Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3092 K.2025/5130

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3092 📋 K. 2025/5130 📅 18.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3092 E.  ,  2025/5130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/321 E., 2020/122 K.
Mahkeme kararı davacı vasisi vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vasisi ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 1 07... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine; çekişmeli taşınmazın niteliği itibariyle korunması gerekli sit alanı olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlığının bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın 3. derece arkeolojik ve 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, doğal sit alanları ve 3. derece arkeolojik sit alanlarında bulunan taşınmazın zilyetlikle kazanabileceği ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarih, 2016/6141 Esas, 2019/2215 Karar sayılı kararıyla: somut olayda, davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak açıldığı, dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın tutanağının 08.06.1993 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 29.12.2014 tarihinde açıldığı, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında hak düşürücü sürenin geçtiği, o halde, Mahkemece davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vasisi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davacı vasisi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın önceki zilyedinden davacı ... tarafından satın alındığını, daha evvel aynı iddia ile Hazine aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/164 Esas-2005/570 Karar sayılı dosyası üzerinden tapu iptali ve tescil davası ikame edildiğini, ne var ki sözü edilen davanın usulüne aykırı biçimde müracata bırakılmak suretiyle açılmamış sayıldığını, bahsi geçen dava dosyasında toplanan delillerle taşınmazın zilyedinin davacı olduğunun ve davacı yararına iktisap koşullarının oluştuğunun açıkça belirlendiğini, sözü edilen dava dosyasında yargılamanın yürütüldüğü ve karara çıktığı aşamada davacının cezaevinde olduğunu, buna rağmen usulsüz biçimde yapılan tebligatlar neticesinde kararın kesinleştirildiğini, bu nedenle süresi içerisinde dava açılmış olmasına rağmen davacının hakkının zayi olduğunu, tüm bu aşamaların bir bütün olarak değerlendirilmesi ve davacıya ait olan çekişmeli taşınmaz yönünden mağduriyetin giderilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı taşınmaz, sit alanı içinde kaldığı ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve 08.06.1993 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiş, tapu kaydının beyanlar hanesinde Nurten Karagöz’ün zilyetliğinde olduğu ve 3. derece arkeolojik ve doğal sit alanında kaldığı şerh verilmiş, eldeki dava 29.12.2014 tarihinde açılmıştır
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vasisi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vasisi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.