Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13206 K.2025/8268
10. Hukuk Dairesi 2024/13206 E. , 2025/8268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/18 E., 2024/330 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılardan ... ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... müvekkilinin 01.01.1985 tarihinde 09.07.2009 tarihine kadar bekçi ve meydancı olarak önce ... nezdindeki işyerinde sonra bu kişi tarafından kurulan ... İnş. Ltd. işyerinde 2008 yılı Temmuz ayından itibaren ise aynı kişiye ait ... Akaryakıt Ltd. işyerinde çalıştığını, ancak sigortasının eksik gösterildiğini belirterek eksik sürelerin tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; Kurum işlemlerinin yapılan bildirimlere uygun olarak gösterildiği belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davacının .. İnşaat Ltd.'de kısa süreli çalıştığını, ... Akaryakıt Ltd. ise 02.08.2008-09.07.2009 arası çalıştığını, ... yanında çalışması olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli kararı ile davalı ... yönünden;
Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının (... ...) davalı işveren ...'in bahçe ve besi çiftliği işyerinde 01.01.1985 - 09.07.2009 tarihleri arasında 24 yıl 8 ay 6 gün süre ile asgari ücretle hizmet akti ile (diğer davalı işyerlerinden ve dava dışı işyerlerinden Kuruma bildirilen 1459 gün kısmi hizmet bildirimleri dışındaki kalan dönemler) çalıştığının tespitine, fazla taleplerin reddine,
Diğer davalılar yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı, davalılardan ... ve Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) 11.11.2019 tarihli karar ile "..
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ile davalılardan Kurum ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı ... ..., davalılara ait işyerinde 01.01.1985-09.07.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ... ...’ın davalı işveren ...'in bahçe ve besi çiftliği işyerinde 01.01.1985 - 09.07.2009 tarihleri arasında 24 yıl 8 ay 6 gün süre ile asgari ücretle hizmet akti ile (diğer davalı işyerlerinden ve dava dışı işyerlerinden Kuruma bildirilen 1459 gün kısmi hizmet bildirimleri dışındaki kalan dönemler) çalıştığının tespitine, fazla taleplerin reddine, diğer davalılar yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ... ...’a ait 09.01.1986 tarihinde ... sicil sayılı ... İnşaat A.Ş’de işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 17.01.1986 tarih ... varide numarası ile Kurum kayıtlarına girdiği, davacı ... ...’ın 01.08.1997–30.11.1998 tarihleri arasında .. sicil sayılı işyerinden kısmi; 01.12.1998–31.03.1999 tarihleri arasında ... sicil sayılı işyerinden kısmi; 18.05.2000–31.08.2002 tarihleri arasında .. sicil sayılı işyerinden kısmi; 07.06.2003-15.10.2004 tarihleri arasında dava dışı .. sicil sayılı işyerinden kısmi bildirimleri olduğu, davacının 25.08.2006-226.08.2006 tarihleri arasında dava dışı .. sicil sayılı işyerinden 2 gün bildirimi olduğu, 03.05.2008- 24.06.2008 tarihleri arasında dava dışı ... sicil sayılı işyerinden 2008/05’de 29 gün; 2008/06’da 24 gün bildirimi olduğu, 02.08.2008-09.07.2009 tarihleri arasında ... sicil sayılı işyerinden bildirimleri olduğu, ... sicil sayılı işyerinden bordro tanıklarının dinlendiği, ... sicil sayılı işyerinin, 01.03.1996 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, davalı ... İnşaat Nakliyat Pazarlama Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinin Ticaret Sicil Memurluğuna 20.10.1995 tarihinde tescil edildiği, kurucu ve son ortağın davalı ... olduğu, ancak ... işyerinin tescil dosyasının ve dönem bordrolarının getirtilmediği, ayrıca davacının bildirimlerinin bulunduğu dava dışı işyerlerinin davalılar ve davalı ile organik bağı olan kişilere ait olup olmadığının araştırılmadığı, ihtilaf konusu sürenin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları veya komşu işyeri tanıkları dinlenilmediği anlaşılmasına göre, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş, ...’e ait işyerinin ve ... sicil sayılı işyerinin hangi tarihte yasa kapsamına alındığını araştırmak, ... adına vergi kaydı olup olmadığını sormak, ... işyerinin tescil dosyasını ve dönem bordrolarını celp etmek, davalı işyerlerine ait ihtilaflı tüm dönem bordroları ile dava dışı işyerlerine ait ihtilaflı dönemde davacının bildirimi yapılan dönemlere ait dönem bordrolarını istemek, davacı ...’