Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4407 K.2025/4930

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4407 📋 K. 2025/4930 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4407 E.  ,  2025/4930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2967 E., 2025/1387 K.
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ TALEP EDEN
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/295 E., 2023/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın iadesini talep eden ... vekili, Mahkemenin 2016/91 Esas, 2019/430 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda karşı tarafın tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verildiğini, kararın yasa yollarından geçerek kesinleştiğini; anılan davada davacı ...'un yasal mirasçıları olan karşı tarafın saklı pay mirasçısı olmadıklarını; davacı ...'ün ölümüyle davaya devam eden mirasçılardan ...'in, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1762 sayılı soruşturma dosyasına muris ...'un imzasız dilekçesini koyduğunu, bu dilekçeyi gören müvekkilinin avukatlarının, ifadenin Cumhuriyet Savcısı tarafından alındığını zannetmeleri nedeniyle yargılama süresince TMK'nın 506/3. maddesine göre savunma yapmadıklarını, çünkü soruşturma evrakı içinde bulunan muris ... adına sunulan şikayet dilekçesindeki imzanın sahte olacağının kimsenin aklına gelmediğini, Mahkemenin 2016/91 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi üzerine muris ...'un imzası bulunan belge üzerinden haricen yaptırdıkları inceleme ile 02.02.2006 tarihindeki imzasının muris ...'a ait olmadığının tespit edildiğini, Cumhuriyet Savcılığı tarafından Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile de imzanın sahte olduğunun tespit edildiğini, ...'in Bakırköy ve Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığına dilekçeler vererek ... hakkında şikayette bulunduğunu, soruşturmalar sonucunda açılan ceza davalarından ...'in beraat ettiğini, böylelikle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1763 sayılı soruşturma dosyasındaki 02.02.2016 tarihli şikayet dilekçesindeki imzanın sahte olduğunun Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/203 Esas sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş karar ile anlaşıldığını, oysa Mahkemenin 2016/91 Esas sayılı dosyasında 2019 yılında karar verildiğini, imzalı suret dosyaya konulmuş olsaydı muris ...'un imzasının sahte olduğunun anlaşılacağını ve bu yönde Mahkemeden araştırma talep edilebileceğini, HMK'nın 375/h, d, ç ve ı bendlerine dayandıklarını ileri sürerek yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... mirasçıları vekili; müvekkili ... adına, Mahkemenin 2016/91 Esas sayılı dosyasında davalı olan ... ve ... aleyhine açtıkları tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini; davalı tarafın istinaf başvurularının İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarih ve 2019/1995 Esas, 2020/529 Karar sayılı kararı ile esastan reddedildiğini; davalıların kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.01.2022 tarih ve 2020/2026 Esas, 2022/690 Karar sayılı kararı ile duruşmalı inceleme talebinin reddi ile kararın onandığını, 25.01.2022 tarihinde kesinleştiğini ve müvekkilleri adına sicil oluştuğunu; yargılamanın iadesi talebinde bulunan vekilinin yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürdüğü hususların dayanaktan yoksun olduğunu; yargılamanın yenilenmesi talebinin süresinde olmadığını; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1763 Soruşturma nolu dosyasında ATK tarafından herhangi bir imza incelemesi yapılmadığını; davacı ...'un imza incelemesinin Bakırköy CBS 2020/86328 Soruşturma nolu dosyasında Adli Tıp Kurumunda yapıldığını ve imzanın ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın bu dosyadan bahsetmediğini; ... ve diğer kişiler aleyhine Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/203 Esas sayılı dosyasında "Ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma" suçu ile yapılan yargılama sonucu verilen kararın Yargıtay incelemesinde olduğunu, ceza dosyasında hiçbir suretle imza incelemesi yapılmadığını; ...'in Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/64 Esas sayılı vesayet dosyasına da benzer iddialarla dilekçeler sunduğunu ve taleplerinin reddedilip istinaf kanun yolundan geçip kesinleştiğini; yargılamanın yenilemesine konu edilen hususların istinaf ve temyiz aşamalarında da ileri sürüldüğünü, müvekkillerinin hileli davranışlarda bulunduğu iddiasının doğru olmadığını; şikayetçinin ifade tutanağının Mahkeme kararına gerekçe yapılmadığını, ehliyetsizlik ve muvazaa nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğini; müvekkillerinin davacı ...'un yeğenleri ve kardeşleri olup davacının ölümü ile davayı takip ettiklerini, davanın niteliği gereği saklı pay mirasçısı olmamalarının sonuca etkili olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili dava