Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1289 K.2025/5574
1. Hukuk Dairesi 2024/1289 E. , 2025/5574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2262 E., 2023/1652 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/1004 E., 2020/164 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...’ün maliki olduğu 201 parsel sayılı taşınmazını davalı ...’a, ...’ın diğer davalı ...’e, onun da murisin ikinci eşinden olan davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, murisin ekonomik durumunun iyi olup mal satmaya ihtiyacının olmadığını, devirlerin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; dava konusu taşınmazın bakımı ile annesi ve murisin ilgilendiğini, bu nedenle taşınmazı ...’den satın aldığını, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; dava konusu taşınmazı 1994 yılında yatırım amaçlı olarak satın aldığını, ancak 1995 yılında tayininin çıkması nedeniyle ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla satmak zorunda kaldığını, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ...; taşınmazı, sahibinin acilen satmak istediğini öğrenmesi üzerine 1995 yılında satın aldığını, daha sonra da taşınmaz üzerine ev inşa ettirdiğini, Antalya ilinde ikamet ettiğini, bu nedenle de bahçenin bakımı ve işleriyle eşinin ablası ve kocasının ilgilendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihlerindeki gerçek değeri ile satım bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, murisin taşınmazı satmasını gerektirir bir neden bulunmadığı, murisin ikinci evliliğini yaptıktan sonra ilk eşinden olan çocukları ile arasının bozulduğu, malvarlığını taksim etme kastı ile de hareket etmediği, muris tarafından satış yapılan ...'ın dava konusu taşınmazın bulunduğu köyden olmadığı, murisin taşınmazı satışa çıkardığının yakın akrabaları dahil köyde duyulmadığı, davalı ...'ın taşınmazı hiç kullanmadan yaklaşık 1 yıl sonra davalı ...'e sattığı, ...'in de davalı ...'ün teyzesinin eşi olduğu, davalı ... tarafından da taşınmazın hiç kullanılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, vefat edene kadar taşınmazın muris ... ve vefatından sonra davalı ...'ün annesi ve davalı ... tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın değerli bir taşınmaz olduğu, davalı ...'ün taşınmazı satın aldığı tarihte 24 yaşında olup satış yapıldıktan sonra da köyde taşınmazın murisin taşınmazı olarak bilindiği, murisin değerli bir taşınmazın satışından elde ettiği bedeli nerede kullandığının belli olmadığı, murisin başka taşınmazlar da sattığı, diğer taşınmazların satışa çıkarılmasından ve satıldığından köylülerin haberdar olduğu, ancak dava konusu taşınmazın satıldığından köylülerin ve yakın akrabaların dahi haberdar olmadığı, murisin gerçek iradesinin, dava konusu taşınmazdan ilk evliliğinden olan çocuklarını mahrum bırakmak için ikinci evliliğinden olan oğlu davalı ...'e bağışlamak olduğu, arada yapılan iki satış işleminin gerçek satış olmayıp taşınmazın davalı ...'e devrini sağlamak için yapıldıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ...’ün tashih talebi Mahkemece 28.01.2021 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ... ve ... tarafından adli yardım talepli ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ...’in adli yardım taleplerinin reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince 07.09.2022 tarihli ek karar ile, davalılar ... ve ...’in kararı adli yardım talepli istinaf ettikleri, ancak Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım taleplerinin reddine karar verildiği, bunun üzerine Mahkemece, belirtilen davalılara bir haftalık kesin süre içerisinde nispi istinaf harcını yatırmaları, aksi takdirde istinaf kanun yoluna başvurudan vazgeçmiş sayılacakları hususunda muhtıra gönderildiği, davalıların usulüne uygun yapılan muhtıraya rağmen nispi istinaf harçlarını süresi içinde yatırmadıkları gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine,Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin gerçek iradesinin dava konusu taşınmazdan ilk evliliğinden olan çocuklarını mahrum bırakmak için ikinci evliliğinden olan oğlu davalı ...'e bağışlamak olduğu, arada yapılan iki satış işleminin gerçek satış olmayıp, taşınmazın davalı ...'e devrini sağlamak için yapıldıkları, HMK'nın 25. maddesi kapsamında muris muvazaası davalarında taraflarca getirilme ilkesi geçerli iken Mahkemece resen mahalli bilirkişi dinlenilmiş olması doğru görülmemiş ise de dosya kapsamında toplanan diğer deliller, dinlenilen davacı tanıkları, ..., ..., ... ve ...'in beyanları ile de murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak hareket ettiği, taraflar arasındaki satış işleminin tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı, muvazaa iddiasının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili duruşma istekli temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'ün davalı ...'ın öğretmen olması ve tayininin çıkması nedeniyle taşınmazı ...'dan 15.000,00 TL bedelle satın aldığını, davacı tarafça iddianın ispat edilemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1932 doğumlu mirasbırakan ...’ün 12.07.2014 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk eşinden olma davacı çocukları ..., ... ve ... ile ikinci eşinden olma davalı oğlu ..., dava dışı kızı ... ve ikinci eşi ...’nün kaldığı, murisin, maliki olduğu 201 parsel sayılı taşınmazını 21.11.1994 tarihinde davalı ...’a,....’ın da 28.12.1995 tarihinde davalı ...’e, onun da 27.09.2012 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 74.066,45 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’ten alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ...’ten alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.