ın 03.05.2008- 24.06.2008 tarihleri arasında bildirimleri bulunduğu ... sicil sayılı işyerinin işyeri sicil dosyasını ve dönem bordrolarını getirtmek, yine ... sicil sayılı ... İnşaat’a ait 1986/01 dönem bordrolarını getirtmek, celbedilmiş olan ihtilaf konusu sürenin tamamına ait bordrolardan tespit edilecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek komşu işyeri tanığı olarak dinlenen tanıkların vergi kaydı ve hizmet cetvellerini getirterek, davacının ihtilaflı dönemde bildirimi yapılan dava dışı işyerleri ile davalı işyerlerinin bağlantılı olup olmadığı, davacının fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince tankların beyanlarını almak, davalı işyerlerine ait Ticaret Sicil kayıtları celp edilerek organik bağ olup olmadığını araştırmak, tüm bu araştırmalara göre, davacının dava dışı işyerlerindeki bildirimleri olan döneme ait çalışmaları fiili ve işverenler arasında organik bağ yoksa, hak düşürücü sürenin varlığını gözetmek, davacının davalılar nezdinde kesintisiz ve fiili çalışmasının varlığının tespiti halinde işyerleri arasında organik bağ olması halinde hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağını nazara almak, davacının çalışmalarının tespiti halinde davacının çalışmasının hangi işyerinde hangi sürelerde geçtiği açıkça belirtilip infazı kabil olacak şekilde hüküm kurmaktan ibaretttir. ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı itibari ile davacıların murisi ...'ın 01.01.1985 tarihinde davalılardan ...'e ait ... ...köyünde bulunan çiftlik işyerinde çalışmaya başladığı, hayvan, bahçe bakıcılığı ve bekçilik yapmak suretiyle 09.07.2009 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı, ancak işveren tarafından sigortaya bildirimi eksik yapıldığı, bu dönem içerisinde davacının 09.01.1986 tarihinde .. sicil no.lu ... İnşaat'a ait işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi verildiği, ancak işveren tarafından dönem bordrosu verilmediği gibi bu dönem için işveren tarafından herhangi bir çalışmanın bildirilmediği, dinlenen bordro tanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'ın beyanlarından anlaşılmakla, davacıların murisi ...'ın 01.01.1985-08.01.1986 tarihleri arasındaki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğramayacağı kabul edilerek davalı ...'e yönelik davasının kabulü, diğer davalılara yönelik ise husumet yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş ;
Davacıların davasının kısmen kabulü ile
1-Davacıların davalı ...'e yönelik davalarının kabulü ile davacıların murisi ...'ın 01.01.1985-09.07.2009 tarihleri arasındaki dönemde davalı ...'e ait çiftlik işyerinde hayvan, bahçe bakıcılığı ile bekçilik yapmak sureti ile kesintisiz olarak çalıştığının kabulü ile sigortaya bildirim yapılmayan 1985, 1986, 1987, 1988, 1989, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995, 1996 yıllarında 360'ar gün 1997 yılında 225 gün, 1998 yılında 180 gün, 1999 yılında 295 gün, 2000 yılında 277 gün, 2001 yılında 210 gün, 2002 yılında 247 gün, 2003 yılında 156 gün, 2004 yılında 225 gün, 2005 yılında 360 gün, 2006 yılında 258 gün, 2007 yılında 360 gün, 2008 yılında 158 gün olmak üzere toplam 7370 gün eksik bildirilen sürelerde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
2-Diğer davalılara yönelik davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı ... ...'ın davalılara ait işyerinde 01.01.1985-09.07.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
2- Mahkemece verilen önceki karar, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece bozma davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3. Eldeki davada davacı ... ...’a ait 09.01.1986 tarihinde ... sicil sayılı ... İnşaat A.Ş.’de işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 17.01.1986 tarih ... varide numarası ile Kurum kayıtlarına girdiği, davacı ... ...’ın 01.08.1997–30.11.1998 tarihleri arasında ... sicil sayılı işyerinden kısmi; 01.12.1998–31.03.1999 tarihleri arasında ... sicil sayılı işyerinden kısmi; 18.05.2000–31.08.2002 tarihleri arasında ... sicil sayılı işyerinden kısmi; 07.06.2003-15.10.2004 tarihleri arasında dava dışı ... sicil sayılı işyerinden kısmi bildirimleri olduğu, davacının 25.08.2006-226.08.2006 tarihleri arasında dava dışı ... sicil sayılı işyerinden 2 gün bildirimi olduğu, 03.5.008- 24.6.008 tarihleri arasında dava dışı ... sicil sayılı işyerinden 2008/05’de 29 gün; 2008/06’da 24 gün bildirimi olduğu, 02.08.2008-09.0./2009 tarihleri arasında ... sicil sayılı işyerinden bildirimleri olduğu, davacının sürekli çalışma iddiası ile iş bu davanın açılmış olması karşısında isteme konu dönemde yer alan dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimlerin iptalinin istenip istenmediği hususunda davacının beyanı alınmalıdır. Davacı tarafından bu bildirimlerin iptalinin istenmesi halinde işyerleri HMK 124. madde gereğince davaya dahil edilmeli, söz konusu işyerlerinden yapılan bildirimlerin iptaline karar verilmek suretiyle bu dönemler yönünden de davalı işyerinde çalıştığı şeklinde tespit hükmü kurulmalı, iptali istenmediği takdirde ise hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerekmektedir.
O halde İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında yargılama yapılıp sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.