Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14716 K.2025/3222
10. Hukuk Dairesi 2024/14716 E. , 2025/3222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1466 E., 2024/1724 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, müvekkilinin 2330 sayılı Kanun'dan malul olması gerekirken 5510 sayılı Kanun'dan gazilik haklarının tahsisine dair işlemin iptali istemi ile 2330 sayılı Kanun uyarınca asayiş malulü olduğunun tespiti ile aylık bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlık idari yargının görev alanına girdiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacının 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali,
2330 sayılı kanun uyarınca aylık bağlanmasına ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,…” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "I-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
1-Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b.2 gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
III- Davanın kabulü ile
1-Davacının 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca idari polislik görevine geçtiği 04.06.2018 tarihini takip eden ay başından itibaren vazife malulüğü aylığı bağlanmasına,..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
Müvekkili kurum aleyhine açılan iş bu dava ile davacı taraf, 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olduğunun tespitine ve bu Kanuna göre aylık bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava ettiğini, yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Mahkemece müvekkili Kurum aleyhine verilen karar yasaya ve usule aykırı olup yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,
Dava yetkisiz Mahkemede açılmış olup taraflarınca yapılan yetki itirazının reddine karar verilmiş olması yasaya ve usule aykırı olduğunu, davaya konu işlemi yapan Kurumun ilgili birimi Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü olup adı geçen genel müdürlük Ankara`da olduğunu, bu sebeple, davanın yetki yönünden reddine karar verilerek talep halinde dosyaya bakmakla yetkili Ankara Nöbetçi İş (SGK) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğunu,
Davaya konu işlem, müvekkili Kurumun idari bir işleminden kaynaklanmak olup ve ayrıca 5510 sayılı Kanun kapsamında değil 2330 sayılı Kanun kapsamında çözümlenecek bir uyuşmazlık olduğundan, söz konusu uyuşmazlığın çözümü adli yargının görev alanına girmediğini, söz konusu uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanına girdiğini, bu hususta, taraflarınca yapılan itirazın Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince reddine karar verilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu,
Davacı 5510 sayılı Kanun'un yürürlülük tarihinden sonra polis memuru olarak görev yapmaya başlamış olup statü olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c statüsüne tabi olduğunu, davacının talepleri ile ilgili 5510 sayılı Kanun'un öngördüğü kural ve esaslar uygulanması gerekmekte olup 2330 sayılı Kanun'a göre asayiş malulü olduğunun tespiti ve aylık bağlanması şartları asla oluşmadığını, Mahkeme kararında, 2330 sayılı Kanun'a göre asayiş malulü olduğunun tespiti ve aylık bağlanması şartlarının oluşup oluşmadığı hususu tam olarak değerlendirilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu,
Dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere, davacının sevk ve idaresindeki resmi motosiklet ile seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması olayı 2330 sayılı Kanun'un uygulanmasını gerektiren ve tahdidi olarak sayılan haller arasında yer almadığını, davaya cevap dilekçesinde, 2330 sayılı Kanun'un uygulanmasını gerektiren ve tahdidi olarak sayılan haller ayrıntılı olarak belirtildiğini, bu sebeple, davacı hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkünü bulunmamasına rağmen davacı tarafın talepleri doğrultusunda hüküm tesis edilmesi yasaya ve usule aykırı olduğunu,
Benzer konuda, 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle Kurum aleyhine açılan ve Ankara 6. İdare Mahkemesinin 05.05.2017 tarih ve E.No:2016/3214, K.No:2017/1575 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" şeklindeki kararına karşı Kurumca yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 31.05.2018 tarih ve E.No:2017/11146, K.No:2018/3067 sayılı kararı ile Kurum lehine karar verildiğini,
Davaya konu kurum işlemleri yasal mevzuata uygun olduğundan buna aykırı Mahkeme kararına karşı istinaf yolu başvurusunda bulunma zorunluluğunun doğduğunu beyan etmktedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile davacının 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olduğunun tespiti ile bu kanuna göre aylık bağlanması talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.