Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12965 K.2025/12143
10. Hukuk Dairesi 2025/12965 E. , 2025/12143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2333 E., 2025/1344 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2024/442 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.12.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında ... çalışanı müvekkilinin pres makinasının sistem dışı hareket ederek kolunun üzerine düşmesi sonucu yaralandığı ve olay nedeni ile sağ kolu dirsek altından kesilerek uzvunu kaybettiği, her ne kadar müvekkilinin ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin çalışanı ise de kendisi fazla mesai kapsamında işverence görevlendirilerek ücret karşılığı kiralanan pres makinesinde çalıştırılmak üzere komşu fabrika olan ... isimli işyerine gönderildiği, iş kazası ise müvekkilinin işverence gönderildiği ... isimli şahsın sahibi olduğu ... Metal isimli iş yerinde meydana geldiği, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası sebebi ile sorumlular hakkında Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/559 E. sayılı dosyası ile dava açıldığı ve halen derdest olduğu, davalı tüzel kişilikler ve yetkililerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduklarını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Müdahale talebinde bulunan vekili tarafından sunulan dilekçede özetle; davacının iş kazası nedeniyle görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasında, davacının dava sonucu hesaplanacak ve lehine hükmedilecek tazminat bedelinin 100.000,00 TL'sinin ..... Noterliği'nin 14.07.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı temliknamesi ile müdahale talebinde bulunan müvekkiline devrettiği ve davacının yanında davacı sıfatı ile katılmayı talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..... Ltd. Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, işvereni ...'nin yetkililerinin isteği üzerine fazla mesaiye kaldığı, müvekkiller davacının işvereni olmadığından ne kadar süre mesaide kaldığını, dinlenip dinlenmediğini denetleme imkanları olmadığı, davacının, 27.12.2018 tarihinde 08:00 saatinde mesaiye başladığı, davaya konu kaza 28.12.2018 tarihinde saat 06:00'da gerçekleştiği, davacının kaza tarihinden aralıksız ve uykusuz olarak 22 saat çalıştığı, müvekkiline ait iş makineleri metal kalıp kesme makinelerinin olduğu ve tehlikeli makineler oldukları, işçinin dinlenmiş ve sağlıklı olarak çalışması ve dahi güvenlik koşullarına tamamen uyması halinde bile kaza riski varken, davacının yorgun ve uykusuz olarak müvekkile ait tehlikeli iş makinesi ile çalıştırılmasında davalı işvereninin ağır kusurlu olduğu, aynı şekilde, bu kadar uzun süre çalışmasında işçinin de ağır kusuru olduğu, çünkü işverenin talebi aksi yönde olsa dahi işçi her halde kendi sağlığını ve vücut bütünlüğünü gözetmesi gerektiği, davalı işverenin, işin aciliyeti olması sebebiyle işin bitmesini istemesi, işçinin kendi vücut bütünlüğünü ve sağlığını hiçe saymasını haklı çıkarmadığı, davacının uykusuz ve yorgun olarak 22 saat boyunca mesaiye devam etmesi durumunda zaten başka hiçbir etkene gerek kalmaksızın iş kazası gerçekleşmesi kaçınılmaz olduğu, müvekkil şirketin kazaya konu makinelerin bakımını düzenli olarak yaptırdığı ve iş güvenliği için gerekli ekipmanları işçilere sağladığı, davalı ... ile müvekkili şirket arasında "İş makinelerinin “izin” dahilinde kullanımına ilişkin (sorumluluk oluşturmaması kaydıyla) sözleşme" imzalandığı, ilgili sözleşmenin 3. 4. maddesinde " İlgili makinenin, talep eden firma (.. Metal) tarafından kullanımı sırasında , doğacak her türlü zarardan – gerek makine gerek işçi için – sorumlu olan taraf, talep eden firma olacak; söz konusu zararlar nedeniyle malik firmanın herhangi bir sorumluluğu cihetine gidilemeyecektir." hükmünün yer aldığı, kesinlikle kabul anlamına gelmemek şartıyla bir an için davanın haklı olduğu düşünülse bile ilgili sözleşme gereğince müvekkil şirket ve yetkilisinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 27.12.2018 tarihi itibariyle 2 aylık deneme süresine tabi tutulmak suretiyle müvekkil şirkette, pres ustası olarak işbaşı yaptığı, ancak davacının, üretim bölümünde yapacağı işin doğrudan müvekkil şirketin iş koluna girmediğinden taraflarca esnek çalışma saatlerinde anlaşma sağlandığı, davacının, müvekkil şirketin, hatırı sayılır müşterilerinin işleri olan eksantirik preste saç parça basım işini, müvekkil şirketin davalılardan ... Metal Şirketinden kiraladığı ve yine bu şirket bünyesinde bulunan pres makinesinde yapmak amacıyla geçici