Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5314 K.2025/9060

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5314 📋 K. 2025/9060 📅 28.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5314 E.  ,  2025/9060 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/320 E., 2025/15 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası sebebiyle gelir bağlanması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’nün iş kazası kaynaklı maluliyetinin bulunduğu, SGK'ya ve sonrasında itirazen Yüksek Sağlık Kuruluna başvuru sonrasında maluliyetin Kurum tarafından % 0 olarak belirlendiği, davacının iş kazası kaynaklı maluliyetinin tespitine, tespit edilecek iş kazası kaynaklı malulluk oranına göre malulen emekliliğe ve emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili 17.01.2023 tarihli dilekçesi ile taleplerinin 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca iş kazası meslek hastalığı kolundan gelir bağlanması olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre 15.06.2015-06.07.2020 tarihleri arasında %20 oranı üzerinden kısa süreli sigorta koluna tabi iş kazası nedeniyle sürekli işgöremezlik gelirine hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; eldeki dava dosyası incelendiğinde, somut olay bakımından davacının talebine konu olayın davacının çalıştığı işveren nezdinde geçtiği ve talep doğrultusunda verilecek hükmün bu işverenin hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, öncelikle davacının iddiasına konu olayın gerçekleştiği tarihteki işveren tespit edilerek HMK m. 124 gereğince anılan dava dışı işverene usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek, davaya katılımı sağlanmalıdır. Bu sebeple açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; HMK’nın 124. maddesi gereğince dava dışı işverene husumetin yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, duruşma günü tebliğ edilip, anılan işverenin davaya iştiraki sağlanmalı ve bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iş kazası nedeni ile ... İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 02.05.2017 tarihli, 1765 karar sayılı, Sağlık Kurulu Raporunda; maluliyetin %0 olduğu ve maluliyet gerekmediğinin bildirildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun 29.06.2017 tarihli, 51/9667 karar sayılı raporunda; sigortalının 15.06.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde, maluliyetinin gerekmediği şeklinde belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 03.04.2019 tarihli raporunda % 20 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, çelişki nedeni ile alınan ATK İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan nihai raporda; a) Olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin “motorlu ve motorsuz deniz taşıtları kullananlar” olduğu bildirilmekle; meslek grup numarası Grup 8 (sekiz) alınarak Gr8 XII(22İa-----10)K %10, E cetveline (yaşına) göre %9,0 (yüzdedokuzvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, muayene tarihi olan 06.07.2020 tarihinde öncesi için Üçüncü İhtisas Kurulunun 03.04.2019 tarih ve 5662 karar sayılı mütalaasında belirlenen %20’lik oranın uygun olduğunun mütala edildiği, davacının sürekli maluliyetinin %10'un altında kaldığı, dolayısıyla davacıya 5510 sayılı Kanun'un kapsamında maluliyet aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre 15.06.2015-06.07.2020 tarihleri arasında %20 oranı üzerinden kısa süreli sigorta koluna tabi iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik gelirine hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, iş kazası sebebiyle gelir bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 18., 19. ve 25. maddeleri hükümleri
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.