Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4978 K.2025/9523

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4978 📋 K. 2025/9523 📅 04.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4978 E.  ,  2025/9523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/864 E., 2024/1816 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/618 E., 2022/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı davalı işçisi .. ...'ın 07.01.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu olay nedeniyle dava dışı sigortalının hak sahiplerine 588.711,46 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 386-TL cenaze yardımı yapıldığını, olayda işverenin kusurlu olduğunu belirterek, toplam Kurum zararının 589.047,46 TL olduğunu, davalının %100 kusurlu olduğunun tazminat dosyasında tespit edildiğini, davalının Kurum zararından sorumlu olduğunu belirterek oluşan Kurum zararının şimdilik ilk peşin sermaye değerli gelir için 49.900,00 TL' sinin gelir bağlama kararının onay tarihi olan 11.06.2014 tarihinden, cenaze yardımı yönünden 100,00 TL' sinin ödeme tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte 5510 sayılı Kanunun 21. ve 76. maddeleri kapsamında davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 29.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle de ilk peşin sermaye değerli gelir yönünden talebini 538.811,38 TL olarak, cenaze yardımı yönünden talebini 386-TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK'nın denetim raporu, Çat Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/24 Esas, 2015/31 Karar sayılı ve 17.06.2020 kesinleşme tarihli ilamı ve Mahkemenin 2010/58 Esas, 2020/165 Karar sayılı ve Yargıtay derecatından geçerek kesinleşen dava dosyasında aldırılan 19.01.2015 tarihli 3'lü bilirkişiden aldırılmış kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde; kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na uygun olduğu, dosya içerisine celp olunan dava dosyasında aldırılan kusur raporuyla işveren Karayolları %100 kusurlu kabul edilmiş olup ... sigortalıya ise atfedilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Karayollarına atfolunan kusur nispetinde yapılan hesaplamalara dayalı 26.10.2021 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle, hesap bilirkişi raporu doğrultusunda neticeten davacı Kurumun talepleri de dikkati nazara alınarak; davanın kabulü ile 588.711,38 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 11.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, 386,00 TL cenaze masrafının ödeme tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kusur raporlarını kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükümleri ile bilirkişi heyeti kusur raporu, hesap raporu, ceza ve tazminat dosyaları, SGK tahkikat raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.