığını, 2. kadastro işlemi yapıldığını, böyle bir işlemin yapılamayacağını ileri sürerek; taşınmazların sınırlarının kesinleşmiş Mahkeme kararı ile belirlenen eski haline iadesine ve tapuda esas planların bu şekilde düzeltilmesine, sınırların kesinleşmiş Mahkeme kararına esas sınırlar olduğunun tespitine, sınır değiştirmeye yönelik 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/a uygulamasının bu taşınmazlar açısından iptaline, bu hatalı uygulama ile 110 ada 31 parselden 110 ada 22 parsele ilave edilen 8870 m²'lik kısmın 110 ada 22 parselden iptaline ve terkinine ve bu miktarın bu taşınmazın yüzölçümünden tashihen tenziline, 8870 m²'lik kısmın 110 ada 31 parselin yüzölçümüne dahil edilmesine ve bu parselin yüzölçümünün arttırılmak sureti ile tashihen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "...08/06/2020 ve 23/02/2021 tarihli bilirkişi raporları denetime elverişli bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Buna göre, ilk mülkiyet kadastrosunun ölçüm tekniklerinin çok eski olduğu ve dijital kadastro teknikleri ile karşılaştırılmasının mümkün olmadığı, hava fotoğraflarına göre, eski mülkiyet kadastrosunun doğru yapılmadığı, tapulama sırasında, batı hududunda, eski 1125 numaralı parsel ile eski 1143 numaralı parselin ortak sınırında ve takometri ölçü krokisinde 472 numaralı işaretlenmiş köşe noktasının tersimatı ile kırıklı sınır çizgisi olmasına rağmen düz hat sınır hattı gibi paftasına tersim edilerek 1125 numaralı parselde alan artışının meydana getirildiği, dava konusu 1122 parsel sayılı taşınmaz ile ortak sınır dışındaki diğer sınır hatlarının ölçü değerleriyle uyumlu olduğu, yapılan tersimat hatalarının 08/06/2020 tarihli raporda kroki üzerinde gösterildiği, 472 ve 436 numaralı işaretlenmiş köşe noktalarının yerinin gösterildiği, N.27 numaralı nirengiden yapılan takeometrik alımda, başlangıç noktası olarak alınan P.195 numaralı noktada okunan başlangıç açısının karneye yazılımı ya da okunmasında kaba bir hata yapıldığı ve bu hata sebebiyle tersimatta da parsel köşe noktalarından 476,477 ve 478 numaralı noktalar hariç diğerlerinin olması gereken yerinden farklı yerlerde çıktığı, bu sebeple parsel çapının, fiili durumu yansıtmadığı ve İstanbul Asfaltının 1122 parselin içinden geçtiği, N.27 numaralı nirengi noktasından alımı yapılmış 493,494,495,496,497,498 numaralı noktaların gerçek yerlerinde olmayıp 195 numaralı referans noktasındaki açı hatası sebebiyle farkı yerlerde çıktıkları, söz konusu açı hesabına ilişkin değerlendirmelere de bilirkişi raporunda yer verildiği, sonuç olarak, 27 numaralı nirengi noktasından yapılan alımda 195 numaralı poligon noktasından okunan açı başlangıç alındığında ölçü krokisine göre hatalı tersimat yapıldığının tespit edildiği, hava fotoğrafları tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile ilk keşiften sonra alınan bilirkişi heyeti tespitlerinin de hükme esas alınan bilirkişi raporunu doğruladığı, sonuç olarak dava konusu sınır yönünden ölçüm ve tersimat hatasının bulunduğu, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu ve 22/a yönetmeliğine göre tecviz sınırları ile davalı parseller arasında herhangi bir sorun teşkil edecek bir ölçü ve sınır probleminin söz konusu olmadığı, 22/a çerçevesinde herhangi bir mülkiyet değişikliği yapılmadığı, yapılan 22/a işlemlerinin yönetmeliklere uygun gerçekleştirildiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacı ...'tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.