Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13037 K.2025/7298

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/13037 📋 K. 2025/7298 📅 30.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/13037 E.  ,  2025/7298 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/337 E., 2021/666 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirkette sigortalı olarak çalışan ...'ın yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle %41,2 oranında iş görmezlik ödemeleri yapıldığını, sigortalının meslek hastalığına tutulmasındaki kusurun davalı şirketin gerekli güvenlik tedbirlerini almadığından kaynaklandığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Kurum zararının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.11.2015 tarihli kararı ile "1- Davanın kabulü ile
50.787,90 TL'nin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarihi belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.05.2016 tarihli kararı ile "...Değinilen yasal mevzuat ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; kuvars, sodyum, potasyum madenleri kırma, yıkama, eleme, öğütme, paketleme ile çimento imalatı yapılan işyerinde makine bakım işçisi olarak çalıştığı anlaşılan sigortalının, silikozis teşhisi ile meslek hastalığına yakalanması üzerine, sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumlarının; kesinleşen tazminat davasında (26. maddeye uygun düzenlenen kusur raporuyla belirlenmesi halinde) benimsenen kusur aidiyet ve oranlarının eldeki davada güçlü delil olabileceğinin ve temyiz dilekçesinde davalı avukatının tazminat davasında benimsenen kusur oranına ilişkin beyanının gözetildiği; davaya konu alanda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan; işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun, yargısal denetime elverişli, ayrıntılı irdeleme içeren rapor alınıp dosyadaki deliller ışığında yapılacak değerlendirmeyle bir sonuca varılması gerekir.
2-)... Eldeki davada, sürekli işgöremezlik geliri alırken 01.05.2006 tarihinde malullük aylığı bağlandığı anlaşılan sigortalıya bağlanan sürekli işgöremezlik geliri nedeniyle oluşan Kurum zararı yukarıda açıklanan yönteme uygun biçimde belirlenmelidir.
3-)Kabule göre 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde de hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır.
Davaya konu somut olayda ise istemle bağlılık ilkesi ihlal edilmek suretiyle istenen miktar olan 46.158,53 TL'den daha fazla miktarın tazminine karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 14.12.2021 tarihli kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine,
1-34.341,31 TL'nin ödeme gelir bağlama ve onay tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.