Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4294 K.2025/7347
10. Hukuk Dairesi 2025/4294 E. , 2025/7347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2075 E., 2024/2510 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/81 E., 2024/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 19.11.1986 tarihinde 1832.0017424.58.01 nolu işyerinde çalışmaya başladığını, çalışmasının bir müddet devam ettiğini, davalı işvere bu çalışmayla ile ilgili olarak işe giriş bildirgesini kuruma verdiğini, davacının sigorta numarası aldığını, ancak davalı kurum, 19.11.1986 tarihli işe giriş bildirgesi Kuruma verilmesine rağmen hizmet cetveline işe giriş bildirgesinin işlenmemesi ve bordroda adı görülmemesi üzerine davalı kurum 19.11.1986 tarihli işe giriş bildirgesinde belirtilen 19.11.1986 tarihli çalışmayı kabul etmediğini belirterek, davacının 19.11.1986 tarihinde asgari ücretle bir gün yapılan çalışmanın tespitiyle, aksi yöndeki davalı Kurum işlemlerinin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davaya öncelikle husumet yönünden itiraz etiklerini, husumet itirazımızın reddi durumunda davaya feri müdahil sıfatıyla katılmalarını, dava konusu çalışmalara ilişkin olarak kurum kayıtlarında yapılan incelemede 1832001742458-01 sicil numaralı işyeri işverenince 12.12.1986 tarihinde 16513322 sicil numaralı davacı adına kuruma verilmiş 10.12.1986 tarihli bir işe giriş bildirgesinin mevcut olmakla birlikte davacı sigortalı hakkında işyeri dosyasında herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı gibi kurumca da bu yönde bir tespit yapılmadığının görüldüğünü, bu durumda 19.11.1986 tarihinde gerçek ve fiili bir sigortalı hizmetin varlığının kabul edilemeyeceği anlaşılmış olmakla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı PTT A.Ş. cevap dilekçesinde, işe giriş tarihinde bir gün çalıştığının tespiti davalarında Yargıtay davanın işverene açılmaması görüşünde olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının işe giriş tarihinde çalıştığı tespit edilse dahi müvekkili şirketten prim tahsili yapılmadığını, iş bu davaya taraf olmalarının yargılama açısından bir yararının olmadığı kanaatinde olduklarını, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esas reddini talep etiklerini, zamanaşımı definde bulunduklarını beyan ederek, öncelikle davanın husumetten reddini, talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının sigorta sicil dosyası, işveren tarafından Kuruma verilen dönem bordroları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, fiili çalışmanın tespiti için bordro tanıkları ve tanıklar dinlenmiştir. Davacı asilin beyanın alındığı, beyanında dava konusu dönemde PTT'nin tamirhane bölümünde çalıştığını beyan ettiği, PTT'nin bakım merkez müdürlüğünde dava konusu dönemde çalışanların SGK'dan kayıtlarının celp edildiği, dinlenen bordro tanık beyanlarından davacının çalıştığını hatırlayan bulunmadığı,davalı işyerinde açıktan işçi alımının olmadığı, sınavla alım yapıldığının beyan edildiği, işe giriş bildirgesinin bulunması tek başına hizmet tespiti için yeterli olmadığı, buna göre davacının iddia edildiği gibi Trabzon PTT tamirhane bölümünde 19.11.1986 tarihinde çalıştığı sabit olmadığından davanın reddi yönünde aşağıda belirtilen hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulünün gerektiğini beyanla, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.