dilekçesinde HMK'nın 375. maddesinin ç, d, h ve ı maddelerine dayandığını beyan etmiş ise de yapılan değerlendirmede bu davada HMK'nın 375. maddesinde düzenlenmiş yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirisinin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar 4 ayrı bentteki nedenlere dayanıldığı belirtilmiş ise de dilekçenin tamamında kesinleşen dosyadaki davacıların hileli davranışlarının bulunduğunun açıklandığı, davacı vekilinin dayandığı imzalı belgenin 375/1-ç maddesindeki belge olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, çünkü bu belgenin kesinleşen dosyadaki yargılama sırasında değerlendirildiği, aynı şekilde 375/1-d maddesindeki sahte senet sayılabilecek bir belgenin söz konusu olmadığı, aynı şekilde 375/1-h maddesinde kesinleşen dosyanın davacılarının karara etki eden hileli davranışlarına dayanılmış ise de yargılama aşamasında değerlendirilmiş olan bir belge/ifade tutanağı nedeniyle lehine karar verilen davacıların hileli davranışlarda bulunduklarının mümkün olmadığı, öte yandan 375/1-ı maddesinde kararın kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davada öncekinden farklı bir karar verilmiş olması ve bu kararında da kesinleşmiş olması düzenlenmiş olup, Mahkemenin 2016/91 Esas sayılı dosyasından sonra tarafları ve konusu aynı olan, aynı sebebe dayalı açılmış bir dava veya verilmiş bir kararın bulunmadığı, HMK'nın 379. maddesinde yargılamanın yenilenmesi talebinin ön incelemesi düzenlenmiş olup ''c'' fıkrasında ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi sebebinin/sebeplerinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığının mahkemece re'sen inceleneceğinin düzenlendiği, davacının dayandığı sebeplerin HMK'nın 375. maddesinde düzenlenen sebeplere uymadığından HMK'nın 379/2. maddesi gereğince davanın esasa girmeden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın HMK'nın 375/(1)-ç, d, h ve ı bendleri uyarınca yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu; yargılamanın iadesi talebine ilişkin hususların davacı tarafın yargılamanın iadesine konu davada verilen karara karşı istinaf ve temyiz dilekçelerinde de ileri sürülen hususlar olduğu, istinaf ve temyiz mahkemelerince değerlendirildiği; HMK'nın 375/(1)- ç, d ve ı bendinde belirtilen yargılamanın iadesi sebebi mevcut olmadığı gibi ''h'' bendinde belirtilen lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması nedenin de somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış olup davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı - yargılamanın iadesini talep eden vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip Yerel Mahkemece HMK'nın 184. ve 186. maddelerine aykırı olarak hareket edilmek suretiyle karar verildiğini, HMK'nın 375/d, h, ç maddeleri gereğince taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; yargılamanın iadesi talep olunan Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/91 Esas, 2019/430 Karar sayılı dava dosyasında davacının ... olup vasisinin ... olduğu, davacının yargılama esnasında ölümü ile mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından davanın takip edildiği; davalıların ise ... ve ..., davanın ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkin olduğu, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile Bakırköy ilçesi Kartaltepe Mahallesi 1 15... parsel, 52... . Kat, 7 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı mirasçıları adına tesciline karar verildiği; davalı vekillerinin kararı istinaf ettikleri, istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesinin 2019/1995 Esas, 2020/529 Karar sayılı ilamı ile; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun raporuyla kısıtlı ...’ün temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının saptandığı, ilk el konumundaki davalı ...’e yapılan temlikin hukuken geçersiz olduğu, ikinci el konumundaki davalı ...’ın ise davalı ...'ün yeğeninin iş ortağı olduğu, davalı ...'ın satış bedeli olarak banka kanalıyla davalı ...’e gönderdiği 110.000,00 TL’nin bir süre sonra davalı ...’a geri gönderildiği, 503.000,00 TL ödemenin ise kısıtlı ...’ün banka hesabından davalı ... tarafından vekaleten çekilen para ile yapıldığı, dolayısıyla davalı ...'ın iyiniyetli olmadığı, TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği, kararın davalılar vekillerince temyiz edildiği; davalıların temyiz dilekçelerinde kısıtlının Savcılıkta verdiği ifade tutanağının altındaki imzanın kısıtlıya ait çıkmadığını, dolayısıyla kısıtlının iradesine uygun olarak işlemi gerçekleştirdiği hususunun da temyiz nedeni olarak ileri sürüldüğü; Dairenin 2020/2026 Esas, 2022/690 Karar sayılı ve 25.01.2022 tarihli ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı - yargılamanın iadesini talep eden vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı - yargılamanın iadesini talep eden vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.