Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4576 K.2025/3387
8. Hukuk Dairesi 2022/4576 E. , 2025/3387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/123 E., 2022/16 K.
KARAR : ...'in davasının kısmen kabulüne, ......'nin davasının
reddine, .....in davasının açılmamış sayılmasına
Hazine vekili
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen görevsizlik kararı sonucu görevli Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ...'in davasının kısmen kabulüne, ...nin davasının reddine, ...in davasının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ..., davacı ..., davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
.............. köy çalışma alanında 2009 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında; 101 ada 1 parsel sayılı 4.082.706,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş ve sonuçları 23.06.2009 ilâ 22.07.2009 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Asıl dosya davacısı ... 10.11.2009 havale tarihli dava dilekçesiyle; 1937 tarihli tahrir kaydına ve zilyetliğe dayanarak dilekçesinde yazdığı taşınmazın orman parseli olarak tespit gördüğünü, taşınmazın tarla niteliğinde olduğunu, lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen dosya davacıları ... 18.11.2009 havale tarihli, davacı ... ise 17.11.2009 havale tarihli dava dilekçeleriyle; 1937 tarihli tahrir kaydına dayanarak dilekçelerinde sınırlarını ve mevkilerini yazdıkları taşınmazlarının orman vasfında olmadığı halde, 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde tespit gördüğünü, taşınmazlarda yararlarına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 101 ada 1 sayılı parselin tutanağının iptali ile belirtilen şekillerde tescilini istemişlerdir.
Dava konusu taşınmaz hakkında ...'da 18.11.2009 havale tarihli dava dilekçesiyle dava açmış, ayrı ayrı açılan davalar Ulus Kadastro Mahkemesince birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş, Ulus Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine dosya Bartın Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ...’ın davası eldeki davadan tefrik edilip başka esasa kaydedildikten sonra yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... ile ...'ın davalarının reddine, davacı ...'ın açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddine, davaya konu 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde yer alan, mahallinde yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan 05.06.2015 havale tarihli fen bilirkişilerinin raporuna ekli krokide 1.026.33 m² yüzölçümlü “parsel A” rumuzlu, 1.810.90 m² yözölçümlü “parsel E” rumuzlu, 8.904.80 m² yüzölçümlü “parsel F” rumuzlu, 5.376.97 m² yüzölçümlü “parsel G” rumuzlu, 339.48 m² yüzölçümlü “parsel H” rumuzlu ve 2.128.21 m² yüzölçümlü “parsel I” rumuzlu taşınmazların orman vasfıyla tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, aynı raporda harman tarla olarak adlandırılan 106.73 m² yüzölçümlü “parsel B” rumuzlu, ev altı bahçesi şeklinde adlandırılan 331.05m² yüzölçümlü “parsel C” rumuzlu ve ev üstü kır bahçesi şeklinde adlandırılan 1186.53m² yüzölçümlü “parsel D” rumuzlu taşınmazların 101 ada 1 sayılı orman parselinden ifrazı ile her birine ayrı ayrı aynı ada son parsel numarasından sonra gelen parsel numarası verilmek suretiyle dosyada mevcut Ulus Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/351 Esas - 2015/346 Karar sayılı veraset ilâmı uyarınca, her bir taşınmaz ayrı ayrı toplam 5 pay kabul edilerek, ...mirasçıları ... ve arkadaşları adına tescillerine karar verilmiş; hükmün, davacılar ... ve ... ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2016/9363 Esas, 2018/6159 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece davanın esasına girilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmasına dair sonuçların 23.06.2009 ilâ 22.07.2009 tarihleri arasında ilan edildiği, eldeki davalar ile kadastro mahkemesinin 2014/22 Esasında kayıtlı dosyada, davalar askı ilanından sonra 10 Kasım, 17 Kasım ve 18 Kasım 2009 tarihlerinde açıldığı, yine, askı ilan süresi içinde mezkur parselin dava konusu edildiği başka bir davanın da bulunmadığının anlaşıldığı, Kadastro mahkemesinin görevinin, kadastro tutanağının düzenlendiği tarihten tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusu olduğu, başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin görevinin, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başladığı, tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevinin sona erdiği ancak, davanın varlığının tutanağın kesinleşmesini önleyeceği, somut olayda da askı ilan süresi içinde 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza dava açılmadığı ve böylece kadastro tutanağı kesinleşmiş olduğuna göre, görevli mahkemenin, kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkeme olduğu, görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiği anlaşıldığına göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince (Kadastro Mahkemesi) bozma ilâmına uyularak görevsizlik kararı verilmiş; dosyanın görevli İlk Derece Mahkemesine (Asliye Hukuk Mahkemesi) gönderilmesi sonucu yapılan yargılama neticesinde; "Davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davacıların ......... