Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3640 K.2025/1439
8. Hukuk Dairesi 2023/3640 E. , 2025/1439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 E., 2022/296 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu; Samsun ili Alaçam ilçesi ... Mahallesinin bulunduğu yörede 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan çalışmalar, 07.09.1964 tarihinde başlamış, 18.08.1966 ilam bitim tarihinden sonra, 19.08.1966 tarihinde kesinleşmiş, taşınmaz tescil harici bırakılmıştır. 6831 sayılı Kanuna göre, orman kadastrosu ve aynı kanunun 2/B maddesi çalışmaları 15.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili, Samsun ili Alaçam ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan yaklaşık 20.000 m²'lik alanın davacılara irsen intikal ettiğini, davacıların 50 yılı aşkın zamandan beri taşınmazı kullandıklarını, taşınmazda davacılara ait ev ve ahırların bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacılar adına tescil edilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında ise çekişmeli taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacıların 20 yılı aşkın bir süredir taşınmazı nizasız fasılasız kullandıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar ve dahili davalılar murisinin veraset ilamı uyarınca belirlenen hisselere göre mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar ..., ..., Orman İdaresi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2020 tarih, 2020/8651 Esas, 2020/580 Karar sayılı ilamında; davacılar vekilinin yargılama sırasında davanın, murisin diğer mirasçılarına da davalı sıfatı ile yöneltilmiş olduğu, ... mirasçıların muvafakatinin sağlanmadığı, murisin tüm mirasçılarının davada taraf olması veya muvafakatlerinin sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanması, aktif dava ehliyetinin sağlanması halinde işin esası yönünden inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilme gerekçesiyle gerekçesiye temyiz itirazlarının kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; bozma ilamı sonrası adı geçen mirasçıların dava konusu taşınmazın murisleri adına kayıt ve tesciline muvafakatlerini içerir beyanlarının dosya arasına alındığı, mahalli bilirkişilerin beyanlarından davaya konu olan yerin davacıların atalarının zilyetliğinden başladığı, sonrasında davacılar ve muvafakat verenlerce 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyetliği devam ettirdikleri, orman mühendisi bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazın orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile muris ...'nün veraset ilamı uyarınca belirlenen hisselere göre mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
... vekili, davacının zilyetlik iddialarının doğru olmadığı iddiasıyla, ... vekili, husumet ehliyetlerinin olmadığı, ilçe belediyesinin taraf olduğu, davanın taşınmazın tespit dışı bırakılmasından itibaren makul sürede açılmadığı iddiasıyla, Orman İdaresi; zilyetliğin ne zaman başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü, komşu taşınmazların tapulama tutanaklarının dava konusu taşınmazı ne şekilde okuduğu, taşınmazın komşu taşınmazların toprak yapılarıyla aynı olup olmadığı ve taşınmazın orman olup olmadığı hususunun yeterince araştırılmadığı, jeodezi bilirkişinin keşifte bulunmadığı, iddiasıyla, davalı Hazine vekili; taşınmaz orman olduğundan tescil harici bırakıldığı, kesinleşmiş Orman Kadastrosu öncesinde zilyetlikle iktisap edilemeyeceği, dava konusu taşınmaza komşu parselin hükmen orman olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığı, ancak dava konusu taşınmaza ilişkin kararın bulunup bulunmadığının araştırılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup ... vekili, ... vekili, Orman İdaresi vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den ve Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden dahili davalı ... Belediyesi'nden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.