Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6143 K.2025/9142
10. Hukuk Dairesi 2025/6143 E. , 2025/9142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1952 E., 2025/415 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/294 E., 2019/586 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,; davacının ... ... ilçesindeki ... İnşaat adlı şirkete ait yol inşaatında işçi olarak çalıştığını, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayıldığını, işveren şirket tarafından müvekkilinin çalıştığını SGK'ya bildirdiğini, ancak prim ve bordrolarını vermediğini, müvekkilinin 12.07.2016 günlü verdiği dilekçeyle davalı Kurumdan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, davalı Kurum tarafından 01.07.1986 tarihindeki sigortalılık başlangıcı olarak kabul etmediği için müvekkilinin yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğini ifade ederek müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1986 olarak tespitiyle Ağustos 2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK davaya cevap vermemiş,aşamalarda davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamında, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin gerçekten var olup olmadığı tespit edilememiştir. İşe giriş bildirgesi olmakla beraber ne işveren ve ne de işe giriş bildirgesindeki bilgilerle örtüşür bir iş yeri tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilgilere göre her ne kadar davacı taraf sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1986 tarihi olarak tescilini talep etmişse de, bu iddiayı ispatlar herhangi bir kayıt ve belge yahut tanık bayanına ulaşılamadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 6, 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı "... ..İnş. işi" işverenin ... sicil no.lu iş yerinden 01/07/1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, ... sicil no.lu iş yeri tescil bilgilerine göre işveren ünvanının ... Makine Tic. Ltd. Şti. olup yol inşaatı mahiyetindeki bu iş yerinin 15.04.1984-14.11.1988 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, bu iş yerinden dava konusu 1986/2. dönem ile 3. dönem bordrosunun dosyaya gönderildiği,dava konusu dönemde 33 kişinin bildirilmiş olduğunun anlaşıldığı, bunlardan 7'sinin dinlendiği, davacıyı tanımadıkları, davacı tanığı olarak dinlenenlerin ise dönem bordrosunda adlarının yer almadığı,sadece tanık ... adına bu iş yerinden verilen 01.07.1986 tarihli işe giriş bildirgesi olduğu, davacının sigorta sicil no.sunun 1986 yılı serisinden olduğu, .......Ltd. Şti. ile ... arasındaki hukuki ilişkinin araştırılmadığı, gelen dönem bordrosundan daha fazla bordro tanığının dinlenmediği, böylelikle Mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, .....'un dava konusu iş nedeniyle ...... Ltd. Şti.'nin alt işveren olup olmadığı Kurumdan da sorulmak suretiyle araştırılarak aralarındaki hukuki ilişki irdelenmeli, ... sicil no.lu iş yerinin dava konusu 1986/2. dönem bordrosundan davacının da beyanı alınarak daha fazla bordro tanığı dinlenmeli, davacı tanığı ...'ın iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesi ile hizmet cetveli celbedilerek beyanı denetlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.