Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3464 K.2025/5403
9. Hukuk Dairesi 2025/3464 E. , 2025/5403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/591 E., 2025/196 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/421 E., 2021/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Üniversiteye bağlı hastanede 18.09.2019 tarihinden itibaren iş sözleşmesi ile kadrolu işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin ... Sendikası üyesi olduğunu, ücrete bağlı hakları ile sosyal yardımlarının ödenmediğini, işyerinde 01.07.2019-30.06.2021 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesindeki zamların müvekkiline uygulanmadığını ileri sürerek toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan ücret zammı, ikramiye, sosyal yardım, taşıt yardımı, görev tazminatı, ek ödeme alacakları ile ilave tediye ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.09.2019 tarihinden itibaren müvekkili Üniversiteye bağlı hastanede engelli kadrosunda işçi olarak çalıştığını, 10.07.2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8. maddesi uyarınca davacının İşkolları Yönetmeliği'nin............No.lu sağlık ve sosyal hizmetler işkolu kapsamında olmadığını, davacının 10 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkoluna tescilinin yapıldığını, davacının mali ve sosyal haklarının 03.12.2019 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının geçmişe dönük herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının engelli işçi olarak davalı Üniversitenin boş olan kadrosuna ataması açıktan atama usulü ile yapılmış olup 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenleme kapsamında alt işveren işçisi iken kadroya geçirilen işçi olmadığı gibi bu yöndeki düzenlemelere tâbi olduğuna dair bir yasal düzenleme de bulunmadığı, davacı adına çalışma bildirilen işyerinin Sosyal Güvenlik Kurumu kaydına göre sağlık işkolu kapsamında işyeri olduğu anlaşıldığından, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesine göre davacının üyesi olduğu sendika ile davalının üyesi olduğu kamu işveren sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde sendikaya üye olan davacının, toplu iş sözleşmesinin geçici 1. maddesi gereğince toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihi olan 01.07.2019 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerekmekle birlikte toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden sonra işe giren davacının işe giriş tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiği kanaatine varılmakla, buna uygun hesaplama yapan kök bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe girişinin 19.09.2019, sendika üyeliğinin 23.09.2019 tarihinde olduğu, toplu iş sözleşmesinin 03.12.2019 tarihinde imzalandığı, yürürlüğünün 01.07.2019-30.06.2021 tarihleri arasında olduğu, toplu iş sözleşmesi içeriğinden 03.12.2019 tarihi itibarıyla sendika üyesi olanların yürürlük başlangıç tarihi olan 01.07.2019 tarihinden itibaren faydalanacağı hususunun düzenlenmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından davacının işe giriş tarihi olan 19.09.2019 tarihi dikkate alınarak davacının alacaklarının hesaplanmasının yerinde olduğu, davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verildiği; ancak arabuluculuk ücretinin hükümde gösterilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, İşkolları Yönetmeliği'nin 10 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda tescilinin yapıldığını, ...........sıra No.lu 'sağlık ve sosyal hizmetler işkolu kapsamında yer almadığını, bu nedenle toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanamayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı işçinin dava konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağına ve buna göre dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Somut dosyada davacının hastane hizmetlisi olarak hastane işyerinde çalıştığının anlaşılmasına göre toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükmünün uygulanmasında hata yapıldığı görülmektedir. Şöyle ki davacı, davalı işyerinde 19.09.2019 tarihinde çalışmaya başlamış olup toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya 23.09.2019 tarihinde üye olmuştur. İşyerinde uygulanan 03.12.2019 imza tarihli ve 01.07.2019-30.06.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 37. maddesinde "01.07.2019 tarihi itibarıyla çalışan işçilerden ücretleri 01.07.2019 tarihi itibarıyla 116,67 TL'nin altında kalan işçilerin ücretlerine, 116,67 TL'yi geçmemek üzere gündeliklerine 5,00 TL iyileştirme zammı uygulandıktan sonra, 01.07.2019 tarihinde almakta oldukları ücretlerine %8, 01.01.2020 tarihinde almakta oldukları ücretlerine %4 zam uygulanacağı" düzenlenmiştir. Toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin bu maddesinde, 01.07.2019 tarihinde yapılacak olan iyileştirme ve zammın 01.07.2019 tarihi itibarıyla çalışan işçi ücretlerine uygulanacağı açıkça ifade edilmiştir. 01.07.2019 tarihinde davalı işyerinde çalışması bulunmayan davacının bu iyileştirme ve zamdan yararlanması mümkün değildir. Bu durumda davacının 19.09.2019-31.12.2019 dönemi bakımından toplu iş sözleşmesinin ücret zammı dışındaki diğer hükümlerinden, toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartlarını taşımak kaydıyla yararlanabileceğini; ancak toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücrete ilişkin zam oranından yararlanamayacağını kabul etmek gerekir. Başka bir deyişle; davacının 19.09.2019 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan diğer alacaklara hak kazanması mümkün ise de bu alacakların hesabında işe giriş tarihi itibarıyla hak edilen ücret miktarı aynen korunmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının mevcut ücretine 19.09.2019 tarihi itibarıyla %8 toplu iş sözleşmesi zammı uygulanması isabetsiz olduğu gibi ücretin tespitinde yapılan hesaplamalar da hatalı olup denetlenememektedir.
Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaların 14.06.2020 tarihine kadar yapıldığı, davacının ise ıslahını dava tarihine (13.04.2020) kadar olan hesaplamaları dikkate alarak yaptığı anlaşılmaktadır. Ne var ki dava dosyasındaki arabuluculuk son tutanağı 08.04.2020 tarihli olup bu tarihten sonraki dönem için muaccel olan alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğinden de söz edilemeyeceği dikkate alındığında, yapılacak hesaplamada hem son tutanak tarihinin hem de alacakların muaccel olduğu tarihin göz önünde bulundurulması gerekir.
Belirtilen yönler gözetilmeden hatalı hesap ve tespitler içeren bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.