Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12442 K.2025/9267
10. Hukuk Dairesi 2024/12442 E. , 2025/9267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2450 E., 2022/1675 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hopa Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/92 E., 2022/117 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı .... Yapı İnşaat Turizm Taş. İm. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Yapı firma vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacı ...'in 20.04.2016 tarihinde davalı ... Yapı şirketine ait ... Çay Fabrikasında teknik eleman olarak 2.500,00 TL'ye çalışmaya başladığını, 09.05.2016 tarihinde iş yerinde otuz saatlik çalışmanın sonucunda yorgunluk ve uykusuzluk nedeniyle sağ elini makineye kaptırarak üç parmağının tam koptuğunu, diğer parmağının da önemli oranda hasar gördüğünü ve kazadan hemen sonra Hopa Devlet Hastanesinde yapılan ilk müdahaleden sonra KTÜ Araştırma Hastanesine sevk edildiğini ve burada da ameliyata alındığını ancak kopan parmakların yerine dikilemediğini, davacının sağ elini eskisi gibi kullanamadığı, hem fonksiyonel hem de estetik olarak iyileşme olmadığını, davacının davalı çay fabrikasında müdür ... tarafından disiplinsiz ve kontrolsüz olarak dinlendirilmeden 30 saatten fazla çalışmaya zorlandığını, zaten saatlerdir çalışan davacının oldukça yorgun ve uykusuz olması nedeniyle elini makineye kaptırdığını, davacının kazayı geçirdiğinde 42 yaşında olduğunu, kaza nedeniyle önemli ölçüde iş gücü kaybını yaşadığını, davacının uzmanlık alanı gereği bedenen çalışarak hayatını devam ettirmeye çalıştığını ancak geçirdiği kaza neticesinde iş alanlarının kısıtlandığını ve iş bulma imkanının zorlaştığını, davacının elindeki fonksiyon kaybının yanı sıra estetik olarak elinin görüntüsünün bozulması nedeniyle sosyal hayatta ta en çok kullanılan elini toplum içerisinde elini saklamak zorunda kaldığını, insanlarla tokalaşamadığını, bu durumun davacıyı psikolojik açıdan oldukça etkilediğini, bunların dışında da davacının çocuklarının, babalarının geçirdiği kazadan ve tedavi nedeniyle sürekli hastaneleri gitmesinden oldukça elem duyduklarını, okul çağında olan çocukların okulda arkadaşlarının "Parmaksızın çocuğu" diye alay ettiklerini ve çocukların bu durumdan çok etkilendiklerini ayrıca davacının eşinin de bu süreçte eşinin yanında hastanelere gittiğini ve evde tüm işleri tek başına yapmak zorunda kaldığını belirterek davalıların ihmali yüzünden kendisinin ve aile bireylerinin hem maddi hem de manevi olarak etkilenen davacıların geçirdikleri acı ve ızrabı hafifletmek maksadıyla davacı için 70.000,00 TL, eş için 40.000,00 TL, her bir çocuk ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminat ile bilirkişi marifetiyle belirlenmek üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine ayrıca tahsilatın güçleşmemesi amacıyla davalıların menkul, gayrimenkul ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Yapı İnşaat Turzm Taş. Ticaret Şirketi vekili, davacının olay nedeniyle somut bir zararının bulunmadığını, olay nedeniyle kendisinin rapor aldığını ve bu kapsamda SGK'dan 2.000,00 TL maaş aldığını, aynı zamanda şirketlerinden sigortalı olarak çalıştığını, davacının işe başlayışından yaklaşık 7 gün sonra kazanın gerçekleştiğini, kazanın da davacının acemiliği nedeniyle olduğunu, bundan dolayı kazanın oluşumunda davacının tam kusurluğu olduğunu, davacının 30 saat kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığını, zira bu bunun mümkün olmadığını, davacının 2.500,00 TL değil 2.000,00 TL maaşla çalıştığını ve sigortasının tam olarak beyan edildiğini, davacının zaten şirkette yedi gün çalıştığını ve bu çalışmanın şirkete bir katkı sağlamadığını, kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren davacının talep ettiği miktarın oldukça yüksek olduğunu ve miktarın kabulü halinde davacının zenginleşmesine neden olunacağını ayrıca davacı dışındaki davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, davacı ... dışındaki davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacıların olaydan dolayı maddi zararının olmadığını, kazanın