Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7147 K.2025/12666
10. Hukuk Dairesi 2025/7147 E. , 2025/12666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1506 E., 2024/2210 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/247 E., 2022/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası ... Mersin Büyükşehir Belediyesinde Otobüs İşletme Müdürlüğü bünyesinde "Kadrolu İşçi" statüsünde şoför olarak görev yapmaktayken 24.03.2011 tarihinde iş yerinde geçirdiği kalp krizi nedeni ile vefat ettiğini, müteveffanın geride mirasçı olarak çocukları davacılar ... ile ...'yı bıraktığını, müvekkilerinin iş kazasına dayalı olarak tazminat talebinde bulunacaklarından murisin ölümünün iş kazası olarak tespiti zarureti hasıl olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'nın 24.03.2011 tarihinde işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesinin iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, açılan dava usul ve kanuna aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, dosya içerisindeki 01.01.2011 tarihli İşyeri Hekimliği Çalışma Sözleşmesinde Mersin Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletme Müdürlüğü bünyesinde çalışan murise ilişkin herhangi bir rapor vs. kaydı bulunmadığını, murisin geçirmiş oldugu ani kalp krizi sonucu ölümü neticesindeki olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın Mersin Büyükşehir Belediyesi yönünden zamanaşımı yönünden reddine, dava şartları oluşmadığından usul ve kanuna aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde ... sigortalının iş kazası olayı ile ilgili bir kayda rastlanmadığının ve hak sahiplerinin iş kazası yönünden herhangi bir talebinin bulunmadığının tespit edildiğini, dava şartı olan Kuruma müracaat şartı yerine getirilmeden doğrudan dava açılmasının kanuna aykırı olduğunu, diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." 5521 S.K. md.7'ye eklenen bu fıkra ile hizmet akdine dayalı hizmet tespiti davaları dışındaki her türlü Sosyal Güvenlik Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce Kuruma müracaat şartı getirildiğini, dava şartı olan Kuruma müracaat edilmeden önce işbu davanın açılması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
1- "Davanın kabulü ile
Davacılar murisi, ...'nın 24.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olduğunun tespitine,
2-SGK yönünden (Kurum tarafından olay iş kazası olarak kabul edildiğinden) karar verilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
A- Davalı SGK yönünden (Kurum tarafından olay iş kazası olarak kabul edildiğinden) karar verilmesine yer olmadığına,
B- Davalı ... yönünden davanın kabulü ile
Davacılar murisi, ...'nın 24.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde;
A. SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.11.2018 tarihli inceleme raporu ile 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince iş kazası olduğu tespit edilen dava konusu olayın 24.03.2011 tarihinde gerçekleştiğini, yasal yükümlülüklerin 24.03.2011 tarihi dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. “Kısa vadeli sigorta kolları uygulamaları” konulu 2011/50 sayılı Genelge’de “Diğer taraftan, dışarıdan bir etki veya herhangi bir olayla ilgili olmaksızın işyerinde geçirdiği bir kalp krizi veya başka bir hastalık nedeniyle vefat eden sigortalının ölümünün iş kazası olarak kabulüne imkân bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle işyerinde geçirilen kalp krizinin iş kazası olarak kabul edilemeyeceğinin düzenlendiğini, her ne kadar SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.11.2018 tarihli inceleme raporu ile dava konusu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince iş kazası olduğu tespit edilmişse de yine Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından çıkarılmış olan 2010/4 sayılı iç emirin 7. maddesinde “Sigortalıların işyerlerinde geçirmiş oldukları kalp krizi vak'aları ile ilgili olarak, krizin dıştan gelen ani bir etkiyle meydana geldiği ya da başka bir anlatımla kriz ile işyeri veya çalışma koşulları arasında uygun illiyet bağının (Uygun illiyet bağı ancak doktor raporu ile ispat edilebilir.) varlığı ortaya konulmadığı sürece, söz konusu olaylar mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 11. maddesi veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında iş kazası olarak değerlendirilmeyecektir.” demek suretiyle dava konusu olayın gerçekleştiği tarihlerde işyerinde geçirilen kalp krizinin iş kazası olmadığının belirtildiğini, hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti tutarlarının hatalı hesaplandığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.
2. Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde;
A. 6100 sayılı HMK.'nın 331/1 maddesine göre '' Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim,davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder '' Yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinin birinci fıkrası '' Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz. ''hükmüne amir olduğunu, davacı taraf, dava açıldıktan sonra, Mahkemenin 10.04.2018 tarihli 1 no.lu celsesinin 3 no.lu ara kararı uyarınca müvekkil Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkil Kurum davacı tarafın başvurusu sonrasında olaydan haberdar olmuş ve düzenlenen inceleme raporunda olayın iş kazası olarak değerlendirildiğini, öncesinde ... sigortalının hak sahiplerinin iş kazası yönünden Kuruma herhangi bir başvurusu mevcut olmadığını, Kurumca düzenlenen raporda dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespiti yapıldığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 24.03.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.