Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12662 K.2025/4360
10. Hukuk Dairesi 2024/12662 E. , 2025/4360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait işyerinde 25.05.2012 – 17.06.2012 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davacının babası ...'ın yanına ziyarete geldiğinde izinsiz olarak şantiye sahasına girdiğini ve öğle arasında kullanmaları yasak olan su deposunu kullanmak isterlerken kaza geçirdiklerini, meydana gelen kazanın tamamiyle kendi kusurlarından kaynaklandığını, davacı işe işveren yetkilileri arasında iş akdi bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.04.2015 tarih ve 2013/324 - 2015/202 E.K. sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.09.2017 tarih ve 2016/791-2017/6441 E.K. sayılı kararı ile; ... Somut olayda; davacının talep edilen dönemde fiili çalışmasının bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak derecede ortaya konulmadan sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, Mahkemece yapılacak işin; davacının talep edilen dönemde öğrenci olup olmadığını ve 17.06.2012 tarihinde okulların tatil olup olmadığını araştırmak, davalı işyerinin talep edilen dönemdeki bordrolarını dosya arasına alarak re'sen seçilecek bordro tanıklarını dinlemek, zabıta marifeti ile ya da davalı Kurumdan sorarak talep edilen dönemde davalı şirketin çalışma yaptığı işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişileri tespit ederek dinlemek, davalı şirket ile ihbar olunan arasında talep edilen döneme ilişkin alt-üst işverenlik ilişkisi bulunup bulunmadığını araştırmak, davacı vekili tarafından iş kazası nedeni ile tazminat davası açıldığı beyan edildiğinden söz konusu dava dosyasının onaylı bir suretini dosya içerisine almak, meydana gelen olay nedeni ile Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasının, kamu davası açılmış ise ceza mahkemesi dosyasının da onaylı bir suretini dosya içerisine almak ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek, davacının yaptığı işi ve talep edilen dönemde fiili çalışması bulunup bulunmadığını tereddüte mahal bırakmayacak derecede belirleyerek sonuca gitmekten ibaret olduğu belirtilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.04.2024 tarih ve 2017/720 - 2024/194 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davacının dava konusu uyuşmazlığı dava etmeye yasal olarak ehliyeti bulunmamakla birlikte davanın yasal süresi içerisinde açılmadığı ve Kuruma başvuru yapılmadan usul kurallarına uyulmadığını, Mahkemece detaylı inceleme yapılmadan sadece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür.
2.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozma kararına uyularak verilen kabul hükmü yerinde olmakla birlikte, 05.01.1997 doğumlu davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 05.01.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 . maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 no'lu bendine " ...506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 05.01.2015 tarihi olduğunun ve bu tarihden önceki çalışmasının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.