Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2479 K.2025/4969

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2479 📋 K. 2025/4969 📅 06.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2479 E.  ,  2025/4969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1993/658 E., 1995/291 K.
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istekli davadan ötürü yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmakla; dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 3061 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 1/2 payına yönelik tapu iptali ve tescili isteğiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ...; yargılamanın 21.09.1995 tarihli oturumunda kendisine ait hisseyi 10.09.1979 tarihli senetle kardeşi olan davacıya sattığını, senet altında yer alan imzanın kendisine ait olduğunu; ancak davacının satış bedelini ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazda davalıya ait payın 10.09.1979 tanzim tarihli satış senedi ile davacıya devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına tapuya kayıtlı 1/2 hissesinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı mirasçıları vekili, ilamın zamanaşımına uğradığını, eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. Kadastro sonucunda, İzmir ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 3061 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal ve taksim sebebiyle eşit paylarla davacı ... ile davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı 10.09.1979 tarihli satış senedine dayanarak davalıya ait payı temlik aldığını iddia etmiş, davalı ise senedin içeriğini ve imzasını ikrar etmiş, ancak satış bedelinin ödenmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı mirasçıları vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
Davalı mirasçılarından harç peşin alındığından bakiye harç tahsiline yer olmadığına,
Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.