Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/256 K.2025/5811
1. Hukuk Dairesi 2024/256 E. , 2025/5811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1103 E., 2023/2016 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/112 E., 2021/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 1741, 1082, 1173, 1424, 2192, 1581, 1710, 2636, 4, 8, 9, 33 01... parsel sayılı taşınmazların ...'in ölümü üzerine kendisine, ... ve ...'e kaldığını, ...'nın da ölümü üzerine payının diğer mirasçılara kalması gerekirken davalı ...'nin taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, ...'in akli dengesinin yerinde olmadığını, okur yazarlığı bulunmadığını, 33 01... parsel sayılı taşınmazların ise davalı ...'e devredildiğini ileri sürmüş, cevaba cevap dilekçesinde; ...'e ait taşınmazlara ilişkin dava açıldığını, muris ...'dan alınan vekaletnamenin hukuki dayanağı olmadığını, muvazaa nedeniyle tapu iptali - tescil, olmadığı takdirde bedel isteğinde bulunduğunu bildirmiş, bilahare davacı vekili; davacıya hem anne ve babasından hem de kız kardeşinden gelen paylara yönelik olarak miras payına düşen kısım için dava açıldığını, 10.03.2017 havale tarihli dilekçesi ile, 716, 1082, 1803, 17 10... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davadan feragat ettiklerini, 01.10.2019 havale tarihli beyan dilekçesi ile de, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebeplerine dayanıldığını belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davacının talebinin açıklattırılması gerektiğini, bir kısım parsellerin davacı da dahil satışının yapılıp parasının alındığını, dava konusu yapılan bir kısım taşınmazların ...'dan geçtiğini, işlemin gerçek satış olduğunu, ...'nın akli melekeleri yerinde olup iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, iddianın genişletilmesine muvafakatleri bulunmadığını bildirmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; 716, 1082, 1803, 17 10... parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, muris ... tarafından verilen vekaletname ile davalılar tarafından muvazaalı olarak devirler yapıldığı, ...'in taşınmazlarının da muvazaalı devredildiği gerekçesiyle dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; öncelikle ehliyetsizlik iddiası yönünden araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6. maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; 716, 1082, 1803, 17 10... parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine; davacı tarafın dava, cevaba cevap dilekçelerinde ve ilk duruşmada verdiği beyanında dava konusu taşınmazlardaki anne ve babalarından muris kız kardeşi ...'ya düşen paydan kendisine düşecek miras paylarına ilişkin talepte bulunduğu, sadece muris ...'nın paylarına ilişkin talebi olduğunun dilekçeler teatisi ve ön inceleme aşamasında verdiği beyanında açık ve net bir şekilde belirtildiği, ... dışında anne ve babasından kendisine düşecek miras paylarına yönelik talebin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davalı tarafça açıkça muvafakat edilmediği, usule uygun yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmadığı, dava konusu 1581, 2636, 6 70... , 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ... adına kayıtlı olmadığı, taşınmazlar ...'in sağlığında davalı tarafa devredildiğinden talebin yerinde görülmediği gerekçesiyle anılan taşınmazlar yönünden davanın reddine; muris ... tarafından davalılara temlik edilen dava konusu 3301, 3302, 17 41... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ehliyetsizlik iddiasına ilişkin taraflarca ibraz edilen bir belge, kayıt vb. olmadığı gibi dosya kapsamında da bu yönde bir delil bulunmadığı, davacı tarafça da aşamada ehliyetsizlik iddiası olmadığına ilişkin beyanda bulunulduğu, ehliyetsizlik iddiasının yerinde görülmediği, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası iddialarının ispatına elverişli bir delil de bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın dosya kapsamındaki belge ve delillerle bağdaşmadığını, eksik inceleme yapıldığını, hem davacının annesi ... tarafından, hem de kız kardeşi ... tarafından farklı zamanlarda yapılan tasarrufun çeşitli hukuki sebeplere dayanılarak (muris muvazaası, vekalet akdinin kötüye kullanılması, ehliyet) iptalinin talep edildiğini, sadece kız kardeş ... ile sınırlı olarak inceleme yapıldığını, davacının annesi ... tarafından yapılan temlikler yönünden inceleme yapılmadığını, usuli müktesep hak kuralına aykırı davranıldığını, delillerin hatalı değerlendirildiğini, iddiaların dosya kapsamındaki deliller ile ispatlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 2192 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan çekişme konusu 33 01... parsellerin davacı ..., davalı kardeşi ... ve diğer kardeşi ... adına 1/3'er paylarla tescil edildiği, 1424 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına kayıtlı iken 11.11.1988 tarihinde ..., ... ve ... adlarına 1/3'er paylarla intikal ettiği, ...'nın anılan taşınmazlardaki paylarını 22.01.1992 tarihinde satış suretiyle davalı ...'e devrettiği, 1741 parsel sayılı taşınmazın da ... adına kayıtlı iken 11.11.1988 tarihinde ..., ... ve ... adlarına 1/3'er paylarla intikal ettiği, ... adına kayıtlı 1/3 payın, ...'nın .... Noterliğinin 19.04.1996 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği ... tarafından, ... adına kayıtlı payların ise bizzat 19.04.1996 tarihinde satış suretiyle 1/3'er paylarla ... ve davalı ...'e devredildiği, davalı ...'ın diğer davalı ...'nin oğlu olduğu, 1933 doğumlu ...'in ise 23.06.1997 tarihinde öldüğü; 2636, 1581 parsel sayılı taşınmazlar ile 1995, 19 96... (6 70... , 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların evveliyatı) parsellerdeki 5/8'er payların ... adına kayıtlı iken, 18.04.1983 tarihli vekaletname ile vekil tayin edilen ... tarafından 25.04.1983 tarihinde satış suretiyle davalı ...'ye devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.