Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/981 K.2025/9578
10. Hukuk Dairesi 2025/981 E. , 2025/9578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/104 E., 2024/2266 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/394 E., 2023/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... İ.Ö. Okulu'nda 01.10.1998 ile 15.10.1998 tarihleri arasında vekil öğretmen olarak çalıştığını, söz konusu çalışması nedeniyle müvekkilinin 19.09.2022 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvuru yaptığını ve ... ... İ.Ö. Okulundaki 01.10.1998 ile 15.10.1998 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili hizmet süresinden sayılmasını talep ettiğini, ancak davalı Kurumun talebi reddettiğini, sosyal güvenlik hakkının, kişiye sıkı sıkıya bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve feragat edilmez bir hak niteliğinde olduğunu, müvekkilinin, ... ... İ.Ö. Okulunda 01.10.1998 ile 15.10.1998 tarihleri arasında vekil öğretmen olarak çalıştığını, söz konusu çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olduğunu, müvekkilinin bu çalışması sebebiyle kesenek kesilmemesinin müvekkilinin inisiyatifinde olan bir durum olmadığını, davalı Kurum tarafından müvekkilinin gerçek çalışmasının hizmet süresinden sayılmamasının Kanunlara ve Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1998 olduğunun tespiti ile SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı'nın 25.10.2022 tarih 78313179 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığı, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, Kuruma müracaat dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın esastan da reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığını, ... idari bir Kurum olduğundan yapmış olduğu işlemlerde idari işlem sayıldığından görevli mahkemenin idare mahkemesi olması gerektiğinden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, mecburi dava arkadaşlığı veya kanunların öngördüğü istisnai haller dışında kendisine husumet yöneltilen dışında dahili dava v.b. ifadelerle taraf sıfatı verilemeyeceği, dava dilekçesinde davalı olarak ... taraf olarak gösterilmemiş olup sonradan herhangi bir şekilde dahili davalı v.b. ifadelerle davada yer alması ile taraf sıfatı kazanılamayacağından açılan davanın ... açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı hakkında tesis edilen işlemlerin mevzuatın öngördüğü usul ve esaslar dairesinde yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın HMK.'nın 114/1-b ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili:
a.Mahkemece talebin Kurum işleminin iptali olarak hatalı değerlendirildiğini, sigorta başlangıcı yönünden adli yargıda bu davanın görülmesi gerektiğini,
b.İlgili Kanun gereğince de davanın adli yargıda görülmesi gerektiğini beyan ile kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.