Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16189 K.2025/1932
10. Hukuk Dairesi 2024/16189 E. , 2025/1932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/993 E., 2024/2830 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/327 E., 2023/398 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, fakat Kurum tarafından bu çalışmalarının hizmet döküm cetvelinden silindiğini, 12.11.2019 tarihinde iptalin akıbetini sorduğunu, Kurum tarafından iş yerinin 07.12.1994 tarihinde Kanun kapsamına alındığının, 31.12.1996 tarihinde iz olduğunun ve dosyanın imha edildiğinin tespit edildiğinin bildirildiğini beyanla, Kurum işleminin iptaline ve bu döneme ilişkin sigortalılığın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Kurum işleminin iptali davası değil hizmet tespiti davası olduğunu, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının çalıştığı...'a ait işyerinin 07.12.1994 tarihinde Kanun kapsamına alındığının, 31.12.1996 tarihinde iz olduğunun ve dosyanın imha edildiğinin tespit edilmiş olmasından ötürü herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığından işlem yapılamadığını, davanın hizmet tespitine yönelik olması nedeniyle işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini ve davadaki hak düşürücü süre geçildiğinden davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
2.Dahili davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıya ait sigorta sicil kartı ve işe giriş belgesinde 01.12.1996 tarihinde işe girişinin yapıldığı, işyeri bazında bordroda da ....sicil numaralı işyerinde 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında 30 gün prim tahakkuk ettirildiği, özellikle kamu tanığı ... ve bordro tanığı ...'ın beyanı ile davacının ...'a ait .... sicil numaralı işyerinde çalıştığı, bu hususun davacı tanıklarının beyanları ile de desteklendiği görülmekle, Kurum tarafından yapılan iptal işleminin hatalı olduğu anlaşılmış'' gerekçesine dayalı olarak, davanın kabulü ile davacının .... numaralı...'a ait işyerinde 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında 30 gün süre ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın niteliği itibari ile hizmet tespiti davası olduğunu, Kurumun davada fer'i müdahil olması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine itiraz ettiklerini, davanın hizmet tespiti davası olması nedeni ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının hak düşürücü süreyi kaçırmış olması nedeni ile Kurum işleminin iptali davası açtığını, davacının Kurum işleminin iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının çalışma olgusunu kesin deliller ile ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı Kurum tarafından iptal edilen hizmet süresinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.