Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3144 K.2025/9400
10. Hukuk Dairesi 2024/3144 E. , 2025/9400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/386 E., 2023/433 K.
Taraflar arasındaki prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .. sicil sayılı iş yeriyle ilgili olarak 01.08.2016 tarihli aylık prim hizmet bildirgesi kanun numarası değişikliği konulu yazılı müracaatı ile 5510 sayılı Kanun iptali ve 6111 sayılı Kanun'a göre ek aylık prim ve hizmet belgesi belgelerindeki kanun numarasının 6111 sayılı Kanun teşvikine dönüştürülmesi talebinin davalı Kurumca 18.03.2015 tarih ve 2015/10 sayılı genelge gerekçe gösterilerek reddedildiği, Kurumun genelge ile yetkisini aştığı, kendisini kanun koyucu yerine koyarak kanunda getirilen teşvikten yararlanma imkanını ortadan kaldırdığı, davacının talebine olumsuz cevap verdiği ve iptal ve asıl APHB bildirgelerini işleme koymayarak talebi reddettiği, 6111 sayılı Kanunun 74. maddesi ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10 uncu maddesi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 103. maddesi gereğince davacının müracaatının işleme alınması gerektiği iddiasıyla davalı Kurumun 01.08.2016 tarih ve .......sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduğu, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak davacının 6111 sayılı Kanuna istinaden teşvikten yararlanması için talep edilen geriye dönük iptal ve ek prim belgelerinin işleme alınması talebinin mevzuata aykırı olduğu, 2015/10 sayılı genelgenin 18.03.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, genelgede "sigorta primi teşviklerine ilişkin yasal düzenlemelerde yer alan usul ve esasların belirlenmesine ilişkin hükümler dikkate alınarak ilgili bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle konu yeniden değerlendirilmiş olup bundan böyle aylık prim ve hizmet belgelerinin tercih edilen sigorta prim teşvikine ilişkin kanun numarası seçmek suretiyle düzenleyip teşvikten yararlandıktan sonra sigorta primi teşvikinin değiştirilmesi yönündeki talepler işleme alınmayacaktır" şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca davacının dava açmadan önce Kuruma başvuru yapması gerektiği, başvuru yapmadan dava açıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.03.2017 tarihli ve 2016/556 Esas, 2017/114 Karar sayılı kararla davacının davasının kabulü ile davacının .. sicil sayılı iş yeri ile ilgili olarak 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'un Ek Geçici 10. maddesi kapsamında geriye dönük prim teşviğinden yararlanmaya ilişkin 01.08.2016 tarihli başvurusunun Kurumca reddine ilişkin 01.08.2016 tarih .....sayılı işleminin iptaline, davacının başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/556 Esas, 2017/114 Karar sayılı karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/1123 Esas, 2017/1159 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/1123 Esas, 2017/1159 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 23.10.2019 tarihli ve 2017/4683 Esas, 2019/7845 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...İlk derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapmak, Kurumun başvuruyu kabul etmemesi halinde işin esasına girerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu hukuki olgu çerçevesinde, yeniden inceleme yapılmak üzere Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir..."
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 16.06.2020 tarihli ve 2019/341 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararla; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/341 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 06.10.2021 tarihli ve 2020/9034 Esas, 2021/11685 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada ise mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de ek 17. maddenin gelmesi ve daha sonra 4. fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17. maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 21.02.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararla; 09.02.2021 tarihi yazım ile davacı işyerince 27.03.2018 tarihli 5510 sayılı Kanuna eklenen Ek 17 maddesi göz önünde bulundurularak bu kanun maddesi gereği davacının Kuruma bir başvurusunun olup olmadığı, başvuru var ise Kurumca davanın esasını çözecek nitelikte işlem yapılıp yapılmadığı sorulduğu, Kurumun 14.02.2022 tarih ve E-..... sayılı yazısı ile, .. sicil numaralı davacı şirketin Kuruma sistem üzerinden Ek 17 madde kapsamında geriye yönelik teşviklerden yararlanma talebinde bulunduğunun bildirildiği, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 103/4-f hükmü ile işverenlerin teşvik başvurularında geriye dönük talepte bulunabilmeleri ve daha önce hatalı şekilde seçtikleri teşvik uygulamalarını düzelterek değiştirebilmeleri hususunda özel düzenleme yapıldığı, bozma öncesi yapılan tespit ve değerlendirmeler de gözetilerek davalı şirketin prim teşvikinden yararlanma başvurusu ile hatalı olarak 5510 sayılı Kanun numarasını seçtiği, daha sonra dava konusu 6111 sayılı Kanun numarası seçilerek düzeltme başvurusunda bulunduğu, kurumun talebi reddettiği anlaşılmış ise de, davacının başvurusunun yasaya uygun olduğu, işleme alınması gerektiği, gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının .. sicil sayılı iş yeri ile ilgili olarak 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'un Ek Geçici 10. maddesi kapsamında geriye dönük prim teşviğinden yararlanmaya ilişkin 01.08.2016 tarihli başvurusunun Kurumca reddine ilişkin 01.08.2016 tarih .... sayılı işleminin iptaline, davacının başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
5.İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 13.06.2023 tarihli ve 2023/4041 Esas, 2023/6833 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.
2.Eldeki davada, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davacı şirketin davalı Kurumdan ek 17. maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulmuş ve davalı Kurumun cevabi yazısında davacı şirketin ek 17. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 24.05.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği tüm dönemler bakımından 4447 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinden faydalandırılmaya dair kuruma verdiği belgelerin işleme alındığı hususu ile birlikte davacının mahsuplaşma işlemlerinin dahi tamamlandığı hususunun belirtilmesi karşısında, davacı şirketin açtığı bu dava ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi hükümlerinden faydalandırılmaya yönelik olarak kuruma verilen belgelerin işleme alınmasını talep ettiğine göre, dava konusu istem bakımından davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
6.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı şirketin davalı Kurumdan Ek 17. maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulduğu ve davalı Kurumun cevabi yazısında davacı şirketin Ek 17. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 24.05.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği tüm dönemler bakımından 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinden faydalandırılmaya dair Kuruma verdiği belgelerin işleme alındığı hususu ile birlikte davacının mahsuplaşma işlemlerinin dahi tamamlandığı hususunun belirtilmesi karşısında, davacı şirketin açtığı bu dava ile 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi hükümlerinden faydalandırılmaya yönelik olarak Kuruma verilen belgelerin işleme alınmasını talep ettiğine göre, dava konusu istem bakımından davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğu, aksine verilen kararın yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin işlemin iptaline ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.