Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4508 K.2025/5514

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4508 📋 K. 2025/5514 📅 01.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4508 E.  ,  2025/5514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/310 E., 2025/789 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/395 E., 2024/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Tokat ili, ... ilçesi, ... köyünde ikamet ettiklerini, anılan köyde yer alan ... İlköğretim Okulunun üst tarafında bulunan ve yaklaşık 90 dönüm olan yerin 1963 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında mera vasfı ile kaydedildiğini, bahsedilen yerin kadastro çalışmalarından önce 1938 yılında meydana gelen deprem sonrası fidanlık olması için köy halkına tahsis edildiğini, taşınmazın mera vasfı olmadığını, köy yerleşimi içerisinde olduğunu, köylerinin taşınması nedeniyle bu yerin kendilerine verildiğini, kendilerine tapu verilmediğini ancak ekte yer alan krokide belirttikleri şekilde kendi yerlerini sınırları belli şekilde kullandıklarını, komşu ... köyünde de aynı şekilde işlemler yapıldığını, kayıtların merciinden istenilmesi gerektiğini, kendi köylerinde tapu verilmediği için sorunların çıktığını, 1 01... ve 18 parsel sayılı taşınmazları uzun süredir kullandıklarını, yerin Hazine ve köy ile ilgisi olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ekli krokide belirtilen şekilde adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, 10.01.2024 tarihli celsede davacı ... dışındaki davacıların davalarının tefrikine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, dava açma sürelerinin geçtiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımlarından 1939 yılında deprem sonrası afetzedelere ev yeri ve malzeme tahsis edildiği, afetzedelerin evlerini tahsis edilen yerlere yaptırdığı ve tapularını aldığı, afetzedelere ev yeri haricinde birer dönüm bahçe yerinin dava konusu parsel içerisinden 7269 sayılı Yasa kapsamında afetzedelere tahsis edildiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığı, davaya konu parsellerin senetsiz olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden iken 1943 yılında enstitü öğretmenlerine okul uygulama bahçesi olarak verilmiş ise de 1951 yılında bu öğretmenlerden geri alındığı ve tescil yapılmadığı, bu yerin köye intikal ettiği ve köy derneği tarafından 30.01.1952 tarihinde muhtelif şahıslara bedelsiz tevdi edildiği, tevdi işleminin hukuki bir mesnedi olmadığı için tespitin Hazine adına yapıldığı, 1 01... (eski l4) parsel sayılı taşınmazın, Tapulama Komisyon kararının 27.01.1966 tarihinde kesinleşmesi ile Hazine adına, 1 01... (eski 12) parsel sayılı taşınmazın, tespitin 17.02.1965 tarihinde kesinleşmesi ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.1971 tarihli ve 1968/681 Esas, 1971/363 Karar sayılı kararı ile sınırlandırılarak tapu kütüğünün ilgili sayfaları kapatılarak mera vasfı ile orta malları siciline kayıtlarının yapıldığı, davaya konu parsellerin kadimden beri Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğu, afet kadastrosuna konu olmadığı, mera vasfı ile kamu orta malı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine yönünden davanın reddine, davalı Köy Tüzel Kişiliği yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen parsellerden 1 01... (eski 12) parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosunun 17.02.1965 tarihinde, 1 01... (eski 14) parsel sayılı taşınmazın ise 27.01.1966 tarihinde kesinleştiği, davacının çekişmeli taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğunu savunarak mülkiyet iddiasıyla Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 23.06.2022 tarihinde kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açtığı, Mahkemece her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu yerin 1938 yılında meydana gelen deprem sonrasında tüm köy halkına kamu tarafından fidanlık dikilmesi için tahsis edildiğini, ancak dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında mera vasfı olarak kaydedildiğini, taşınmazın mera vasfında olmadığını, tüm köy halkı tarafından kullanılan bir yer olduğunu, komşu köyde de aynı şekilde yer tahsisi yapıldığını, müvekkillinin taşınmazlarının bulunduğu köyde ise tapu verilmediği için sorunların ortaya çıktığını, müvekkilinin yerleri belirli olan şekilde uzun yıllardır kullandığını, her ne kadar Mahkeme tarafından 7269 sayılı Yasa kapsamında afetzedelere tahsis edildiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığı gerekçe gösterilmiş ise de bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; kadastro çalışmalarında Tokat ili, ... ilçesi, .... köyünde yer alan 1 01... (eski 12) parsel sayılı taşınmazın tespitinin 17.02.1965 tarihinde kesinleştiği, 1 01... (eski 14) parsel sayılı taşınmazın tespitinin 27.01.1966 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 23.06.2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığını,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.