Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4154 K.2025/1706
8. Hukuk Dairesi 2024/4154 E. , 2025/1706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/504 E., 2022/1443 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. kasabası, .. ovası - .. mevkiindeki, doğusunda ...'nun tarlası, batısında çeşme ve söğütlük, kuzeyinde ... veresesi tarlası, güneyinde .. yolu bulunan 2000 metrekare civarındaki tarlanın kazasız, nizasız olarak 35 yıldır müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, keşif sırasında dinletecekleri tanıkları ile de müvekkilinin taşınmazdaki zilyetlik süresinin ortaya çıkacağını belirterek, taşınmazın müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1960,08 metrekarelik bölümün davacı adına tapuya tesciline, aynı tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 240,92 metrekarelik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve Büyükköy Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; Mahkemece, dava tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait (1991 yılı öncesine) iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmesi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin imar planının bulunup bulunmadığı ve varsa onay tarihinin sorulması, davacı adına senetsizden zilyetlik yoluyla taşınmaz tescil edilip edilmediği hususunda yöntemine uygun şekilde araştırma yapılması, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin varsa orman tahdit haritası, yoksa memleket haritası ve amenajman planı ile çekişmeli taşınmaza komşu 4217, 4308 ve 4623 parsel sayılı taşınmazların kesinleşme durumlarını gösterir şekilde kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, varsa tespit dayanağı belgeleri (tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte), tutanaklar kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının onaylı örneklerinin getirtilerek dosya arasına konulması, bundan sonra, fotogrametri uzmanı harita mühendisi ya da jeodezi mühendisi bilirkişi aracılığıyla belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazın sırası ile değişik tarihlerdeki hava fotoğraflarına göre niteliğinin gösterilmesi, bu yerde imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi ya da benzer (üzerinde ev vs. gibi muhtesat yapılması gibi) niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla hava fotoğraflarına aktarılması, ayrıca harita mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmaza en yakın kadastro parselleri ile irtibatını gösterecek şekilde rapor alınması, mahallinde yapılacak keşifte 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu aracılığı ile taşınmazın niteliği, imar-ihya durumu ve zilyetliğinin araştırılması, orman mühendisi bilirkişisi aracılığıyla varsa orman tahdit haritası uygulanmak, yoksa memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı aracılığıyla gerekli orman araştırması yapılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi, kabule göre de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/4. maddesi uyarınca gerekli ilanların yaptırılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi heyeti raporunda davalı taşınmazın orman sayılmayan yer olarak tespitinin yapıldığı, davacının kullanımında olan (B) harfi ile gösterilen toplam 1802,65 metrekare alanın 1981 yılı öncesinden beri imar ihya edilerek tarımsal amaçlı kullanıldığının belirtildiği, mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının davacı tarafından imar ihya edilmek suretiyle 20 seneyi aşkın bir süreden beri tarla olarak kullanıldığı, taşınmazın kuru arazi olduğu, davacının senetsizden iktisap etmiş olduğu taşınmazların toplamının 100 dönümü aşmadığı, kanunda belirtilen senetsizden iktisap şartlarının bu kısım açısından davacı lehine gerçekleştiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1802,65 m²lik kısmın aynı adanın son parsel numarası verilmek sureti ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, TKGM üzerinden yapılan sorgulamada, çekişmeli taşınmazın 293 ada 367 parsel sayılı mera vasıflı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine resen devrolunacağı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükümde atıf yapılan harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokinin de eklenmesi suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, eldeki tapusuz taşınmazın tescili davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, taşınmazın yukarıda belirtilen 293 ada 367 parsele isabet edip etmediği hususlarının belirlenmesi ve çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması halinde, 3402 sayılı Kanun’un 26 ve 27. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olacağı gözetilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, Mahkemenin görevli olduğu belirlendiği taktirde çekişmeli parselin TKGM üzerinden yapılan sorgulamada mera vasfıyla tapuda kayıtlı olmasına göre yöntemince kadim ya da tahsisli mera araştırması yapılması, talebin niteliği gereği dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması, delillerinin toplanması ve ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.