Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1975 K.2025/9084
10. Hukuk Dairesi 2025/1975 E. , 2025/9084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1327 E., 2024/3503 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/116 E., 2022/77 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.11.2017 tarihinde pimapen ustası olarak çalışmaya başladığını, 21.10.2019 tarihinde işten çıkartıldığını, ancak Kurum kayıtlarında 07.02.2018 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 21.10.2019 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığının görüldüğünü, işten çıkartıldıktan sonra Kuruma müracaat ettiğinde sigorta giriş ve çıkışının yapıldığını öğrendiğini, bu durumun emeklilik işlemlerinin gecikmesine ve hak kaybına uğramasına neden olduğunu belirterek davacının sigortalı çalışma başlangıcı olarak 25.11.2017 tarihinin tespiti ile bu süre içinde yatırılmayan sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılması ve söz konusu diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı her ne kadar işe başlangıç tarihinin 25.11.2017 olduğunu iddia etse de iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı ile müvekkilinin yapmış olduğu görüşmeler neticesinde davacı 07.02.2018 tarihinde PVC doğrama montajcısı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin de davacının çalışmaya başladığı tarihten itibaren SGK'ya işe giriş bildirgesinde bulunduğunu ve sigortası için gerekli işlemleri yaptığını, çalıştığı dönem boyunca davacı her ay için ayrı ayrı bir hata, hile ve tehdit olmaksızın ücret pusulalarını ve bordroları imzaladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı ...'e ait işyerinde 07.02.2018-21.10.2019 tarihleri arasında çalışmasının gözüktüğünü, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya davalı vekilince sunulan işe giriş bildirgesinin, dönem bordrolarının, kıdem tazminatı bordrosunun davacının imzasına havi olduğu, davacı tarafça imzaya itiraz edilmediği ve bu belgelerde davacının işe giriş tarihinin 07.02.2018 olarak belirtildiği, buna göre imzalı belgeler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Marmaris İş Mahkemesi'nce verilen 21.03.2022 tarih, 2020/116 Esas ve 2022/77 Karar sayılı ilâmına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanları ile davacının çalışmış olduğunun ispatlandığını, davalı tarafından aksini iddia edecek savunma yapılmadığını, davalının çalışanlarının sigorta bildirimlerinin eksik yatırdığını ya da hiç yatırmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının 251.11.2017 tarihinde işe başladığının tespiti ile raporda belirtildiği gibi SGK'ya bildirilmeyen prim gün sayısının toplamda 41 gün olduğuna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını beyan etmektedir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık, davacının 25.11.2017 ila 07.02.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise, o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, fer'i müdahil Kurum vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bu itibarla fer'i müdahil Kurum yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.