Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12861 K.2025/12569
10. Hukuk Dairesi 2024/12861 E. , 2025/12569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1616 E., 2023/1752 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2023/131 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, kendisine eksik ödenen 5.695, 61 TL'nin 54 bin faizi ile ödenmesi ve de şimdilik haklar saklı kalmak kaydıyla 2000 TL manevi tazminatın kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının iddiasının doğru olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacı ...'ın kurumun hizmet kusurundan kaynaklı manevi zararı oluştuğundan bahisle 2.000,000 TL üzerinden açtığı manevi tazminat davasının işbu davadan hükümle birlikte Tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydedilerek yeni esas üzerinden tensiben HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereği yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine,
2-Davacının 54.069,28 TL'nin faizinin ödenmesine yönelik talebinin davalı Kurumun temerrüde düşmemiş olması nedeniyle ispatlanamadığından reddine,
3-Davacının eksik ödendiği iddiasıyla 5.695,61 TL nin davalı kurum tarafından ödenmesine ilişkin talebinin kurumun takas mahsup işlemi göz önünde bulundurularak ispatlanamadığından reddine,
4-Davacının vasisi olduğu diğer davacı kısıtlı ... adına açtığı davanın kısıtlı davacı ...'ın payına düşen 18.722,12 TL'nin davalı kurum tarafından ödenmiş olduğu sabit olduğundan ve daha fazla bir alacağın varlığının ispatlanamadığından reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taleplerinin tümden kabul görmesi gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesindeki; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Hükümler, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında yeni bir dava açılamaz. HMK'nun 297/son maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık olması taraflara bahşedilen vazife ve haklar, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılmalı, hüküm infazı kabil olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece manevi tazminatla ilgili talep yönünden bu talep İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2022/1016 Esas - 2022/1124 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere İdare Mahkemelerinin görev alınına girmesi nedeniyle hükümle beraber işbu dosyadan tefrik edilmiş olup 2023/180 esas sayılı dosyada HMK 114/1-b, 115/2. maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilmiş verildiği belirtilmesine rağmen tefrik edilen bu dava ile ilgili yeniden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hatalıdır.
Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacının sair temyiz itirazlarının reddine;
2.İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1. fıkrasındaki ibarelerin silinerek hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.