Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6057 K.2025/13180
10. Hukuk Dairesi 2025/6057 E. , 2025/13180 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1839 E., 2024/3302 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/402 E., 2022/1286 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... ... mirasçısı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillinin, davalı işveren bünyesinde, 10.03.2017 tarihinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 16.04.2018 tarihine kadar sürdüğünü, müvekkillinin bu süreçte aylık 2.500 TL ücret aldığını, müvekkili ile işveren arasındaki iş akdinin, davalı işverence haksız geçersiz ve usulüne aykırı olarak sonlandırıldığını, davalı işveren müvekkilinin SGK'ya bildirim yapmayarak müvekkilin mağdur olmasına yol açtığını, müvekkillinin sigortasının eksik yattığından bahisle müvekkilinin kıdem tazminatı ve yıllık izni haketmemiş gözüktüğünü, müvekkilinin 10.03.2017-10.05.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının aldığı ücret üzerinden sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; tarafına dosyadan gelen tebliğatın usule uygun olmadığını, tarafına usule uygun tebligat yapılmadığını, davadan yeni haberdar olduğunu, bu nedenle öncelikle bu duruma itiraz ettiğini, davada davacının bildirmiş olduğu süreler doğru olmadığını, dosyaya sunduğu vergi levhasından anlaşılacağı üzere iş yerindeki sahipliği ve işe başlangıcının 03.05.2017 tarihinde başladığını, iş yeri vergi kaydının başladığında davacının sigorta kaydı başlatıldığını, davacının iddia ettiği gibi 10.03.2017 tarihinde işyerinin kendisine ait olmadığını, bu nedenlerle davacının açmış olduğu davanın kendisi yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesine göre, talep ve dava zamanaşımına uğradığından bu nedenle davanın öncelikle süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkilinin murisine ait iş yerindeki çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında mevcut olduğu kadar olduğunu, dava dilekçesinde, davacının 10.03.2017 tarihi ile 10.05.2017 tarihi arasındaki çalışmasının Kuruma bildirilmediği belirtilmişse de bu iddiayı kabul etmediklerini, açılan dava yasal dayanaktan yoksun olduğu gibi gerçeklere de uygun olmadığından reddi gerektiğini, zira davacının Kuruma bildirilen süreler dışında bir çalışmasının söz konusu olmadığını, Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 19.07.2018 tarihli yazı cevabında da görüleceği üzere, müvekkilinin murisine ait iş yerinin tescil tarihi 03.05.2017 tarihi olduğunu, dolayısıyla davacının 10.03.2017 tarihinde işe başladığı yönündeki iddianın itibar edilebilir bir iddia olmadığının sabit olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğu gözetildiğinde, davacının iddiasını tanıkla ispatına muvafakatlerinin olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren, 6552 sayılı İş Kanunu ile bazı Kanun Hükmünde Kararmamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile hizmet tespiti davalarında, davanın Kurumlarına re'sen ihbar edileceği ve ihbar üzerine, Kurumun davaya fer'i müdahil olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, davacının, davalı iş yerinde 10.03.2017-10.05.2017 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemiyle açmış olduğu işbu davanın, hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili Kurum kayıtları incelendiğinde; davacı ...'ın 1107340.026” iş yeri sicil no.lu, davalı ...'e ait iş yerinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primine tabi olarak çalışmaya başladığı tarihin 10.05.2017 ve iş yerinde ayrılış tarihinin de 20.12.2017 olduğunu, bu iş yerince Kuruma verilen giriş ve ayrılış bildirgesinden tespit edildiğini, belirtilen tarihler haricinde davalı iş yerinde çalıştığına dair gerek davalı işverence gerekse de davacı tarafından Kuruma verilmiş herhangi bir bilgi ya da belge bulunmamakta olup, bu iş yerindeki çalışma gün sayısı ve ödenen primler hizmet döküm cetvelinde görüldüğü gibi olduğunun tespit edildiğini, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğundan ve aksi ancak eşdeğer belge ile ispatlanabileceğinden davacının çalışma iddiasının doğru olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 03.05.2017-10.05.2017 dönemde davalıların murisi ...'e ait iş yerinde asgari ücretle sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... ... mirasçısı dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili;
Davanın kanıtlandığını ve tam kabule karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili;
Eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını istemiştir.
3.Dahili davalı ... vekili; davanın tümden reddi gerektiğini, davacının Kuruma bildirilen süreler dışında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... ... mirasçısı dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.