Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6293 K.2025/9140
10. Hukuk Dairesi 2025/6293 E. , 2025/9140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2174 E., 2025/142 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/97 E., 2023/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının ... ili ... ilçesinde bulunan dava konusu işyerinde, kömür ocağı işinde 1993 yılı Haziran ayından itibaren 4 ay kadar çalıştığını ve sigorta başlangıç tarihinin 16.06.1993 tarihi olarak tespitini istemiş; 24.10 2016 tarihli celsede ise; davacının sigorta giriş bildirgesinde belirtilen tarihte sigortalı olarak işe başladığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusu yapılması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 1 (bir) gün sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı ile hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6, 79., 108. madde ile geçici 54. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... A.Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden ... . adresinden 16.06.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, öte yandan davacı vekili beyanında,davacının dava dışı ... Enerji Madencilik A.Ş. ünvanlı işyerine ait işletme ocağında ... Madencilik A.Ş. bünyesinde şoför olarak çalıştığını belirttiği, Kurum tarafından ... sicil no.lu işyerinin işyeri tescil bilgilerinin gönderilmediği dolayısısyla mahiyet ve kapsam tarihlerinin bilinmediği, öte yandan bu işyerinden bordro verilmediğinin bildirildiği, davacı vekilinin beyanında bahsettiği ... Enerji Madencilik A.Ş.'nin tescil bilgileri ile 1993/2. dönem bordrosunun geldiği, kömür işletmesi mahiyetindeki işyerinin 05.10.1978-31.03.2010 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve 1993/2. döneminden 44 kişinin bildirildiğinin ancak buradan dinlenen tanığın olmadığı, belediye, vergi dairesi ve emniyet marifetiyle yapılan araştırmada komşu işyerinin tespit edilemediği,dinlenen davacı tanıklarının ise işyerinde çalışması olmayan davacının arkadaş yada akrabaları olduğu,davacının tam olarak nerede çalıştığı,kimlerle birlikte çalıştığı, ... Enerji Madencilik A.Ş. ile ... Madencilik A.Ş. Arasında bir hukuki ilişki olup olmadığı hususları tam olarak araştırılmadan Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, davacının da ayrıntılı beyanı alınarak dava konusu dönemde nerede çalıştığı, kimlerle birlikte çalıştığı hususları açıklatılmalı, ... Madencilik A.Ş. ile ... Enerji Madencilik A.Ş. arasında dava konusu dönemde asıl işveren-alt işveren vs. gibi hukuki bir ilişki olup olmadığı belirlenmeli, ... Madencilik A.Ş.'nin ... sicil no.lu işyerinin tescil bilgileri celbedilerek mahiyet ve Kanun kapsamı belirlenmeli, öte yandan ... Madencilik A.Ş. ile ... Enerji Madencilik A.Ş. arasında dava konusu döneömde bir hukuki ilişkinin varlığının tespiti halinde, davacının da beyanı alınarak davacıyı tanıyan 1993/2. dönem bordrosunda, özellikle dava konusu tarihi de içerecek şekilde çalışması olanlardan yeteri kadarının beyanı alınmalı, yine davacının birlikte çalıştığını beyan edeceği kişilerin sigortalılık ve işyerinden verilen işe giriş bildirgeleri de celbedilerek dinlenmeli, bu tanık beyanlarının yetersiz kalması halinde, taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmeli,böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
5.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.