Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4973 K.2025/4992
1. Hukuk Dairesi 2025/4973 E. , 2025/4992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/175 E., 2025/130 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu tapulama harici olarak bırakılan, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği alanların davacının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazların imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacının yeterli süre ile zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddi ile taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.20 14... /33 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.163, 68... , (B) harfi ile gösterilen 527, 03... 'lik kısımların davacı adına tapuya tesciline dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli 2021/10520 Esas, 2023/4943 Karar sayılı kararı ile "6360 sayılı Kanun uyarınca ... ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada taraf olması gerektiği" belirtilerek sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.
Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.20 19... /94 Esas, 2019/505 Karar sayılı kararıyla; dahili davalı ... ile ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın ise 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile usulden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.03.2022 tarihli 2021/4214 Esas, 2022/1874 Karar sayılı kararı ile "...hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen ya da hak düşürücü süreyi belirleyen yasal düzenleme bulunmadığı bu sebeple Mahkemece, esasa yönelik araştırma ve inceleme yapılması gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı adına kayıtlı 1 68... ve 1 65... parsel sayılı taşınmazların dava konusu taşınmazlarla bir bütün şeklinde kullanıldığı, TMK m. 713/1. ve Kadastro Kanunu 14. maddesinde belirtilen koşulların davacı lehine gerçekleştiği, zilyetlik olgusunun ispatlandığı, 20 yıllık zilyetlik süresinin dava tarihinden çok önce tamamlandığı, taşınmazın dere yatağında kalmadığı ve sazlık, bataklık, çalılık vs. formunda olmadığı, dava konusu taşınmazların TMK 715. ve Kadastro Kanunu 18. maddesinde belirtilen özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazlardan bulunmadığı, taşınmazların taşlardan ve yabani otlardan arındırılması, ev ve bakımlı bahçe haline dönüştürülmesi, üzerlerine muhtelif türlerde ve yaşlarda meyve ağaçları dikilmesi, bu ağaçların bakımlarının düzenli şekilde sürdürülmesi şeklindeki faaliyetlerin imar-ihya faaliyetleri kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.06.2024 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.686,17 m²'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 643,10 m²'lik kısmın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz bölümlerinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Medeni Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölümler, Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tepe olması nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli bölümlerde dava tarihine kadar davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek kabul kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmaz bölümleri, öncesi itibarı ile imar - ihya gerektiren bir yer olması nedeni ile öncelikle taşınmaz üzerinde kullanımın imar - ihya tamamlandıktan sonra ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak sürdürülmesi gerekmektedir. Ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli bölümlerde imar - ihyanın 1995 yılından önce, dava tarihinden 20 yıl öncesinde imar - ihyanın tamamlandığı belirtildiğine göre çekişmeli bölümlerde imar-ihyanın en erken 1994 yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu (A) ve (B) ile gösterilen bölümler, 08.05.2008 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında “ Kırsal nitelikli yerleşme Alanında “kalmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri gereğince, imar planına alındığı tarihten geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin hesaplanması gerektiği, ziraat bilirkişi raporuna göre imar-ihyanın 1994 yılında tamamlandığı ve nazım imar planına alınma tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetlik şartları oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Ortaca 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.