gerçekleştiği şirketle kendisinin bir alakasının olmadığını, bahsedilen şirkette şirket ortağı, yönetici veya SGK'lı çalışan olmadığını belirterek davanın kendisi açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili, davacının herhangi bir somut zararı olmadığını, nitekim somut bir maddi zarar kalemi ortaya koyamadığını, kendisinin olay nedeniyle rapor aldığını, rapor süresince SGK'dan yardım ve maaş aldığını, davacının, mesai arkadaşı olduğunu, kazanın, davacının işe başlamasından 7 gün sonra gerçekleştiğini, kazanın davacının verilen talimatlara uymaması ve acemiliğinden kaynaklandığını, davacının asli kusurlu olduğunu, iddia edildiği gibi bir kişinin 30 saat kesintisiz çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, iş yerinde vardiya usulu uygulandığını, davacının vardiyalı çalıştığını ayrıca nitelikli bir işçi olmadığını, iş yerinde kısa süreli çalıştığını, davacının talep ettiği miktarın oldukça yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı ... Yapı İnşaat Turzm Taş. Ticaret Şirketi yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... Yapı firma vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Yapı İnşaat Turzm Taş. Ticaret Şirketi vekili, manevi tazminatın belirlenmesinde davacının kusurunun dikkate alınmadığını, davacının hayatta olmasına ve sadece iş gücü kaybına uğramasına rağmen davacı eş ve çocuklar yönünden manevi tazminata hükmedilmesinin anlaşılamadığını, manevi tazminatların fahiş belirlendiğini, ... yönünden hem maddi hem de manevi tazminat reddedilmesine rağmen tek bir vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu, çelişkili hesap raporlara göre karar verildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bu açıklamalar sonrasında somut olayda, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları ile davacı sigortalının maluliyet oranı gözetildiğinde ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, Mahkemenin davacı sigortalı ... için takdir ettiği manevi tazminat miktarının fazla olduğu, 40.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. 3-Çözülmesi gereken bir diğer uyuşmazlık davacı eş ve çocukların meydana gelen olay nedeniyle manevi tazminat talep edip edemeyecekleri hususudur. Olay, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi ile bu konu yeniden düzenlenmiş olunup özetle "Ağır bedensel zarar yada ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilineceği" hükmü getirilmiştir. Bu yeni düzenlenme ile yaralanan sigortalının yakınlarının manevi tazminat davası bakımından haksahipliği durumu ön şartı olarak "Ağır bedensel" zarar koşulunu getirmiştir. Somut olaya gelince; davacı kazalının %23 oranında malul kaldığı, maluliyetin derecesi ve yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, yaralanmasının ağır bedensel zarar teşkil etmediği, davacılar eş ve çocuklar yönünden manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken, bunların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. (Emsal mahiyette Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2019 tarih ve 2018/5037 Esas 2019/4405 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2019 tarih ve 2018/2833 Esas 2019/1671 Karar ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 20.12.2018 tarih ve 2017/4554 Esas 2018/9556 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Açıklanan nedenlerle davalı .... Yapı İnşaat Turzm Taş. Ticaret Şirketi'nin istinaf talebi yerindedir. Bununla birlikte verilen hükmün düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekli olmadığından karar HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak esasa ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Fias Yapı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile kazalı yönünden takdir olunan manevi tazminatın az olduğu, diğer davacılar yönünden ise reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Yapı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A)Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat tutarları gözetildiğinde reddine veya kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Davalı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.