Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3437 K.2025/9468
10. Hukuk Dairesi 2025/3437 E. , 2025/9468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1640 E., 2024/2920 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/376 E., 2023/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından düzenlenen 14.06.2017 tarihli rapora istinaden, 27.07.2017 tarihli yazının düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, söz konusu yazıda müvekkili şirkette 6 adet kayıt dışı çalışanın tespit edildiğini, bu 6 adet çalışanın ayrılış bildirgeleri ile aylık prim hizmet bilgileri düzenlenerek bir ay içinde davalı Kuruma gönderilmesinin istendiğini, söz konusu rapor dayanak gösterilerek idari para cezaları kesildiğini, müvekkili şirketten toplamda 39.470,00 TL tahsil edildiğini, düzenlenen rapora itiraz ettiklerini, itirazlarının herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, yapılan tüm bu işlemlerin, düzenlenen rapor ve cezaların mesnetsiz olduğunu ve usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini belirterek Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, birleşen Ankara 16. İş Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde; müvekkili şirkete yapılan idari denetim sonucu sigortasız çalıştırma iddiası ile tahakkuk ettirilen ve ödenmek zorunda kalınan 123,47 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak tahsiline, dayanak işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı definin gerçekleştiğini, Kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Asıl ve birleşen davada,
1-Davanın kabulüne,
2-Seyhan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 27.07.2017 tarihli ve 9.446.088 varide sayılı işleminin iptaline,
3-Yersiz olarak alınan 123,73 TL prim ve gecikme zammının 29.11.2017 ödeme tarihini takip eden ay başından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Dosyadaki bilgi ve belgelerden, asıl ve birleşen davalarda Kurum denetimi sonucunda çalışma tespiti yapılan kişilerin gerçekte çalışmadığı iddiası ile çalışma tespitine ilişkin Kurum işlemi ile, bundan kaynaklı prim borcu çıkarılmasına ilişkin işlemlerin iptalinin istenildiği,bir günlük çalışmaları tespit edilen dahili davalılar .., .. ve ... ...’nin aynı tarihlerde başka işyerlerinden kesintisiz bildirimlerinin bulunduğu, faturada kargoyu teslim eden olarak dahili davalı ...’ın imzasının mevcut olmadığı, dahili davalı ... ..’in eşi olan .. ...’in işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerine göre; davacı şirkete ait işyerinde 30.04.2014-26.03.2015 tarihleri arasında çalışmasının olduğu, dahili davalı ...’in iş yerinde 16.06.2015 tarihinde bir gün çalıştığının tespiti ... A.Ş.’ne ait 16.06.2015 tarihli 64 sayılı satış fişine dayandırılmış ise de, söz konusu fişte ...’in imzasının mevcut olmadığı, davacı şirketin tahakkuk ettirilen 9.180,00 TL İPC’nın iptali talebi ile ikame ettiği dava sonucunda Adana 3.İdare Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2018/777 E, 2019/1235 K. sayılı kararı ile 30.290,00 TL İPC’nin iptali talebi ile ikame ettiği dava sonucunda Adana 3. İdare Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2018/778 E, 2019/1234 K sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verdiği ve kararların istinaftan geçerek kesinleştiği, dahili davalılardan .. yargılama sırasında vefat ettiği ve mirasçılarına tebligat yapıldığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, bir kısım dahili davalıların aynı tarihlerde başka iş yerlerinden bildirimlerinin olması, bir kısmının belgelerde imzalarının olmaması, aynı olaya ilişkin verilen idari para cezalarına ilişkin açılan davalarda kesinleşen kararlar ile ipari para cezalarının iptaline karar verilmesi ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararı yerinde olup, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" belirtilerek davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle,
1. Davacı işyerinde çalışan ve rapora konu olan şahısların bir çoğunun ve dinlenen tanıkların şirket sahibi ile akrabalık ilişkisi içerisinde olduğunu,
2. Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun tahmin ve şahsi kanaat içeren ifadelerle hazırlandığını, ... isimli çalışanın ... kart numarasını başkasının kullanmış olabileceği gibi herhangi bir dayanağı olmayan afaki ifadelerin bulunduğunu ve karara esas alınabilecek nitelikte olmadığını,
3. Kurum müfettişince düzenlenen raporda isimleri geçen her bir sigortalının 5510 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgelerinin (1/a), çalıştığı tespit edilen aylara ilişkin asıl ve ek nitelikteki prim hizmet belgelerinin (3/a) ve 5510 sayılı Kanunun 9.maddesinde öngörülen sigortalı işten ayrılış bildirgelerinin (5/a) süresinde verilmediğinin tespit edildiğini, söz konusu 6 kişinin de müfettiş raporu ile davacı şirkette çalıştığı tespit edilmiş olmasına rağmen, bu kişilerin tamamının davacı şirkette çalışmadığını kabul edebilmek için yeterli delilin dosyada mevcut olmadığını, sonuç olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.