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan bir kısım yerlerin kendisine ait olduğunu iddia ederek bu kısımların kendi adına tescilini talep ettiğinin anlaşıldığı, görevsizlik ile mahkemeye gelen dosya içerisinde bulunan keşif tutanağı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, teknik bilirkişi raporları, mahkemece ziraat bilirkişisi ve fen bilirkişilerinden alınan ek raporlardan anlaşılacağı üzere dava konusu ................... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan fen bilirkişileri tarafından tanzim edilen 05.06.2015 hakim havale tarihli raporda Harman Tarla olarak adlandırılan 106,73 m² yüzölçümlü “parsel B” olarak nitelendirilen, Ev Altı Bahçesi olarak adlandırılan 331,05 m² yüzölçümlü “parsel C” olarak nitelendirilen ve Ev Üstü Kır Bahçesi olarak adlandırılan 1186,53 m² yüzölçümlü “parsel D” olarak nitelendirilen taşınmazların ilk sahibinin kök muris ...olduğu, ondan da çocuklarına intikal ettiği, murisin kendisi veya çocukları tarafından herhangi bir taksim yapılmadığı, dolayısıyla dava konusu taşınmazların iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, davacı ...' ın kullanımının diğer mirasçılar adına olduğu, uzun yıllar ekilip biçilerek kullanıldığı, davacı ...' ın bu taşınmazlar yönünden iddiasını ispatladığı, hava fotoğrafları ve memleket haritaları uygulaması neticesinde orman bilirkişisinden alınan rapordan bu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat arazisi niteliği taşıdığı, bu taşınmazların tarım arazisi niteliğini koruduğu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabına kanuni ve fiili bir engelin bulunmadığı, davacının eklemeli zilyetlikle tespitten geriye doğru 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunup taşınmazın da ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın içerisinde yer alan fen bilirkişileri....................... tarafından tanzim edilen 05.06.2015 hakim havale tarihli raporda ......Tarla olarak adlandırılan 10.26,33 m² yüzölçümlü “parsel A” olarak nitelendirilen, ...... Tarlası olarak adlandırılan 18.10,90 m² yözölçümlü ”parsel E” olarak nitelendirilen, ....... Altı Tarlası olarak adlandırılan 8.904,80 m² yüzölçümlü “parsel F” olarak nitelendirilen, .... Tarla olarak adlandırılan 5376,97 m² yüzölçümlü “parsel G” olarak nitelendirilen, .....Tarla olarak adlandırılan 339,48 m² yüzölçümlü “parsel H” olarak nitelendirilen, ......... Köyü tarlası olarak adlandırılan 2.128,21 m² yüzölçümlü “parsel I” olarak nitelendirilen taşınmazların ise memleket haritaları ile hava fotoğrafları ve orman bilirkişisinden alınan rapordan eğim, toprak, bakı ve bitki örtüsü bakımından değerlendirilmekle üzerlerindeki bir kısım orman bitki örtüsünün zaman içinde tedricen kaldırılıp ormandan açma yapmak suretiyle kazanılmış oldukları, evveliyatı itibariyle orman vasfı niteliklerini taşıdıkları, orman sayılan yerlerden oldukları ve orman bütünlüğünü bozmadıkları ve hangi nedenle olursa olsun ormanlık alanlarda tarım, inşaat ve hayvancılık amacıyla ağıl yapılamadığından bu tür yerlerin özel mülke konu olamadığı gibi zilyetlik yolu ile de kazanılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu halde bir değer taşımadığı sonucuna ulaşılmakla davacıların söz konusu fen bilirkişi raporunda (A), (E), (F), (G), (H), (I) ile gösterilen taşınmazlar yönünden iddialarını ispatlayamadığı, sonuçta davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı ... tarafından açılan davanın ise ispatlanamadığı, ayrıca birleşen Bartın Kadastro Mahkemesinin 2011/2 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın vefat ettiği, mirasçılarına tebligat çıkarıldığı, ancak dosyanın mirasçılar tarafından takipsiz bırakılması nedeniyle bu dosya açısından 06/10/2021 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın 3 ay içerisinde yenilenmediğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan davanın (birleşen Bartın Kadastro Mahkemesinin 2010/123 Esas sayılı dosya) kısmen kabulüne, buna göre dava konusu ...............köyünde bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde yer alan fen bilirkişileri .................. tarafından tanzim edilen 05.06.2015 hakim havale tarihli raporda harman tarla olarak adlandırılan 106,73 m² yüzölçümlü “parsel B” olarak nitelendirilen, ev altı bahçesi olarak adlandırılan 331,05 m² yüzölçümlü “parsel C” olarak nitelendirilen ve ev üstü kır bahçesi olarak adlandırılan 1.186,53 m² yüzölçümlü “parsel D” olarak nitelendirilen taşınmazların 101 ada 1 orman parselinden ifrazı ile her bir taşınmaza aynı adanın