Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4908 K.2025/8195
10. Hukuk Dairesi 2025/4908 E. , 2025/8195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 E., 2023/277 K.
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum, davalılar ...ve .... A.Ş. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde çalışan işçilerden ...'nun 11.06.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile vefat ettiğini, sigortalının hak sahiplerine 29.094,00 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 5.000,00 TL'nin 29.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05.02.2015 tarihli dilekçesi ile Kurum zararının % 80'ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hesaplanan 27.930,24 TL ilk peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 29.12.2007'den itibaren yasal faiziyle, davalılar ... ve ...müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan ...ve .... A.Ş ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; somut davada, dava dışı sigortalının vefatıyla sonuçlanan davaya konu olayla ilgili esas alınan kusur raporunun kazada vefat eden işçilerin her birinin, diğerlerinin vefatıyla ilgili ne gibi bir kusuru olduğu açıklanmadan, soyut ifadelere dayalı ve öznellikten uzak ifadeler içermesi, ayrıca hükme esas bilirkişi raporunda % 40 kusurlu bulunan davalı fabrika müdürü ...’nın Yargıtay denetiminden geçen ceza davası sonucu kusursuz bulunması ve buna müteakip beraat etmesine karşın, anılan kusur oranının davalı şirkete izafe edilerek hüküm kurulması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya konu hükmün isabetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Anılan sebeplerle davaya konu kaza sonucu vefat eden her bir işçi ve işverenin somut olayla ilgili farklı kusurları olabileceği gözetilmeden ve olay sonucu vefat eden sigortalılara izafe edilen kusur oranlarının kendi kusurları mı yoksa olaya etki eden kusur mu olduğu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Bu sebeplerle, dava dışı sigortalının vefatıyla ilgili olay belirtilen esaslar dahilinde değerlendirilerek ve konuyla ilgili tazminat ile ceza davaları içeriği de gözetilerek usulüne uygun bir kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece; bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğundan
bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; kaza tarihinde yürürlükte bulunan iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle iş yerinin niteliğine göre, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı gibi hususları incelemek suretiyle kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleri ile ortaya koyan uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20.09.2022 ve 30.01.2023 tarihli raporlar dosya kapsamına uygun olup, gerekçeli ve hukuka uygun bulunduğundan olayın meydana gelmesinde davalı işverenin %80 oranında kusurlu bulunduğu (bu kusurun içinde, ceza yargılamasında kusurlu olduğu belirlenen yardımcı işletmeler şefi davalı ...'ın %10 oranında kusurunun bulunduğu), davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı fabrika müdürü ...'nın fabrikanın tüm mekanik işlemlerinden sorumlu olmak üzere fabrikada makine mühendisi yardımcı işletmeler şefi ...'ı görevlendirdiği ve Yargıtay denetiminden geçen ceza davasında kusursuz bulunduğu nazara alınarak dava konusu olayda kusurunun bulunmadığı anlaşılmış, davacı Kurum sigortalısı ve davalı işyeri işçilerinden ...'nun 11.06.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesi vefatı nedeniyle davacı Kurum tarafından hak sahiplerine gelir bağlanmış olup, davacı Kurum zararının tespiti için 30.08.2023 tarihli ek hesap raporu alınmış, alınan raporun mevzuat ve içtihada, somut olaya uygun ve denetime elverişli şekilde hazırlandığı anlaşılmakla, işbu raporda yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 23.275,20 TL ilk peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 29.12.2007'den itibaren yasal faiziyle, davalılar ...ve Boya Sanayi A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ...ve .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümleri
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili ile davalılar ...ve .... A.Ş. ile ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalılar ...ve .... A.Ş. ile ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.