Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4137 K.2025/11736

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4137 📋 K. 2025/11736 📅 11.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4137 E.  ,  2025/11736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1351 E., 2024/2692 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/65 E., 2022/98 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; Adana 2. İş Mahkemesinin 2018/54 Esas sayılı dosyasının yargılaması neticesinde verilen ve kesin olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka aleyhinde tesis edilen hükmün yargıda yeknesaklığı açıkça bozduğunu ve hukuka olan güveni sarstığını, davalı Kurum lehine haksız kazanca sebebiyet verdiğini, Adana 2. İş Mahkemesinin 2018/54 Esas sayılı davanın reddine karar verildiğini ve Mahkemece verilen kararın rakamsal açıdan kesin olması nedeni ile karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulması ve yasal haklarının korunmasının mümkün olmadığını, bire bir dava konusu idari işlem ile ilgili olarak verilmiş ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş birden çok Mahkeme ilamı bulunduğunu, anılan dosyada Mahkeme ilamına karşı Kanun Yararına Bozma yoluna başvurulduğunu belirterek, Adana 2. İş Mahkemesinin 2018/54 Esas ve 10.12.2020 tarihli kararına ilişkin yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmesini, davanın kabulünü, 11.01.2018 tarih, 23 no.lu kararın iptali ile bu idari işleme bağlı olarak tahsil edilen 5.294,94 TL'nin yasal faizi ile taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, "İncelenen dosya kapsamında öne sürülen sebepler HMK 379 kapsamında sayılan yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmamıştır. Mahkemece verilen hüküm gerekçesi ve neticesi itibariyle kanuna ve olaya uygundur." gerekçesi ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle,
1.İlk Derece Mahkemesince kararın kesin surette verilmiş olması nedeniyle taraflarınca olağan kanun yoluna başvuru imkanı bulunmamasının İstinaf Mahkemesince gözardı edilmesini ve olağan kanun yoluna başvurulmamasının yargılamanın iadesi talebinin reddine gerekçe gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu,
2.Kanun yararına bozma talebine ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce “Aynı konuda Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin benzer mahiyetteki 28.03.2019 tarih ve Esas:2017/333, Karar: 2019/63 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.01.2021 tarih ve Esas: 2020/1906, Karar: 2021/156 sayılı kararı Resmi Gazete'nin 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı nüshasında yayımlanmış olup, bu bozma kararı ile kanun yararına temyizden beklenen amacın hasıl olduğu ve kanun yararına temyizin hükmün hukukî sonuçlarını değiştirmediği göz önüne alınarak anılan karar hakkında kanun yararına temyiz yoluna müracaat edilmemiştir.” gerekçesiyle talebin reddedildiğini; bununla birlikte İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yanlış olduğunun belirtildiğini; sonuç olarak yargılamanın iadesine karar verilebilmesi için yasa koyucunun aradığı tüm koşulların gerçekleştiğini ve kararın bozulması gerektiği ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali davasında miktar itibariyle kesin olarak verilen hüküm sonrasında yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.