Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13720 K.2025/4508
10. Hukuk Dairesi 2024/13720 E. , 2025/4508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı yanında 01.10.1990-01.05.1995 ve 01.02.1997-03.04.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul bakımından davacının istemleri bakımından hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davalının 1999 yılında ticari faaliyetlerine son verdiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde Kuruma bildirilen süreler hariç 01.02.1997-03.04.1999 tarihleri arasında kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tanık anlatımları arasında çelişki bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece her ne kadar askerlik sonrası dönem olan 01.02.1997 - 03.04.1999 tarihlerine ilişkin sigorta bildirimi yapılmasına dair kısmen kabul şeklinde hüküm kurulmuş, askerlik öncesi dönemin ise çıraklık dönemi olduğu ve bildirim yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmişse de, mezuniyet sonrası ve askerlik öncesi tarih aralığında da davacının 238 günlük çalışması olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ''kararların gerekçeli olması ilkesi''ne aykırılık oluşturduğunu, dosya kapsamında yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, yaklaşık 27 sene öncesine ilişkin sadece ve sadece çelişkili beyanlar esas alınarak hüküm kurulduğunu, kabul etmemekle birlikte davacının işe giriş bildiriminin SGK kayıtlarına göre 01.06.1997 tarihinde yapıldığını, buna göre askerlik öncesi dönem için (30.04.1994-01.05.1995) herhangi bir sigorta bildirimi bulunmaması nedeniyle hak düşürücü süreye tabi olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümünde davanın yasal dayanağı (mülga) 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi olup, anılan hükme göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi Yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Eldeki davada, davacı 01.10.1990-01.05.1995 ve 01.02.1997-03.04.1999 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne davacının davalı iş yerinden Kuruma bildirilen süreler hariç 01.02.1997-03.04.1999 tarihleri arasında kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi belgelerden, 04.10.1973 doğumlu davacı adına davalıya ait iş yerinden 01.06.1997-03.04.1999 tarihleri arasında kısmi bildirimlerin yapıldığı, davacı velisinin imzası ile 1990 yılında 01.10.1992 yürürlük tarihli olarak çıraklık sözleşmesi yapıldığı, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu, çıraklık eğitimi mezuniyet tarihinin 30.09.1994 olduğu, davacının 26.05.1995 tarihinde askere sevk edildiği, terhis tarihinin ise 26.11.1996 olduğu anlaşılmakla, dava tarihine göre, davacının işe girişinin bulunduğu 01.06.1997 tarihinden öncesine ilişkin talebinin hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.