ayrı ayrı son parsel numarası verilmek suretiyle ...mirasçıları adına Ulus Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/351 Esas ve 2015/346 Karar sayılı ..........’a ait mirasçılık belgesindeki payları oranında tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tescillerine, dava konusu .........., ........... köyünde bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde yer alan fen bilirkişileri ...............tarafından tanzim edilen 05.06.2015 hakim havale tarihli raporda Elma Tarla olarak adlandırılan 1.026,33 m² yüzölçümlü “parsel A” olarak nitelendirilen, Bakacak Tarlası olarak adlandırılan 1.810,90 m² yözölçümlü “parsel E” olarak nitelendirilen, .......Altı Tarlası olarak adlandırılan 8.904,80 m² yüzölçümlü “parsel F” olarak nitelendirilen, ......Tarla olarak adlandırılan 5.376,97 m² yüzölçümlü “parsel G” olarak nitelendirilen, .......... tarla olarak adlandırılan 339,48 m² yüzölçümlü “parsel H” olarak nitelendirilen, .......... köyü tarlası olarak adlandırılan 2.128,21 m² yüzölçümlü “parsel I” olarak nitelendirilen taşınmazlara ilişkin davanın reddi ile (A), (E), (F), (G), (H), (I) olarak gösterilen yerlerin orman vasfıyla tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, asıl dosya yönünden davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın ( birleşen Bartın Kadastro Mahkemesinin 2011/2 Esas sayılı dosya) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ..., davacı ..., davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Davacı ...'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ...'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Somut olayda, dosya kapsamından; davacı ... tarafından, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarına göre, 101 ada 1 orman parseli içinde kalan taşınmaz bölümlerinin tapusunun iptal edilerek tereke adına, yani kök muris ...mirasçıları adına tescilinin istendiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca, tereke adına açılıp takip edilen davaların ya tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması ya da tüm mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya davanın terekeye mümessil tayin edilerek sürdürülmesi zorunlu olduğundan ve dosya kapsamında bulunan mirasçılık belgesinden muris .............'ın davacı ... dışında .......... isimlerinde mirasçılarının bulunduğu anlaşıldığından, davacı ...'ın davası yönünden, adı geçen mirasçıların davaya katılımlarının veya muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsil atanması suretiyle davanın sürdürülmesi gerekmektedir. Ne var ki, anılan mirasçıların davacı ...'la birlikte dava açmadıkları gibi, sonradan davaya muvafakat da vermedikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan, terekeye mümessil tayin ettirildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca “dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.” Davacı ...'in tek başına genel mahkemede eldeki davayı açıp, bu davayı sürdürme yetkisi de bulunmadığı dikkate alındığında, dosyada taraf olarak yer almayan ...............'in davaya dahil edilip muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci atanarak temsilciden davaya diyeceklerinin sorulması için davacı ...'e kesin süre verilerek, dava şartı sağlandığı takdirde işin esasına girilmesi, aksi halde kesin süreye rağmen belirtilen dava şartı noksanlığı giderilememiş ise dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerekeceği göz önünde bulundurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılıp, ...'in davası yönünden esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırılık oluşturduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; dava konusu 101 ada 1 parselin kadastro tutanağının hukuken kesinleşmiş olmasına rağmen, UYAP'tan yapılan sorgulamada tutanağın kesinleştirilerek tapu kaydının halen oluşturulmadığının anlaşıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesince, taşınmazın tapu kaydının oluşturulduktan sonra davanın esasına yönelik karar verilmesi gerekeceği hususları dikkate alındığında öncelikle İlk Derece Mahkemesince taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştirilmesi sağlanarak tapu kaydının oluşmasının sağlanması ve ardından davanın esasına yönelik karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsizdir. Yine, İlk Derece Mahkemesince, dava tapu iptali ve tescil niteliğinde olmasına rağmen, kurulan hükümde kabulüne karar verilen yerlerle ilgili tapu iptal edilmeden, 101 ada 1 parselden ifraz ile tesciline şeklinde denilmesi, ayrıca reddedilen bölümlerle ilgili olarak mükerrer sicil oluşmasına neden olacak şekilde tescil hükmü kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle; davacı ...'nin temyiz itirazlarına ilişkin hükmün ONANMASINA,
Davacı ..., davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı ... .... alınmasına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.