Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4992 K.2025/5516
1. Hukuk Dairesi 2025/4992 E. , 2025/5516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/794 E., 2025/34 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/487 E., 2023/894 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazın 10.000 m²'lik kısmını uzun yıllardır kullandığını, 1965 yılından beri vergilerinin ödendiğini, zilyetliğin babasından kendisine kaldığını, zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın 10.0 00... 'lik kısmının adına tesciline karar verilmesini istemiş, davacı 17.08.2022 tarihli dilekçesi ile kayıt malikinin davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; kadastro tespitinin 1999 yılında kesinleştiğini, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 hükmü uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, zilyetlikle kazanım şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 03.10.1997 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında senetsizden 20 yılı aşkın zilyetliğe dayalı olarak davalıların murisi ... adına tespit edildiği, tespitin itirazsız olarak 28.01.1999 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun′un 12/3 hükmünde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 28.01.1999 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 20.07.2022 tarihinde açıldığı, davacı tarafça 1965 yılından beri taşınmazın vergilerini ödedikleri iddia olunduğundan hak iddialarının kadastro öncesi sebebe dayanması nedeniyle davanın hak düşürücü süreye tabi olduğu ve hak düşürücü sürenin dava şartlarından olması nedeniyle davanın esasına girilmeden önce mahkemece dikkate alınması ve hak düşürücü süre içinde açılmadığının belirlenmesi durumunda davanın yalnızca bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf incelemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, talepleri ve delilleri değerlendirilmeden karar verildiğini, zilyetliğe dayalı tüm bilgi ve evrak göz önüne alındığında kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında 03.10.1997 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespitin 28.01.1999 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 20.07.2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.