Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1934 K.2025/9053

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1934 📋 K. 2025/9053 📅 28.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/1934 E.  ,  2025/9053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1141 E., 2024/2446 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/331 E., 2023/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının işçi olarak davalı ... Market-... adlı iş yerinde 01.09.2015- 02.06.2018 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığın ve eksik yatırılan SGK primlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun 03.07.2020 tarih 2020/99546/021 sayılı denetmen raporuna istinaden davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinden 10.01.2018-20.02.2018 tarihleri arasına ilişkin toplam 7 günlük hizmetinin ek bildirge ile Kuruma bildirildiği, davacının tespitini istediği diğer sürelere ilişkin olarak ise davacının davalıya ait market iş yerinde işçi olarak tam zamanlı uyuşmazlık konusu tarihlerde çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacının öğrencilerle sık sık sohbet etmek üzere markete gelip gittiğini, davacının da geldiği zamanlarda diğer öğrenciler gibi kendisine ara ara yardım ettiğini ancak süreklilik arz eden çalışma olgusunun bulunmadığını beyan ettiği, kamu tanığı ...'ün davacıyı tanımadığını, davalının daimi işçisi olmadığını, davalının yanında fiili ve kesintisiz olarak çalışan kimseyi görmediğini, davalı tanığı ...'in davacı ile birlikte zaman zaman davalının marketine yardım amaçlı veya oturmak üzere gittiklerini, davacının davalıdan emir ve talimat almadığını, her gün burada ücretli olarak çalışmadığını beyan ettikleri ve iş yerine ait gelir gider belgelerinden 31.01.2018, 01.02.2018 ve 05.02.2018 tarihli irsaliye faturalarında davacının imzasının olmasına rağmen aynı dönemde ...,... .... ve .. ... ..'ın da imzalarının bulunduğu, küçük bir market işletmesinde davalı haricinde altı kişinin çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tanıkları ..., ... ve ...'ın davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığını beyan etmişler ise de bu tanıkların komşu iş yeri çalışanı veya bordro tanığı olmadıkları anlaşılmakla tanıklıklarına itibar edilmeyerek davacının davalıya ait iş yerinde Kurum tarafından denetmen raporu ile çalıştığı sabit görülen süreler dışında davalıya ait iş yerinde çalıştığı iddiasını ispatlayamadığı kanısına varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile faturalar, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.