Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5279 K.2025/5552

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5279 📋 K. 2025/5552 📅 01.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5279 E.  ,  2025/5552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/822 E., 2025/793 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/54 E., 2021/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 1 17... parsel taşınmazın bir kısmının mera sicil kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE EK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli ek kararı ile; istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ek kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde istinaf etmesine rağmen verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim kendisinin davacının diğer vekiline yapılan tebliğden haberdar olmasının, tebliğ tarihini bilmesinin ve bunu takip edebilmesinin mümkün olmadığını, aksi takdirde birden fazla vekil bulunan tüm dosyalarda diğer vekillere yapılan tüm tebligatların taraflarınca takip edilmesi gerekeceğini, bu durumda da avukatların mesleğini icra etmesinin mümkün bulunmadığını, salt bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, öte yandan eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup uyuşmazlık, davacı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığına yöneliktir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.
6100 sayılı Kanun'un 345. maddesinde; "(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.", aynı Kanun'un 445/4. maddesinde; "Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.", yine aynı Kanun'un 346. maddesinde ise; "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Davacının kendisini birden fazla vekille temsil ettirdiği, İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli gerekçeli kararının vekili Av....’a e-tebligat yoluyla 26.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın ise vekili Av.... tarafından iki haftalık yasal süreden sonra 09.12.2021 UYAP havale tarihli dilekçe ile istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile istinaf başvurusunun süreden reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.