Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15910 K.2025/8289

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15910 📋 K. 2025/8289 📅 15.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15910 E.  ,  2025/8289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/899 E., 2024/3012 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/256 E., 2022/378 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı apartman iş yerinde 15.11.2002 – 01.04.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak kapıcı sıfatıyla çalışmasına rağmen hizmetlerinin SGK’ya bildirilmediğini ve primlerinin ödenmediğini, davacının tüm hizmet süresi boyunca haftanın 7 günü apartman içi ve ortak alanlar ile bahçenin bakım ve temizliğini yaptığını, Pazar günü hariç haftanın 6 günü en az iki defa sabah ve akşam servislerini yaptığını, her akşam çöpleri aldığını, bu saatlerin dışında kat maliklerinin market bakkal ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması işini yaptığını, bu süre boyunca da ailesi ile birlikte kapıcı dairesinde ikamet ettiklerini, su faturalarının davalı apartmanca ödendiğini, elektrik ve doğalgaz faturalarını ise davacının karşıladığını, bu aboneliklerin davacının eşi ... adına olduğunu, yine tüm bu süre boyunca muhtarlık kayıtlarında da ikametgahının kapıcı dairesi olarak kayıtlı olduğunu, davacının işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle açılan Ankara 28. İş Mahkemesinin 2016/857 E. sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini beyanla, davacının davalı apartman iş yerinde kapıcı sıfatıyla kapıcılara mahsus asgari ücret karşılığında 15.11.2002 – 01.04.2015 tarihleri arasında zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının eşi ...’ın kat maliklerinden ... ...’ın tavsiyesiyle 2002 yılında o dönem kaldıkları evden çıkarılmaları ve maddi durumlarının kötü olması sebebiyle yardım amaçlı olarak düşük bir kira karşılığı apartmanın giriş katındaki daireye yerleştirildiklerini, davacı ve ailesinin kiracı olarak yerleşmeleri nedeniyle elektrik ve doğalgaz aboneliklerinin davacının eşi ... adına olduğunu, dairenin müstakil su aboneliği bulunmadığından ailenin mağduriyeti de gözetilerek apartmana ait ortak su hattından yapılan kullanım bedelinin apartman yöneticiliği tarafından karşılandığını, davacının eşi ...’ın talebi üzerine 2002 yılında kira karşılığı apartman temizliği ve sabah yarım saat, akşam bir saat olmak üzere günde 1,5 saati kapsayan servis hizmetine ilişkin sözleşme imzalandığını, 2004 yılında da yine davacının eşinin talebi üzerine anılan hizmetler ücret karşılığına çevrilerek kira için ayrıca ücret alınmasının kararlaştırıldığını, kapıcılık hizmeti ve ayrıca ücretlendirilen hizmetler karşılığı yapılan tüm ödemelerin makbuz karşılığı davacının eşi ...’a yapıldığını, makbuzların dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı ile ... Apartmanı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacının ücret karşılığı hizmet vermediğini, hizmet alınan şahsın davacının eşi ... olduğunu, tüm sözleşme ve makbuzlar davacının eşi adına olup davacının eşinin imzasını taşıdığını, apartmanın kapıcılık işlerinin de fiilen davacının eşi tarafından yapıldığını, davacının eşinin aynı dönemde başka bir işyerinde çalışıyor olmasının kapıcılık hizmeti vermesine engel olmadığını, davacı tarafından görüldüğü iddia olunan hizmetlerin eşine yardım niteliğinde olduğunu, davacı ile apartman arasında kapıcılık sözleşmesi ya da ilişkisi mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, dava konusu ihtilafla ilgili Kurumca tesis edilen işlemlerde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir husus bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespiti talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.