Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1015 K.2025/3418

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1015 📋 K. 2025/3418 📅 05.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1015 E.  ,  2025/3418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/116 E., 2019/474 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmaz 1955 yılında 5602 sayılı kanuna göre yapılan ilk tesis kadastro çalışmalarında taşlık ve kayalık yerlerden olduğundan bahisle tescil harici bırakılmıştır. Yörede Orman Kadastro çalışmaları ise 2016 yılında yapılmış ve dava konusu yapılan tescil harici yerler 101 ada 1 orman parseli içerisinde tescil edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; ...köyü 94 nolu parsel bitişiğinde ve güneyinde bulunan 9.000 m²'lik taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını taşınmazı 55 yıldır nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullandıklarını beyanla taşınmazın davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Araban Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli görevsizlik kararıyla dosya Araban Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda zilyetlik şartları oluştuğundan bahisle davanın kabulü ile fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide gösterilen 13.000 metrekarelik alan içerisindeki 9.000,00 metrekarelik kısmın ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/11490 Esas ve 2017/4610 Karar sayılı ilamıyla; Yerel Mahkemece, davacı lehine imar-ihya ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, uygulama ve araştırma hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmamaktadır. Hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca büyükşehir belediyesi sınırları tüm ilin idari sınırları olacak şekilde genişletilmiş olduğu halde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/3. maddesi gereğince ilgili kamu tüzel kişisi olan ... davaya dahil edilmeden karar verilmiştir. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın hangi tarihte ve ne sebeple tespit harici bırakıldığı hususu Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmemiştir. Çekişmeli taşınmazın imar planı içerisinde kalıp kalmadığı, kalmakta ise imar planının onaylanma ve kesinleşme tarihleri araştırılmamış ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planının bir örneği dosya arasına konulmamıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği ve zilyetliğin sürdürülüş şekli etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmamıştır. Yine, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle en az üç tanesi Harita Genel Komutanlığından getirtilerek jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde ayrıntılı stereoskopik inceleme yaptırılmamış, ziraat bilirkişisinden imar-ihya hususunda ayrıntılı ve keşfi denetlemeye elverişli rapor aldırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; (A) harfi ile gösterilen kısım 94 nolu parselin içinde kaldığından değerlendirmeye tabi tutulmadığını, (b1) olarak gösterilen kısımda ise 1985 tarihli fotoğrafa göre tarımsal faaliyete başlanıldığı, daha sonra faaliyetin devam ettiği, ziraat bilirkişileri kurulu raporuna göre bu alandaki toprak yapısının çevrede yer alıp tarım yapılan arazilerin toprak yapısıyla aynı nitelikte olduğu, fıstık ağaçlarının aynı yapıda olduğu ve aynı tarihlerde dikildiği anlaşıldığını, (b2) ve (C) olarak gösterilen alanlarda ise aynı durumun geçerli olmadığı, bu alanlarda tarımsal faaliyetlerin 2010-2018 yılları arasında başlamış olduğunun, davacının taşlık/kayalık yerlerden olması nedeniyle tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın (b1) olarak gösterilen kısmının imar ve ihyasını yaptığı, tarımsal mekanizasyona elverişli hale getirdiği, taşınmaz içerisindeki bağ omcalarının ve fıstık ağaçlarının bakımlarının yapılmış olduğu, dava konusu taşınmazın toprak yapısının çevre arazilerle aynı yapıda olduğu, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve zilyetlik süresinin de dolmuş olduğunun, (b2) ve (C) olarak gösterilen alanlarda ise kazanım için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dosyada bulunan 13.06.2019 havale tarihli fen memuru ve harita mühendisi bilirkişiler heyetince hazırlanan rapor ve krokisinde (b1) harfi ile gösterilen 5.059,97 m² yüzölçümlü taşınmazın bulunduğu...Mahallesindeki son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının zilyetlik süresi ve şartları sağlanmadığını, dava konuus taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığının, hak düşürücü süreden sonra dava açıldığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına dayanıldığından bahisle mahkemece verilen kararın kaldırılarak dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 13.06.2019 havale tarihli jeodezi mühendisi bilirkişi raporunda ve TKGM üzerinden...köyü / Mahallesinde 06.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renkte gösterilen dava konusu taşınmaz bölümü yönünden yapılan sorgulamada, söz konusu taşınmaz bölümüne 101 ada 1 parsel numarasının verildiği anlaşılmakta olup bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaza hangi nedenle parsel numarası verildiğinin ve bu taşınmaza ilişkin kadastro çalışması yapılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinin belirlenmesi halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu 26/son ve 27/1. maddeleri uyarınca davada Kadastro Mahkemesinin görevli olacağından görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi; kadastro tutanağı düzenlenmeyip taşınmazın kadastro çalışması dışında bir başka sebeple tapuya bağlandığının anlaşılması halinde ise, davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gözetilerek davanın, taşınmazın tapu kayıt malik / maliklerine yöneltilerek yöntemince taraf teşkilinin sağlanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.