Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7117 K.2025/12211
10. Hukuk Dairesi 2025/7117 E. , 2025/12211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2087 E., 2025/199 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karataş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/184 E., 2022/168 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı ... Tarım Ltd. Şti.'de bekçi ve bahçe sorumlusu olarak çalışmakta iken; 06.01.2018 günü ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan şirkete ait arazide elektrik arızası oluştuğunu; yine aynı şirkette yetkili ...'ın tarla içerisinde mevcut yüksek gerilimli trafo direğinde bulunan kolu kaldırmasını istemesi sonucunda, kolu kaldırırken akıma kapılarak ağır derecede yaralandığını, kazanın oluşumuna sebebiyet veren şirket ve şirket yetkilisinin talimatı uyarınca gerekli tedbir ve güvenlik önlemleri alınmadan müvekkilden iş görevinde tanımlanmayan bir işi talep etmeleri neticesinde kazanın meydana geldiğini, işbu kaza nedeniyle Karataş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/261 Esas sayılı dosyasından şirket yetkilileri hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan dava açıldığını ve işbu davada şirket yetkilisi ... ve şirket sahibi ... sanık sıfatıyla yargılandığını, işbu davanın halen derdest olup duruşmasının 14.09.2021 tarihine ertelendiğini, yine davacı müvekkili lehine maddi ve manevi tazminat talebi ile davalıya karşı Karataş Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2019/24 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, işbu davanın da duruşmasının 21,10.2021 tarihine ertelendiğini, ancak işbu dosyaya ibraz edilen ve müvekkiline tebliğ edilen Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası nedeniyle yapılan tahkikat sonucuna göre 11.06.2021 tarihli ve 26126693 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumunun yazısı uyarınca iş kazası olmadığına karar verilerek yetkili Mahkemeden iş kazasının tespit ettirilmesinin ihtar edildiğini, bu nedenlerle meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarına dayalı işbu huzurdaki dava iş kazasının tespit istemine ilişkin olduğundan dava sonucunda Mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını etkileme ihtimali bulunduğundan davalı müvekkili ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, ancak davacı tarafından ikame edilen davada Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davaya dahil edilmediğini, anılan bu nedenlerle öncelikle davacı yana taraf teşkilini sağlamak üzere süre verilmesini, davacının kaza tarihinde müvekkiline ait narenciye bahçesinde bahçe bekçisi olarak çalıştığını, davaya konu olayın yaşandığı gün davacının elektrik kesintisi olduğunu dava dışı ...'a telefon ile bildirdiğini, ... tarafından elektrikçi ... ile arızanın giderilmesi için iletişime geçildiğini, soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan ...'un kollukça alınan 12.04.2018 tarihli ifadesinde ...'ın kendisini aradığını, havanın yağışlı olması nedeniyle aynı gün gelip onarım yapamayacağını, yağışın durmasını müteakip gelip onarım yapacağını bildirdiğini ve ...'ın da yağmur durduktan sonra elektrikçinin gelip onarım gerçekleştireceğinin bilgisini davacı yana telefon ile ilettiğini, ancak tüm bu görüşmelere rağmen davacının elektrik ihtiyacı dolayısıyla yetkililere bildirmeksizin kendi iradesine dayalı olarak bahse konu elektrik direğine çıktığını ve davaya konu kazanın meydana gelmesine ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen yaralanma olayıyla ilgili olarak Karataş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/261 Esas sayılı dava dosyası ile ceza tahkikatı gerçekleştirilmekte olup, ceza dava dosyası içeriğinde Tuzla Jandarma Karakol Komutanlığının 26.04.2018 tarihli fezlekesine ekli evraklar içerisinde yer alan "01.06.2018 günü ... Mahallesi .../Adana adresinde meydana gelen iş kazası olay yerini gösterir ölçeksiz basit kroki" başlıklı tutanak içeriğinde de görüleceği üzere davacı yanın yaralanmasının meydana geldiği yerin davalı müvekkilinin bahçesi değil, davalı müvekkilinin bahçesine 500 metre mesafede, bahçenin yanında yer alan stabilize yolun karşı tarafında yer alan ve mülkiyeti davacı müvekkiline ait olmayan dava dışı üçüncü kişinin mülkiyetinde yer alan buğday tarlasının içerisindeki yüksek gerilim direğinin bulunduğu alanda meydana geldiğini, Karataş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/261 Esas sayılı dava dosyası arasına alınan Adana İl Sağlık Müdürlüğünün E-89134533-622.03 sayılı yazı cevabı ekinde bildirilen T.C. Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün vaka raporunun içeriğinden de anlaşılacağı üzere 112 acil servisine gerçekleştirilen çağrı 01.06.2018 tarih ve saat 16:43:49 saatinde gerçekleştirilmiş olup, kazanın oluş saatinin bu saat veya bu saate yakın bir saat olduğunun kabulü halinde ve anılan gün itibari ile havanın aşırı yağışlı olmasının göz önünde bulundurulması halinde davalı müvekkiline ait bahçede herhangi bir çalışmanın gerçekleştirilmediğini ve gerçekleştirilmesinin de iklim koşulları ve saat dolayısı ile mümkün olmadığını, bu kapsamda davalı müvekkilinin narenciye bahçesinde çalışma kaynaklı olarak acil elektrik ihtiyacı bulunmamakla birlikte davacının şahsi elektrik ihtiyacı yönünden ise elektrikçi ile görüşüldüğü yağmurlu olan hava durumunun düzelmesini takiben teknik elemanın gönderileceği davacıya bildirilmesine rağmen davacının tamamen şahsi inisiyatifi ile aceleci davrandığını, davalı müvekkilinin maliki olduğu bahçeden ayrılarak iki bahçe arasındaki yolu karşıya geçmek ve bir başkasına ait olan buğday tarlasının içerisinde yer alan elektrik direğine çıkmak suretiyle kendi yaralanmasına sebebiyet verdiğini, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca bir kazanın iş kazası statüsü kazanması için gerekli şartlar sayıldığını, ilgili Kanun'un 13. maddesi gereğince davacının yaralandığı olayın, mesai saatleri dışında, müvekkil şirket yetkililerinin talimatı olmaksızın ve işyeri faaliyetlerinden bağımsız ve çalışmış olduğu iş yerinden başkaca bir yerde meydana gelmiş olduğundan, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen olayın iş kazası olmadığının sabit olduğunu, söz konusu olayla ilgili olarak gerçekleştirilen SGK tahkikatı sonucunda da davacı yanın yaralanmasına sebebiyet veren olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, anılan bu kapsamda davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... T.C. kimlik numaralı ... tarafından Kurumu aleyhine Adana - Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/184 Esas sayılı dosyası ile açılan davaya ilişkin dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarla ilgili kurumlarınca yapılan işlemlerin izah edilerek tüm bilgi ve belgeler istenmiş olsa da kişiye ait servislerine yapılan herhangi bir başvuru, dosya kaydı ve bölge dahilini kapsayan sigortalılık kaydı bulunmadığını, öncelikle Kurum tarafından yapılan işlemlerin Kurum mevzuatı gereği olduğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun bir kamu kurumu olup mevzuata aykırı, denetimsiz işlem yapmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'in davalı ... yanında çalışırken 06.01.2018 günü geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle: davaya cevaplarını tekrarlamış, Mahkeme hükmünün kanuna ve olaya uygun olmadığını savunmuş, hükmün bozulmasına karar verilmesi talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.