Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5729 K.2025/5103

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5729 📋 K. 2025/5103 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5729 E.  ,  2025/5103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1716 E., 2024/1468 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/105 E., 2023/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım istekli temyiz edilmekle; adli yardım isteğinin kabulüne karar verilip kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kayınpederi ... ... ile davacının kardeş olduğunu, davacının babası muris ...'in ölmeden kısa bir süre önce terekesindeki önemli bir kısmı davalıya satış suretiyle devrettiğini, bu hususu kardeşlerine sorduğunda murisin yeşil kart çıkarabilmek için taşınmazları devrettiğini öğrendiğini buna rağmen davacı ve diğer kardeşlerinin bugüne kadar haklarının verilmediğini, murisin taşınmazlarını satmaya ihtiyacı olmadığını yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazları sattığı sırada 75 yaşında ve kanser tedavisi gördüğünü bu nedenle iradesinin fesada uğramasının da muhtemel olduğunu, murisin 13 taşınmazından 4 tanesini sattığını, taşınmazların vekil ... ... tarafından devredildiğini, devredildiği tarihten sonra da ... ... ve diğer erkek kardeşi ... ...'in taşınmazları kullandığını ileri sürerek dava konusu 25 63... ve 110 parsel, 25 79... parsel ve 25 82... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris ...'in hayvan ticareti yaptığını, ticaret hayatında sıkıntıya girmesi ve hastalığı nedeniyle borçları olduğunu, davalının dava konusu taşınmazları bedeli mukabilinde satın aldığını, davalının alım gücü olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dava konusu taşınmazları devretmek için oğlu ... ...'e 08.01.2007 tarihinde vekalet verdiği, ... ...'in de bu taşınmazları davalıya 11.01.2007 tarihinde 253 yevmiye numaralı resmi akit ile tapuda satış suretiyle temlik ettiği, resmi senette gösterilen satış bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olmasının tek başına bu satışın muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, duruşmada dinlenen davalı tanıkları ... ..., ... ..., ..., ... ...'in beyanlarından da anlaşılacağı üzere murisin sağlık sorunları nedeniyle yüklü miktarda paraya ihtiyacı olduğu, murisin hayvan alım-satım işi yaptığı, son dönemlerde alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle ekonomik durumunun iyi olmadığı, davalının taşınmazları alım gücünün bulunduğu ve taşınmazları bedeli karşılığı aldığı hususu değerlendirildiğinde murisin taşınmazları tapudan davalılara satış şeklindeki temlikindeki amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıklarının başkalarından duyum şeklinde ve yorum yollu beyanda bulunduğu, murisin mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir somut olgular ortaya konmadığı, temlikin muvazaalı olduğuna dair hükme yeterli bir açıklamada bulunmadıkları, ayrıca davalı tarafın taşınmazı satın aldığını beyan etmiş olmasının, davacı üzerinde bulunan ispat yükünü ortadan kaldırmadığı sabit olup temlikin, murisin borçlanması nedeniyle olduğunun açık bulunduğu dava konusu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı davacı tarafça kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu nedenle davacının istinaf itirazının yerinde olmadığı ancak vekalet ücretinin davacının dava tarihindeki miras payına isabet eden bedel üzerinden hesaplanması gerektiği halde satış tarihi üzerinden hesaplanarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilip, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde özetle; murisin ölümünden 1 buçuk ay önce taşınmazları devrettiğini ve bu dönemde hasta olması nedeniyle murisin temyiz kudretinin yerinde olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, murisin ehliyetli olup olmadığının araştırılmadığını, taşınmazları devreden vekilin alıcının yakın akrabası ve taşınmazları asıl kullananın davacının kardeşleri ... ile ... olduğunu, davalı tarafın murisin hem satmaya ihtiyacı vardı hem de herkese yardım ederdi yönündeki çelişkili savunmasının dikkate alınmadığını, bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, davalıya murisin ne kadar borcu olduğunun da belli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1932 doğumlu ...'in 24.02.2007 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızı davacı ..., dava dışı çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldığı, davalı ...'nin ...'in damadı olduğu; murisin ... 4. Noterliğinin 08.01.2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile oğlu ... ...'i vekil tayin ettiği; muris adına vekaleten ... ...'in muris ölmeden önce 11.01.2007 tarihinde dava konusu 25 63... ve 110 parsel, 25 79... parsel ve 25 82... parsel sayılı taşınmazları damadı davalı ...'ye satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı vekili, kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi kabul edildiğinden; başlangıçta alınmayan 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.