Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5911 K.2025/5100

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5911 📋 K. 2025/5100 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5911 E.  ,  2025/5100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1409 E., 2024/1605 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/260 E., 2022/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in ölümü ile geride davacı torunu ile dava dışı dört çocuğunun kaldığını, murisin 14.03.2013 tarihinde 11 numaralı bağımsız bölümü kardeşinin oğlu davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, yapılan devrin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin 12 taşınmazını 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde elinden çıkardığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat, bu taleplerinin de mümkün olmaması halinde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının adına 15 adet dükkan ve 15 adet daire kayıtlı olduğunu bu nedenle taşınmazı muvazaalı alması için sebebi olmadığını, murisin davacıya dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu apartmanda başka bir daire devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin adına kayıtlı birden çok taşınmaz bulunduğu, bu taşınmazların bir kısmını yasal mirasçılarına, torunlarına, yakın akrabalarına satış yoluyla devrettiği, davalının murisin kardeşi ...'ın oğlu olduğu, murisin yasal mirasçısı olmadığı, UYAP'tan yapılan sorgulamadan anlaşıldığı üzere davalının adına aynı bölgede birden çok taşınmazı bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle murisin davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya muvazaalı olarak devir yaptığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı, davalı tarafından satış bedelinin nakden ödendiği, tapudaki bedelin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaanın ispatı için yeterli olmadığı, davacıya da aynı taşınmazdaki binadan daireyi uygun fiyata sattığı, davacının açtığı diğer davalardan da anlaşılacağı üzere murisin mirasçılarına, torunlarına, yakın akrabalarına adına kayıtlı taşınmazları satış yoluyla devrettiği, satış bedellerinin muris tarafından tedavi giderleri ve hayır işleri için kullanıldığı, tüm bu nedenlerle davalıya yapılan devrin muvazaalı bir devir olmadığı, gerçek bir satış olduğu, murisin mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın tapu iptali ve tescil ile tazminat taleplerinin ve yapılan satışın gerçek bir satış olması sebebiyle tenkis talebinin reddine karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davanın TMK'nın 6. maddesi ve HMK'nın 190/1. maddesi uyarınca kanıtlanamadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki hususları tekrarla kararda objektif ve subjektif delillerin dikkate alınmadığını, müvekkilinin saklı payının yok sayıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1935 doğumlu ...'in 19.11.2014 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı torunu ile dava dışı çocukları ..., ..., ... ve ...'in kaldığı; murisin ölmeden önce 14.03.2013 tarihinde 11 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'a satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.