Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6221 K.2025/3391

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6221 📋 K. 2025/3391 📅 05.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/6221 E.  ,  2025/3391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/184 E., 2022/82 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki, öncesinde tescil talepli olarak açılan, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan davada verilen karara ilişkin yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Sakarya ............ Mahallesinde 2005 yılında yapılan kadastro sırasında; 114 ada 32 parsel sayılı 22.358 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındıklık niteliğiyle senetsizden, beyanlar hanesinde " üzerindeki iki katlı kargir ev 2004 yılında ........oğlu ... tarafından yaptırılmıştır" şerhi ile birlikte, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/18 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili 16.01.1965 tarihli dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği fındık bahçesinin 30 sene kadar ...'un zilyetliği altındayken bu taşınmazı müvekkiline satarak zilyetliğini devrettiğini, taşınmazın halen iyi niyetli malik sıfatıyla müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu beyan ederek; dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Orman İdaresi 07.04.1965 tarihinde müdahale dilekçesi vererek; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığı, bu yerin orman olup olmadığının ziraat vekaletinden sorulması için davaya müdahil olduklarını, taşınmaz orman sayılan yer ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu yerin orman sayılmayan yer olduğu, davacının da zilyetlikle kazanım koşullarını sağladığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.09.2005 tarihli, 2005/5530 Esas ve 2005/6040 Karar sayılı ilamıyla; "dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmı doğrultusunda verilen görevsizlik kararı sonrası dosyanın geldiği görevli Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, yargılama sırasında davacının öldüğü anlaşıldığından dava konusu taşınmazın davacıya ait veraset ilamı doğrultusunda mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "Kargir ev ... tarafından yaptırılmıştır." şerhinin düşülmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.10.2008 tarihli, 2008/8107 Esas ve 2008/12315 Karar sayılı ilamıyla; "usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların davalarının reddine, ................köyü 114 ada 32 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ve aynı yüzölçümü ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2013 tarihli, 2013/487 Esas ve 2013/5374 Karar sayılı ilamıyla; "usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, .....................köyü 114 ada 32 parsel sayılı taşınmaz hakkında tutulan kadastro tutanağının iptali ile; 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, (C) harfi ile gösterilen 7.529,19 m²'lik taşınmazın fındıklık ve kargir ev vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı kargir ev ...'in kullanımında olup, halen kendisine aittir" şerhinin yazılmasına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, (D) harfi ile gösterilen 789,25 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, (F) harfi ile gösterilen 1.695,24 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı kargir ev ...'in kullanımında olup, halen kendisine aittir" şerhinin yazılmasına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, (G) harfi ile gösterilen 1.551,68 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, (A) harfi ile gösterilen 21.485,86 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, taşınmaz ... mirasçılarının kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen 2.316,64 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, taşınmaz ... mirasçılarının kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, (E) harfi ile gösterilen 3.688,84 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, taşınmaz ... mirasçılarının kullanımındadır" şerhinin yazılmasına karar verilmiş, Mahkemece, 18.11.2016 tarihli ek kararla "15.11.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen alanın yüzölçümünün 3.915,02 m2 olması gerekirken sehven 21.485,86 m2 olarak yazıldığı" belirtilerek, Mahkemenin 16.11.2016 tarih 2014/14 Esas ve 2016/45 Karar sayılı kararınının 2. maddesinin "e" bendinde geçen (A) harfi ile gösterilen 21.485,86 m² alanın 3.915,02 m² olarak düzeltildiğine dair tashih şerhi yazılmış, hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2020 tarihli, 2020/1065 Esas ve 2020/1322 Karar sayılı ilamıyla; "İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre; öncelikle 6831 sayılı Kanuna göre taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılması idari işlem olup, mahkemece taşınmazın bir kısmına yönelik idareyi zorlayıcı nitelikte "Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır." şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan çekişmeli taşınmazın (C), (D) ve (F) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik olarak; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 02/07/2016 ve 15/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfiyle eski yol olarak gösterilen bölümün 1940 ve 1960 tarihli hava fotoğraflarında yol olarak gözüküp gözükmediği, yol değilse ne olarak gözüktüğü, çekişmeli taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilerek yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, (G) harfiyle eski yol olarak gösterilen bölümün hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasfıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği ile taşınmaz üzerinde varsa, bitki örtüsünün cinsi, yaşı ve ağaçların