olarak ikame edildiği, bu nedenlerle davacının, yapacağı parça işi belirli olduğu, iş süresi ve çalışma şartları müvekkil şirket yetkililerince davacının inisiyatifine bırakıldığı, davacının, deneme süresi kapsamında iş başı yaptığı ve aynı zamanda da dava konusu üzücü kazanın gerçekleştiği 27.12.2018 günü, tüm müvekkil şirket çalışanları gibi davacı da saat 08.00 ile 18.00 aralığında aktif olarak iş yerinde bulunduğu, ancak sabah saat 06:00 sularında müvekkil şirket yetkililerine gelen telefonla davacının, Necati ... Şirketine ait fabrikada çalışmaya devam ettiği ve bu sırada geçirdiği kaza neticesinde yaralandığının öğrenildiği, bu aşamada önemle belirtmeliyiz ki, davacının hür iradesiyle aldığı işbu çalışma kararından müvekkil şirketin yetkililerinin ve davacının amirlerinin bilgisi dahi bulunmadığı, davacının, dikkatsiz ve sorumsuzca davranışı neticesinde meydana gelen üzücü kazada müvekkil şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davacının yaptığı işin mahiyeti belirli olmasının yanı sıra çalışma saatlerinin davacının kendi inisiyatifine bırakıldığı, bu doğrultuda da davacıya ek iş yükümlülüğünün verilmesi ya da fazla mesai yapmasının istenilmesi söz konusu olmadığı, kaza tarihinde davacının fazla mesai yapmasını gerektirir iş yoğunluğu bulunmadığı ve bunu gösterir amiri tarafından imzalanmış fazla mesai formu da bulunmadığı, davacının, yaklaşık 22 saat bilfiil ve aralıksız olarak pres makinesinde çalışmasının kimseden beklenemeyeceği izahtan vareste olduğu, özellikle deneme süresindeki bir çalışanın, işvereninin 22 saatlik aralıksız bir çalışma talebini vücut ve akıl sağlığını göz ardı ederek kabul etmesi de gerçeklikten uzak olduğu, müvekkil şirkette iş sağlığı vc güvenliği önlemlerine uyulduğu ve tüm çalışanlara gerekli eğitimleri ile görev tanımlarına uygun koruyucu ekipman temin edildiği, müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından 27.12.2018 tarihinde davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesi için anlaşmalı olunan iş güvenliği uzmanının arandığı ancak eğitim programının müsait olmaması nedeniyle başka bir güne ertelenmek zorunda kaldığını, müvekkil işverence davacının iş güvenliği eğitimleri tamamlanmadan mevcut şartlarda işe başlatılmayacağı belirtilmesine rağmen davacı, daha önceki iş yerinde bu eğitimleri aldığını, iş güvenliği belgesinin bulunduğunu ve işinde tecrübeli olduğunu beyan ederek işbaşı yapma konusunda ısrarcı olduğunu, davacının, müvekkil şirket yetkilileri nezdinde oluşturduğu güven nedeniyle iş akdi başlatılarak sigorta girişi yapıldığı, davacının pres ustası olarak uzun yıllar tehlikeli sınıfta yer alan iş makineleriyle çalışmasına ve bu makinelerin kullanımı esnasında yaşanabilecek en küçük dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğurduğunu bilmesine rağmen dava konusu kazanın gerçekleştiği gün kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği, davacının şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı olmaksızın yasal çalışma saatlerinin fazlasıyla aşan bir çalışma yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın davacının dikkatsiz ve özensiz davranışı sebebiyle meydana geldiğini, dava konusu kazada davalıların toplamda %30 oranında kusurlu olduğu nazara alınarak hüküm kurulması ve maluliyet incelemesi yapılmamasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya hesap raporunun denetime elverişli olmadığını, hükmedilen manevi tazminat oranı fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı iş kazası geçirmiş olsa bile davalı şirketin kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin ATK raporu alınmadığını, davacı iş kazası geçirmiş olsa bile kusur oranı ve maluliyeti belirlenmediğinden davacının gelirinin bulunmadığını, işe giremediği iddiası ile geçirdiği iddia edilen iş kazası arasında illiyet bağı bulunduğunun kanıtlanamadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarı fahiş olup reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, , 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi.
3. Değerlendirme
A) Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı .... vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalının sorumlu tutulduğu poliçe teminat limitine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
C)Davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;0
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı ...Vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalılar .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ortak vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.