Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8220 K.2025/3235

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/8220 📋 K. 2025/3235 📅 03.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/8220 E.  ,  2025/3235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şube başkanı olarak görev yapmakta iken şubenin genel merkez tarafından kapatıldığı tarih olan 27.10.2017 tarih ile kararın iptali üzerine şubenin yeniden açıldığı tarih olan 24.01.2020'ye kadar geçen süre arasında davacının davalı işyerinde 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmalarının ve sigorta primine esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul kararı ile 27.10.2017 tarihinde kapatılan şubenin 31.01.2020 tarihine kadar kapalı kaldığını, görevden ayrılan davacının fiili çalışması olmadığı için hizmet tespitinin yapılamayacağını, davacının dava konusu dönemde...'da çalıştığını, ayrıca davacının emekli olmakla birlikte 6356 sayılı Kanun gereği sendika üyeliği ve yöneticilik sıfatının düştüğünü, sendikanın Mahkeme kararı gereği şubenin açılışını yaptığını, davacının 05.02.2020 tarihinden sonra da görevde fiilen çalışmadığını, ortada hizmet akdi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının 27.10.2017-09.09.2019 dönemi hizmet tespiti talebi ile ilgili davasının reddine, 10.09.2019-24.01.2020 dönemi ile ilgili tespit talebi bakımından dava sırasında hizmetler dosyaya işlendiğinden istek konusuz kalmakla bu dönem için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kurum tarafından düzenlenen denetmen raporu ile müvekkiline 10.09.2019 tarihinden geriye dönük 1 yıl süre için hizmet gün ve primi verildiğini, kalan sürelere ait hizmet sürelerinin mahkeme ilamı ile alınması gerektiğinin belirtildiğini, raporda belirtilen 1 yıllık hizmet süresi ve primin dava açıldıktan sonra kurumca cetvele işlendiğini, ödenmesi gereken prim ödemelerinin 2014, 2015, 2016, 2017 yılları için aynı görevi yapan sendika şube başkanlarına yatan emsal prim ödemesine göre tavandan, 10.09.2019 tarihinden 2020 Şubat ayına kadar kod 13, Şubat 2020 tarihinden 17 Şubat 2021 tarihine kadar da kod 2 den yapılması gerektiğini, vekalet akdi sözleşmesi ile 14.01.2017 - 13.01.2021 arası hizmet süresi içinde kalan 28.10.2017-09.09.2019 tarihleri arasındaki SGK primleri yatırılmadığından müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile nizalı dönemde şubenin kapatıldığı 27.10.2017 tarihinden itibaren şubenin yeniden açıldığı 24.01.2020 tarihine kadar davacının fiili çalışmasının olmadığı, hizmet tespiti için gerçek çalışma olgusunun ortaya konulması gerektiği ancak bu dönemde çalışma olmadığı, öte yandan mahkeme kararı sonrası davacı adına yapılan ödeme ve kuruma bildirilen sigorta primine esas kazancın da denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve kurum işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 37. İş Mahkemesinin 12.09.2022 tarih ve 2020/105 E. 2022/217 K. sayılı kararı ile Mahkemece davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve davacı taraf lehine usul ve yasaya aykırı olarak vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.