dağılımı, kapalılık oluşturup oluşmadığı hususları ile orman içi açıklık konumunda bulunup bulunmadıklarının ve kullanılan yerlerden olup olmadığının, tasarruf sınırı bulunup bulunmadığının bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak irdelenmesi, çekişmeli taşınmazın (A), (B), (E) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; kural olarak kadastro hakiminin infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu, yine HMK'nın 297/2. maddesinin; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü amir olduğu, buna göre; hüküm fıkrasının tarafların taleplerini karşılayacak şekilde açık ve maddeler halinde infazda tereddüt yaratmayacak şekilde oluşturulması gerekirken, yukarıda anılan kurala ve kanun hükmüne aykırı olacak şekilde gerekçeli kararın "hüküm" fıkrasının "e" bendinde (A) harfiyle gösterilen 21.485,86 m2 taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla"; "f" bendinde (B) harfiyle gösterilen 2.316,64 m2 taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla"; ve "g" bendinde (E) harfiyle gösterilen 3.688,84 m2 taşınmazın fındıklık vasfıyla, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla" Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin düzenli ve doğru sicil oluşturmaya engel olacak ve tereddüte yol açabilecek nitelikte olup anılan şekilde karar verilmiş olmasının da doğru görülmediği" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi anılan yönlerden bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu 114 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 02/07/2016 ve 15/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen bölümünün 1940 ve 1960 yılına ait hava fotoğraflarında yol olduğu, herhangi bir bitki örtüsü ihtiva etmediği ve açık alan olduğunun net bir şekilde görüldüğü, 1979 yılına ait hava fotoğrafı ile 1982 yılına ait memleket haritasında bitki örtüsü (fındık ocakları) ile kaplı olduğu, 20l3 yılına ait uydu görüntüsünde fındık ocakları ile kaplandığı ve taşınmaz içindeki fındık ocakları ile yeknesaklık oluşturduğu, keşif tarihinde yapılan gözlemde fındık ocaklarının gençleştirme çalışmasına konu edildikleri ve fındık dallarının 15-20 yaşlarında, köklerinin ise en az 39-40 yaşlarında olduklarının görüldüğü, dava konusu taşınmazın 02/07/2016 ve 15/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen bölümünün zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, (G) harfi ile gösterilen bölümde dava tarihi itibariyle yaklaşık 30 yıldır davacı ... ve mirasçılarının çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatı ile zilyet olduğu, söz konusu bölümde fındık ağacı dikmek suretiyle tarımsal faaliyette bulunduklarından zilyetliklerinin ekonomik amaçla olduğu, dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca zilyetlikle mülkiyeti kazanma şartlarını gerçekleştirdiği, dava konusu 114 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 02/07/2016 ve 15/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin 1940 yılına ait hava fotoğrafında meşe, kayın, gürgen ağaçlarından oluşan 20 ile 60 yaşları arasında değişen tam kapalı orman sayılan yerlerden olduğu, 1979 yılına ait hava fotoğrafı ile 1982 yılına ait memleket haritasında kültür alanı (fındıklık, ev ve bahçe) olarak gösterilen yerde kaldıkları, dava konusu 114 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 02/07/2016 ve 15/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen bölümünün 1940 yılına ait hava fotoğrafında çalılık niteliğinde olduğu, eğiminin %20 civarında olduğu, fundalık, makilik, çalılık alanların eğiminin %12'yi geçmesi halinde funda, maki ve çalı ile örtülü alanların orman ve toprak muhafa karakteri taşınması nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/j maddesi kapsamı dışında orman sayılan yerlerden olduğu, bu haliyle zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazilerinden olmadığı, dava konusu 114 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 02/07/2016 ve 15/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C), (D) ve (F) harfi ile gösterilen bölümlere ilişkin verilen kararlar kesinleştiğinden bu bölümler yönünden karar verilmesine yer olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Sakarya ili Kocaali ilçesi Kestanepınarı Mahallesi 114 ada 32 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının iptaline, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin verilen karar kesinleştiğinden bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin verilen karar kesinleştiğinden bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin verilen karar kesinleştiğinden bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, (G) harfi ile gösterilen 1.551,68 m²'lik taşınmazın fındıklık vasfı ile aynı adada son parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, (A) harfi ile gösterilen 3.915,02 m²'lik taşınmazın orman vasfı ile aynı adada en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen 2.316,64 m²'lik taşınmazın orman vasfı ile aynı adada en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 02.07.2016 ve 15.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, (E) harfi ile gösterilen 3.688,84 m²'lik taşınmazın orman vasfı ile aynı adada en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, öncesinde tescil talepli olarak açılan, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan niteliktedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1976 yılında 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu yapılmış, 1990 yılında aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 29.08.1991 de ilan edilmiş, ancak eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda yazılı nedenlerle;
Davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.