Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5269 K.2025/11700

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5269 📋 K. 2025/11700 📅 11.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5269 E.  ,  2025/11700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/422 E., 2024/1212 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaldıran Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/1027 E., 2023/920 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Çaldıran Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığında 2002 yılında büro görevlisi olarak işe başladığını, Çaldıran Kaymakamlığı tarafından 2007 yılında Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Birlik Tahakkuk Memuru olarak görev yeri ile unvanının değiştirildiğini, 6360 sayılı kanundan sonra tüzel kişiliklerin kaldırılması sebebiyle tekrardan Çaldıran Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığında yardımcı hizmetli olarak göreve alındığını, kendisinin unvanının büro görevlisi olduğunu, Kuruma talepte bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini, idare mahkemesinde dava açtığını ancak görevsizlik kararı verildiğini, meslek kodunun tespiti ve düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Çaldıran Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmış ancak davaya cevap verilmemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebiyle ilgili Kurumun bir ilgisinin bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek kodunun tespiti talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üyeler ... ve ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ...'nın oyları ve oy çokluğuyla,11.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dava meslek kodununu işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yanlış bildirildiği, hak ettiği mesleğe uygun olmadığı, iddiasıyla bu hatanın giderilmesini meslek kodunun düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz incelemesini yapan Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından davanın sosyal güvenlik hukukunu ilgilendirdiği kabul edilmek sureyle işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatiyle kararın onanmasına karar verilmiş ise de aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Meslek kodu; çalışanların iş yerindeki mesleki pozisyonlarını belirlemek için kullanılan işveren tarafından SGK bildirilen numaralardan oluşan bir sistemdir. İlk defa 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesine 15.07.2016 tarih 6728 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile getirilmiştir. “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların iş yerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir iş yeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenmiştir.
Meslek kodunun ne amaçla getirildiği ne işe yaradığı hususu üzerinde durulmalıdır. Buna göre çıkan uyuşmazlıkların niteliği ve uyuşmazlığın çözümünde görevli olan yargı yeri ve mahkemeler belirlenecektir.
Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukuku uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan resen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. Bu hatalı bir değerlendirmedir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayana bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. Kaldı ki idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmektedir. Bir işleme yaptırım uygulanması onu sosyal güvenlik davasını gerektirecek bir sonuç doğurmaz. İşverenlerin Kuruma karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamaktadır.
Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerinde veya itibari hizmeti içeren meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Kurumda davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamı Kuruma bildirilmeyip, eksik miktarda yapılan fiili ödemelerin gerçek miktarda olduğunun tespiti ile ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolaysıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. İtibari hizmete yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. Yoksa sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. Çünkü 5510 sayılı Kanun'da veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut olayımızda davacı ... bünyesinde büro görevlisi olarak çalıştığı, sonrasında Çaldıran Kaymakamlığı Köylere Hizmet götürme Birliğinde geçtiği, Van ilinin büyükşehir yapılması nedeniyle çalıştığı iş yerinin kapandığı, 6360 sayılı Kanun kapsamında tekrar Çaldıran Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına alındığını, hizmetli kadrosunun verildiğini ancak ilk işe büro görevlisi olarak girdiğinden vasıflı bir işte görevlendirilmesini ve buna göre meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu olay tamamen bireysel iş hukukunu ilgilendirmektedir. Sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığından temyiz incelemesinin Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılaması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili kabul edilerek işin esasına yönelik karar vermesi doğru olmadığından karara bu nedenle katılmıyoruz.