Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12089 K.2025/11712

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/12089 📋 K. 2025/11712 📅 11.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/12089 E.  ,  2025/11712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2461 E., 2025/95 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/104 E., 2024/288 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 10.11.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkil firma çalışanı olmadığını, müvekkil firma ile herhangi bir sözleşmesel veya fiili ilişkisi bulunmadığını, müvekkil firma ile diğer davalı firma arasında belli işlerin yapımı hususunda sözleşme mevcut olmasının yanında, bu ilişkinin alt işveren-üst işveren ilişkisi olmadığını, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, davaya konu işkazasının oluşunda davacı işçinin kusurunun bulunduğunu, işverenin işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerektirdiği tüm önlemleri aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davacının davasının kabulüne;
1-Davacının davalı şirket hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kabulüne; 2.896.658,15 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;
2-Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulüne; 50.000,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacı işçinin hesaplamaya esas ücretinin sendikalar tarafından bildirilen emsal ücretler ile TÜİK verisi ve Ticaret Odası tarafından bildirilen ücretlerin ortalamasının esas alınarak çelik imalat ustası olarak çalışmış olan davacının hesaplamaya esas ücretinin belirlenmesini dosya kapsamına uygun olduğu, olayın oluş şekli incelendiğinde; olay tarihi olan 10.11.2015 tarihinde davalılardan ... işverenliğinin taşeronu olan diğer davalı .... ünvanlı iş yeri işçisi olarak çalışmakta olan davacı ...'nun, 20 tonluk tavan vinci ile 5 metre uzunluğunda ve yaklaşık 300 kilogram ağırlığındaki demir boruyu ortasından, tek tarafından bez halatla bağlayarak halatın diğer ucunu da vinç kancasına takarak el kumandası ile yaklaşık 40 cm kadar kaldırdığında borunun dengesinin bozulup halattan çıkarak sol ayağının üzerine düşmesi sonucu yaralandığı, davaya konu iş kazasının bu şekilde gerçekleştiğinin anlaşıldığı, somut davada Mahkemece tarafların kusur durumlarının tespiti için bilirkişi heyetinden aldırılan kusur heyet raporunda meydana gelen iş kazası olayında davalı asıl işveren ... San. Tic. A.Ş. nin %50 oranında, alt işveren ... Ltd. Şti.'nin %45 oranında kusurlu olduğu ve davacı işçinin de %5 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, Mahkemece aldırılan kusur heyet raporunun kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, taraflara izafe edilen kusur oranlarının tarafların somut olaydaki yükümlülükleri ile de örtüştüğü ve kusur oranlarının hakkaniyete uygun olarak tasnif edildiği, belirlenen kusur oranlarının SGK tahkikat raporunda belirlenen kusur oranları ile ve SGK tarafından açılan ve Sakarya BAM 12. Dairesi'nin 2024/1796 esas, 2024/2190 karar sayılı kararı ile kesinleşmiş bulunan rücu davasına ilişkin dosyada verilen kararda kabul edilen kusur oranları ile uyumlu olduğu, UYAP'tan yapılan araştırma neticesinde davaya konu kaza nedeniyle açılmış ceza dosyasına rastlanılmadığı, olayın kabul edilen oluş şeklinin dosya kapsamına uygun olduğu, olayın yeterli derecede değerlendirilerek tarafların kusurlarının mevzuat hükümleri çerçevesinde isabetli şekilde belirlendiği, dosyaya sunulan tüm delillerin, beyan ve itirazların değerlendirildiği, hükme esas alınan hesap raporunda yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, Yargıtayın emsal içtihatlarında belirlemiş olduğu hesaplama yöntemine göre yapılmış olduğu, yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan hesaplamalarda herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, maluliyet oranı, kusur oranı, davacı işçinin kaza sonrasında uzun bir süre tedavi olmak zorunda kalmış olması hususları dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) (b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kaldırma kararında yer alan hususlara riayet edilmediğini, ücret hesaplamasındaki hatanın ısrarla tekrar edildiğini, bu husustaki itirazlarının hiçbir suretle dinlenilmediğini, eksik ve hatalı yargılamaya sebep olunduğunu, hükme esas alınan hesap ek raporunda bir aylık çelik imalat ustası olarak çalışmış olan davacının net maaşının asgari ücretin iki katı tutarında kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ilk kararda esas alınan raporda olduğu gibi açıkça hatalı bir hesaplama ile rapor düzenlendiğini, sendikaların bildirdiği emsal ücretin dikkate alınmadan sadece Tüik verisi ile Gebze Ticaret Odası'nın bildirdiği emsal ücretlerin ortalamasının dikkate alınarak davacının ücretinin belirlenmesi gerektiğini,
b.Mahkemece kusur yönünden, SGK tarafından açılan rücu davasında kabul edilen kusur oranları ile somut dosyada aldırılan kusur oranları örtüştüğünden bahisle aldırılan kusur raporuna itibar edilmiş ise de, rücu davasında verilen kararın kesinleşmemiş olması nedeniyle her iki dava dosyasındaki kusur oranları arasında çelişki olup olmadığının belli olmadığını, her iki davada da aynı bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığını, aynı heyet tarafından birebir aynı gerekçelerle aynı kusur oranlarının belirtildiğini, davacının maluliyet oranının %13,1 seviyelerine inmişken ne sebeple sonradan artış gösterdiğinin araştırılmadığını, kendi kendine tedavi olan davacının tedavi sürecinde maluliyetinin artışında kusurlu olduğunun dikkate alınmadığını, kazanın oluşunda davalı işveren yönünden illiyet bağının kesildiğini,
c.Kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı işçinin kusurunun bulunduğu somut olay bakımından manevi tazminat hakkında tam kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu,
d.Davalılar arasında asıl- alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca bir eser sözleşmesinden ibaret olduğunu, davacı işçinin davalı müvekkilinin işçisi olmadığını, diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, husumet itirazlarını tekrarladıklarını,
e.Ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili davalı işverenin %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmişken, alt -asıl işveren ilişkisi dahi bulunmayan diğer davalı ile birlikte %95 oranında tazminat miktarından sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.