Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/759 K.2025/9194

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/759 📋 K. 2025/9194 📅 29.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/759 E.  ,  2025/9194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/93 E., 2024/401 K.
İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 21.09.2016-22.05.2017 tarihleri arasında işyerinde yurt içi ve yurt dışı şoför olarak çalıştığını, gerçek ücretinin 1300 TL net ücret + sefer primi olduğunu, ayda en az 14.000 km yaptığını, km başına 0,30 kuruş prim aldığını, gerçek ücretinin bordrolara yanstılmadığını belirterek eksik sigorta primlerinin tamamlatılmasını talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
1. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının yersiz olduğunu, gerçekte sefer başına 0,25 TL ödendiğini, bunun sefer primi değil harcırah olduğunu, SGK primine esas ücretlerden olmadığını, bu ödemenin davacının yolda geçen masraflarını (konaklama, yemek vs) karşılama amacını güttüğünü, davacının 12.11.2016 tarihinde kaza geçirdiğini, bu dönemde 50 gün çalışmadığını, ayrıca işe başladığı ilk ayın deneme süresi olduğunu, bu süreçte çalışma olmadığını, davacının iddiasını senetle ispat zorunluluğunun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti için dava açma süresi olan 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, SGK'nın hasım olarak davalı gösterilemeyeceğini, bunun yanında fer'i müdahil olabileceğini, davacının Kurum kayıtlarının aksini gösterir belge ile davasının ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne; davacının davalı işverenlikteki çalışmasında 2016 yılı Eylül ayından brüt 629,45 TL 2016 yılı Ekim ayından brüt 3.726,34 TL, 2016 yılı Kasım ayından brüt 1.569,43 TL prime esas kazancının Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. yapılan değerlendirmede, uluslar arası nakliyat faaliyetini yürüten işverenlere ait işyerlerinde hizmet akdine tabi şoför olarak çalışanlara yurt dışı görevlendirmelerde “sefer primi”, “sefer yolluğu”, “harcırah” adı altında işverenlerce gerçekleştirilen ödemeler, 506 sayılı Kanun'un 77. maddesinde yer alan “yolluk” veya 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesindeki “görev yolluğu” ibareleriyle teknik ve somut olarak tam anlamıyla örtüşmediğinden, bu tür uyuşmazlıklar yönünden maddelerdeki kavramlar, yalnızca araca bağlı zorunlu giderler şeklinde anlaşılmalı, başka anlatımla, sigortalılara söz konusu adlar altında yapılan ödemeler içerisinden yalnızca araca bağlı zorunlu harcamalar ayrıştırılıp geri kalan tutar sigorta primine esas kazanca dahil edilmeli, iddianın kanıtlanması konusunda 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Buna göre inceleme konusu davada, dosyada yer alan yazılı belgeler irdelenmeli, ödemeler değinilen kapsamda ayrıştırmaya tabi tutulmalı, belgelerin, ait olduğu çalışma dönemi bakımından yazılı delil oluşturacağı gözetilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespit talep edilen dönemde yurt içi tır şoförü olarak çalıştığı, dolayısıyla sözleşmede yurt dışı seferlerinde söz konusu olan aracın yakıt vs masraflarının davacıya yapılan ödemelere dahil olduğundan söz edilemeyeceği, tanıkların harcırahların şoförün şahsi harcamaları için ödendiği yolundaki beyanları, iş akdine göre şoförün ayrıca bir harcama yapması durumunda bunun karşılığının belge ibrazında ödenecek olması ve fakat davalı işveren tarafından bu yönde herhangi bir belge ibraz edilmemiş olması, davalı şirket vekilinin 29.07.2024 tarihli dilekçesinde davacının şirkete ibraz ettiği herhangi bir belge olmadığı yolunda beyanda bulunmuş olması karşısında, davacının banka hesabına yapılan ödemelerin araç için yapılan zorunlu giderler olarak kabul edilemeyeceği, davacının banka hesabında tespit edilen tutarların prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş, Mahkemece alınan 06.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının banka hesabına 2016 Eylül ayında 912,50 TL, 2016 Ekim ayında 3.989,69 TL, 2016 Kasım ayında 2.422,00 TL ödeme yapıldığı tespit edildikten sonra 2016/9 döneminde 629,45 TL, 2016/10 döneminde 3.932,72 TL, 2016/11 döneminde 1.651,98 TL fark prime esas kazanç olduğu belirlenmiş ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yer alan brüt tutarlardan daha yüksek olarak hesaplandığı incelenmiş ise de Mahkemece verilen kararın yalnızca davalılarca temyiz edildiği, önceki kararla tespit edilen prime esas kazançların davalılar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak bozma öncesi verilen kararla aynı karar verilmiş, davanın kabulüne davacının davalı işverenlikteki çalışmasında 2016 yılı Eylül ayından brüt 629,45 TL 2016 yılı Ekim ayından brüt 3.726,34 TL, 2016 yılı kasım ayından brüt 1.569,43 TL prime esas kazancının Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, tanık beyanlarına göre yapılan ödemelerin yoldaki zorunlu ihtiyaçlar için yapıldığının anlaşıldığını, yurt içi uzun yol şoförleri için sefer primi ya da harcırah adı altında sefer başına yeme içme masrafı olarak yolluk veya harcırah adı altında ödeme yapıldığını tespit edilmesi durumunda prime esas kazançlara dahil edilemeyeceğini, dosyada bu hususlara ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, Mahkemece böyle bir tespit yapılmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak yapılan bu ödemelerin prime dahil edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının asgari ücretle istihdam edilmiş olup sabit ücret olan asgari ücretin yanında davacıya ödenen sefer primlerinin amacı işçiye gelir sağlamak değil, sefer sırasında yapacağı harcamaların ( otoyol geçiş ücreti, park gideri, konaklama gideri, akaryakıt, araçta oluşacak arızanın giderilmesi ) karşılanması olduğunu, dosya kapsamında davacıya yapılan harcırah ödemeleri yönünden herhangi bir ayrımlaştırma yapılmamış ve davacıya harcırah olarak yapılan tüm ödemeler ücretin eki olarak kabul edildiğini, Mahkeme tarafından dinlenen tanıkların davacıya maaşının dışında km başına ödenen 0,25 TL ücretin harcırah olduğunu, müvekkil tarafından sefer başına verilen yapılan bu ödemelerin yoldaki zorunlu ihtiyaçların karşılanması için yapıldığını beyan ettiğini, davacının kendisine yapılan harcırah ödemelerinin ücretinin bir parçası olduğunu ispat edemediğini, davacının talep edilen ayların tamamında çalıştığı varsayılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, eksik prim bulunduğu tespitinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle harcırah adı altında yapılan banka ödemelerinin aynı ayın ücret ödemesi kapsamında olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum ve davalı şirket vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi